​ E-günlükte yabancılar:) / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Haziran '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

E-günlükte yabancılar:)

Başka dünyalardan gelen acayip yaratıklar ülkemize ve yoksul halkına kene görüntüsü altında saldırmaya devam ediyor. Saldırı ve katliam planlarını yaz aylarına göre planlamış yabancılar, bu sene de katliamlarını sürdürüyorlar. Bu yabancılar daha önce de ülkemize, deli dana, kuş gribi, aids, öldürücü grip gibi şekillere bürünüp saldırmışlar ve büyük kayıplar vermemize sebep olmuşlardır.

Merhaba e-günlüğüm;

Dün akşam sonun da Linda'yı traş etmeyi başardım. Biraz acemice oldu ama en azından pirelerinden kurtuldu. Başkası olsa "bu ne biçim traş, bazı yerlerim uzun kaldı, elaleme rezil olacağım" diye bir sürü laf söylerdi. Linda hiçbir şey söylemedi, hatta elimi yalayarak teşekkür etti. Traş boyunca da hiç kımıldamadı. Üzerinden bir büyük naylon torba dolusu tüy çıktı. Kılıf gibi bir şey olsa yastık yapacaktım ama olmadı. Birdaha ki sefere artık... Bu arada kırk lira kardayım. (bizim burada ki veterinerler kesim ücreti kırk lira alıyorlar)
Linda'nın saç kesimi ve düzeltilmesi işlemi çok vaktimi aldı. Yatmadan önce bir duble rakı içebildim.

E-günlüğüm; bu gün de sakin geçmekte. Sabah servislerimin ardından, öğleden evvel siparişlerim geldi ve onları boşalttım. Şimdi günün sakin zamanı ve yazmaktayım.

Duydun mu e-günlüğüm? Kyoto protokolünü imzalıyacakmışız... Eyvah! Emperyalit ülkeler, Kapitalist ülkeler ile birleşip dünyayı ve doğayı koruma altına alıyorlar... Daha yeni yazdım. "koruma altına alınmak sözünden çok korkuyorum" diye. Koruma altına aldıklarımızın durumları ortada. Ya soyları tükendi, yada yok oldular. Anlaşılan doğayı da yok edip sonumuzu hazırlayacağız. Zaten protokole göre doğaya zarar veren hiç bir şey kalkmıyor, sadece kullanım şekilleri değişiyor. Bir aldatmacadan ibaret gibi geiyor bana. Günahlarını almayayım, bekleyelim ve görelim diyeceğim ama, ömrüm yetmez. En iyisimi ön yargılı olup "bu proje işe yaramaz kardeşim, göreceksiniz doğa daha kötü olacak" demek... Dedim bile.

Ben nasılsa elimden geldiğince doğayı koruyorum. Herkes üzerine düşen görevi yapsa zaten doğayı korumaya gerek kalmaz. Başka şeyleri koruruz. Onu bunu koruyacağız derken, şahsiyet, onur, haysiyet, erdem, dürüstlük, saygı, sevgi gibi niteliklerimizi korumayı unuttuk... Artık toplumlar kendi devlet yapılarını bile koruyamıyor neyi koruyacak? Ben saldırıyorum, koru beni amigo...

Sevgili günlüğüm; Bir kaç gündür yeni aboneler yapıp, eski aboneler kaybediyorum. Taşınma mevsimi böyle oluyor. Birileri gidiyor, birileri geliyor. Anlayacağın kapasiteyi artıracak abone yapamadım. Oysa çok çalıştım ve çok broşür dağıttım. Pek sonuç alamadım. Herhal de insanlar yaz uykusundalar. Bir süre tanıtım ve pazarlama işine ara vermeye karar verdim. Yönetim kurulunu toplayıp oylama yaptım ve önerim kabul edildi. Şimdilik elimizdekilerle yetineceğiz.

Yönetim kurulunu toplamışken şirketin geleceğini de konuştuk. Ne yalan söyleyeyim pek iç açıcı değil. Ancak Ainstein abimiz ne demiş: "geleceği hiç düşünmem, nasılsa gelecektir..." Ben de bu konuda ki toplantı kararlarını çöpe attım. Amma salladım ha! Ben ufacık bir firmayım, yönetim kurulu biz de ne gezer? Bir ortağım var o da beynim. Hep bu toplantıları onunla yaparım. Tabi bir de günlüğümle.

Sevgili e-günlüğüm; şimdi çıkmazsam yine geyik yapmaya başlayacağım ve sen sıkılacaksın. En iyisi mi ben artık gideyim. Hoşçakal. Yarın yine yazışırız. Öptüm mü?

Biliyor musun? Yeni Zelanda, dünyada ki her türlü iklimin yaşandığı tek ülke imiş...
Güzel söz: "Genelde insanlığın kaderi, hakettiği şey olacaktır..." A. AINSTEIN (bu sözün de uyarlanmadık şekli kalmadı)

 
Toplam blog
: 512
: 549
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..