- Kategori
- İş Yaşamı - Kariyer
E-mail'im olsaydı, şu an hala kavanoz kapatıyor olacaktım...

Günümüz şartlarında işsiz kalmak zor bir durum, ona keza iş arayıp bulmak daha da zor bir keşmekeştir.. İşsizlik çalışma isteği olduğu halde kendine uygun bir iş bulamamasıdır.. Yani arzın talebi karşılamamasıdır.. Kimi insanlar çalışma isteğine ve yeteneğine sahip olsa bile, günümüz şartlarında kendine uygun birçalışma ortamı bulamamakta.. Bu durum toplumumuzda SOSYAL BİR SORUN olarak yaşanmaktadır..
Sanırım işsizliğin bizim ülkemiz de fazla olmasının sebebi herşeyin devletten beklenip, kişiler de girişimci ruhunun olmamasından dolayı kaynaklanıyor.. Aslında kişileri buna iten sebepler daha çok, kişilerin girişimcilik ruhunun yokluğundan değil, ülkemizin bürokratik işlemlerinin zorluğu, desteklerin az olması, kolaylaştırıcılığın olmaması, bu tür iş girişiminde olan insanlar üzerinde caydırıcı etkisi olduğunu düşünüyorum..
Kimi zaman da iş arayışlarının sonunda ki hüzün, kişilerde hırs ve azim duygularının artmasına sebep olarak, girişimci ruhunu ve cesaretini ortaya çıkarmaktadır... Oysa devletimiz bu tür kişişel girişimleri daha bir kolaylıkla desteklese, zorlukları kaldırsa, hem iş istihdamı yaratılmış olur, hem de insanların ekonomik düzeyleri yükselir.
Aşağıda ki hikayemizde de iş arayışlarından dolayı, umutsuz duruma düşen birinin son bir cesaretle girişimcilik ruhundan dolayı ulaştığı başarıyı anlatmakta..
Böyle umutsuz işsizlerden biri, birgün salça fabrikasının kavanoz kapamak için işçi alacağını duymuş ve o günün de son gün olduğunu okumuş... Büyük bir heyacanla koşturarak fabrikaya gitmiş... İnsan kaynakları bölümüne çıktığında bir form vermişler eline doldurulması için...
Ve başlamış doldurmaya...
Adınız, soyadınız, yaşınız, mesleğiniz vs vs... gibi bilindik sorulara cevap verir doldurur...
En son soruda şu sormaktadır..
E-mail adresinizi yazınız... Adamın e-mail adresi yokmuş.. Üzülerek olmadığını ifade etmiş yetkililere..
Onlar da "Maalesef bu şartlar da bu formu işleme alamayız" deyip adamı kibar yolla göndermişler..
Adam üzgün ve umutsuz bir şekilde fabrika kapısından çıkarken, fabrika bahçesinin kenarına kasalarla konulan çürük domatesleri görmüş.. Oradan bir yetkiliye bunları ne yapacaklarını sormuş..
"Bunlar salça yapılamayan domatesler, ucuz olarak başkalarına verilecek" demiş..
Aklına o an bir fikir gelmiş.. Cebindki para iki kasa bu çürük domateslerden almaya yetiyormuş. İki kasa alırım yolun bir köşesinde durup bunları satarım diye düşünmüş..
Dediği gibi iki kasa almış ve akşama kadar o iki kasayı satmış.. Bakmış iyi gidiyor.. Tekrar gidip dört kasa daha almış.. Bunlar da güzel satılmış... Satışlar beklemediği bir şekilde çoğalmış.. Derken derken koca bir tezgah haline getirmiş. Tezgah gün gün büyümüş manav haline gelmiş.. Manav işinden çok para kazanmış market haline getirmiş...
Ve bir senenin sonunda bir bakmış marketler zincirinin sahibi olmuş.. Artık büyük bir şirket kurmuş... Hem de salça fabrikasının tam karşısına... Kendi bile inanamamış bu hızlı yükselişe..
Tabi artık çok büyük bir firma sahibi olduğu için, bankaların biri gelip biri gidiyormuş... Bir gün bankadan gelen bir yetkili kredi formu dolduruken yine tüm bilgilerini yazmış, yazmış en sonunda e-mail adresiniz demiş...
Adam yerinden kalkarak cama doğru yönelip... Gelmesi içinde işaret ederek
"Hayır yok demiş... Eğer bir e-mail adresim olsaydı, şu karşıda gördüğün salça fabrikasında, şu an hala kavanoz kapağı kapatıyor olacaktım" demiş..
Başarı, azim ve çalışmakla kazanılıyor....