E.Korgenaral Engin Alan dizindeki kireçlenmenin kurbanı mı? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Mayıs '11

 
Kategori
Güncel
 

E.Korgenaral Engin Alan dizindeki kireçlenmenin kurbanı mı?

E.Korgenaral Engin Alan dizindeki kireçlenmenin kurbanı mı?
 

Bedel niçin ödenir? 

Benim bildiğim; bir mal alırsın, onun karşılığında bir ödeme yaparsın, buna bedel ödeme denir(!) mi dersiniz? 

Son dönemde ‘Bedel Ödemenin’ çok farklı bir anlamı olduğunu gördük! 

Örneğin: Basılmamış kitap taslağının bedeli Silivri… 

Birileri aleyhine kitap yazmanın da bir bedeli var. 

Bu bedel hem de öyle az uz bir şey değil! 

Sorgusuz sualsiz yıllarca hapis yatmak! 

Ama bir türlü suçunun ne olduğunu bilmemek! 

Suçunuzu öğrenmek istediğinizde, suçunuzun size söylenmesinin yasak olduğunu öğrenebilirsiniz! 

Eğer tarafınız belli ise ve bertaraf olmayanlardansanız, sizin için korkulacak bir durum söz konusu değil! Yok, bertaraf olacak kesimdenseniz, en küçük bir olay karşılığında malum adrese gönderilebiliyorsunuz. 

İşte bir örnek: Sayın Başbakan ile iş adamı Remzi GÜR’ün yaptığı telefon konuşmalarını yayınlayan Aydınlık Dergisi Genel Yayın Yönetmeni hala malum adreste. 

Yani sizin anlayacağınız, iktidar aleyhine en küçük bir falso vermemeniz gerekiyor. Yoksa anında bertaraf olursunuz! Başbakan, Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı ve bilumum bakanlar, yüksek bürokratları gördüğünüz zaman hemen ayağa fırlayıp, önünüzü ilikleyerek, başınızı öne eğmeniz gerekiyor. Tıpkı Muhteşem Yüzyıl dizisinde Sultan Süleyman’ın önünde eğilenler gibi… 

Yoksa mı? 

Emekli Korgeneral Engin Alan’ın başına gelenler başınıza gelir! 

Netice itibarıyla; hem bertaraf edilirsiniz, hem de malum adrese gönderilirsiniz! 

Daha önemlisi ise bir dönem iktidarın önemli mihenk taşlarından birisi olsanız bile, bu sizin bertaraf olmanıza yetmez! Yapılacak ilk seçimlerde liste dışı kalabilirsiniz! 

Bakanlar Kurulu değil, milletvekili listelerinin… 

Sonra da ortaya çıkıp, muhalefet partisi liderine efeleniyor gibi yaparsınız. Oysa sizi suçlayan başkasıdır. Asıl efelenmeniz gereken, her zaman önünde düğmelerinizi iliklediğiniz, önünde iki büklüm olduğunuz kişidir! 

En çarpıcı örnek ise, her zaman benim gibileri şaşırtan eski Genel Kurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ın E- Muhtıra vermesinden sonra, emekli olurken Devlet Övünç madalyası ile ödüllendirilip, altına 1.5 trilyon liralık zırhlı araba alınmasıdır. Ondan sonraki Genel Kurmay Başkanı İlker Başbuğ’a ise, her hangi bir Devlet Övünç madalyası dahi verilmemesi sizce de ilginç değil mi? 

Yukarıdaki örnekler, yargının, yürütmenin emrine girdiğini açıkça göstermiyor mu? 

 
Toplam blog
: 3842
: 3093
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..