Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Temmuz '08

 
Kategori
Psikoloji
Okunma Sayısı
563
 

E-Terapi

“İlk psişik hasta bilgisayar görüşmesi olduğunda yıl 1966 (altmış altı) idi.

2006’da bir terapist ilk e-terapi grubunu kurduğunda yıl 2006 idi. 400 üyesi vardı.

2008’de kokain bağımlısı, geleneksel terapinin yanısıra e-terapi de alıyor.”

http://www.sciam.com/podcast/episode.cfm?id=FE8AFF28-CB19-BA08-75BA838DE2A84983

Şerh: Kokain bağımlılık yapmaz. Bu aynı derginin, ‘Scientific American’ın eski sayılarından birinde bir makale ile anlatılmıştı.

Konumuza dönelim:

Neden e-terapi?

Birincisi, çünkü uzaktan (ülkelerarası) kumandalı robot cerrahlarla aynı neden yüzünden. Aynı en usta cerrah, en zor ameliyatları saatlarca çak yolculuğu yapmadan da, yapabilir de ondan. Usta terapistler de, özellikle belli konularda uzmanlaşanlar, aynı biçimde uzaktan terapi yapabilirler.

İkincisi insanlar, bir bilgisayarla veya bir robotla veya bir androitle, bir psikiyatrist ile konuştuğundan daha rahat konuşur. Evcil hayvanlarıyla en derin sırlarını paylaşanlarını düşünelim, yeter.

Üçüncüsü, terapist birden çok hastayla görüşme yapabilir.

Dört, terapist zaman kazanabilir. Karşılıklı e-yazışma gibi.

Kendi hesabıma, yüzyüze terapiden çok, e-terapiyi yeğlerdim. Hatta birden çok terapistle görüşebilmek isterdim. 400’e yakın rüyamı kayda geçirdim, onları yorumlatabilmek isterdim.

İnternet yaşamımızın her alanına giriyor. Sonunda, Freud’un yatağına bile girdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yüzyüze terapidense, e-terapiyi tercih etmenizin nedenleri açıkladıklarınızla sınırlı olmasa gerek. Örneğin egonuzun gücü; ruhen değişmektense aynı kalmanın keyfini sürdürme; bazı utanç verici sorunlarla yüzleşme olasılığının korkusu. vs. vs. Sizce de olamaz mı? :)) Sevgiler. Ali Nail.

Ahmet Güreşçioğlu 
 10.07.2008 18:28
Cevap :
2 küsur yıldır yüzyüze terapi görüyorum. 4 kişilik ailem terapi gördü. Yani ailenecek zırdeliyiz. Terapistim, çok büyük şans eseri olarak, bana benzer kökenden geliyor. Ancak tutmasaydı, şu anda ölüydüm. Son 2 yılda beynim 2 kez kendini kapatıyordu, program 'off' yani. Zaten bu blogu da terapimin bir parçası olarak tasarladım, işe yaradı da. Daktilo olarak, okunması imkansız olduğu önesürülen metinlerimin şu an 1 milyonu aşkın talibi var. Bende bağlanma sıfırdır (disengagement), köksüzüm, negatif egzistansiyalistim, eksi sonsuz yıkımcıyım. Ancak bu biçimde dehamı koruyorum. Bunlar yeter de artar bile. Ancak, eğer İngilizce yazabilmem yeterli olsaydı, Dünya'nın Einstein'larıyla çoktan kucaklaşmıştım. Benim için e-terapi bu: Benzerlerimi internette bulmak. 1 tane gavur istisna var. Sözü her zamanki gibi bitiriyorum: Kendinde devrim yapamayan, gelecekte devrim yapamaz. Kendimi 100. kez yeniden programlıyorum, böylelikle Türkiye'de de devrim yaptırabileceğim. Küçük burjuva değilim.  10.07.2008 18:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2216
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 510
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster