- Kategori
- Dünya
ECE'nin Gözleri...

Küçücüktü onların dünyaları...
Ezberleyemedim hayatı, öyle sıradan yaşadım...
Duyguydu benliğimi saran, kardelene belki bu yüzden hiç kıyamadım.
Yağmurlar zamansız yağsa da yüreğime,
Kin ve öfke kuşanmadım.
Hangi inanç yüzünden sarsılmıştı dünya defalarca.Hangi çıkar uğruna.
Ekmek kavgası mıydı tek sebebi, yoksa şerefleri miydi kurtarmak istedikleri?
Neydi gövde gösterilerinin sebebi.
Sığmıyor muydu topraklarına kocaman bedenleri.
Değer miydi, gerçekten bunca geri kalmış toplumlar yaratmaya.
Fikirleri tehdit altında tutmaya.
İşkencelere maruz bırakmaya.
Hafızamda kalan sararmış fotoğraflardaki vahşetti hepsi.
O fotoğraftakiler bilirler miydi bu savaşların mazeretini.
Acaba kendi kararları mıydı, parçalanan vücutlarının kaderi.
Unutmayı öğretti biraz da hayat.
Sade, beyaz bir gelecek için unutmayı.
Geçmişteki çorak ruhlardan sıyrılarak, yaraları sarmayı öğretti usul usul.
Düşünürken unuttum ben de topu, tüfeği ve mermiyi…
Hoşgörü oldu hayat felsefemin temeli.
Şimdi deniyorum yine, her şeyden bihaber ECE’nin masum gözlerini unutmayı…
Dur diyen olmayacak mı bu bitmek bilmeyen savaşlara.
Böyle mi güzel dünya asi yüreklerde.
Daha ne kadar sürecek bu öfke, nedir istenen.
Kim cevap verecek şimdi Ece’ye.
Ve daha kim bilir hangi küçücük bebelere.
Yeter artık…
Bırakın, savaşmadan yaşayalım.
Güzelliklerin, dostluğun farkına varalım.
Barış için dönsün dünyanın kaderi.
Sadece güneş yaksın tenimizi.
Sevda olsun tek gönül sızımız.
Bırakın, yalnız mutluluk için dökülsün gözyaşımız.