Yazılar farklı yorumlara açık mı olmalı? / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Yazılar farklı yorumlara açık mı olmalı?

Yazılar farklı yorumlara açık mı olmalı?
 

Bir akşam zamanı...


Sizce yazılan yazılarda duygular anlaşılır mı olmalı?
Yoksa farklı yorumlara açık mı bırakılmalı.
Her okuyanın kendine bir anlam çıkardığı yazılar daha fazla mı evrensel?

Yazının içindeki gizli anlamları keşfetmek, karanlık noktaları izlemek, diğer okuyanlarla aynı duyguları paylaştığını düşünmek ya da çelişkiye düşmek yalnızlık hissinden uzaklaştırıyor mu okuyanı.

Bir kişiye ya da olaya direk olarak, kızgınlıklarımızı, kırgınlıklarımızı anlattığımızda, onun savunma süreci de başlatılmış oluyor aslında. Savunmaya geçtiğinde insan, karşı tarafı bastırmak için belki de kendisinin bile inanmadığı yanlışları sana kabul ettirmek için tüm enerjisini sarf ediyor. İplerin ne zaman gevşetileceği veya ne zaman gerileceğini de o anki ruh halleri belirliyor.

Oysaki “Ben şöyle düşünüyorum” demek yerine konuyu salıncağa takıp biraz sallamalı ki ipleri karşı kıyıya değsin ve salıncağın rüzgârından başkaları da nasibini alsın. Karşı kıyıdaki üzerine alınıyorsa alınsın yok alınmıyorsa sen de ona söylemiş olmamalısın. Direk atıfta bulunmamalısın. Kırgınlığını, kızgınlığını, sevincini, umudunu anlayan anlasın.
Kaçamak oluyor biraz bu yöntem ama hem daha fazla kişi nasipleniyor hem de kendini güvende hissediyorsun. Hissedilmiş ama sorumluluğu asılı kalmış fikirler gibi.

Kim payına ne alırsa artık.

Nedir susturan insanı peki.
Gizlemek niyedir içindekileri…
Gönül telimizin kelimelerle müzmin küs olması değildir elbette sebebi.

Nedeni, geçen onca an, içinde biriktirdiğin sessiz çığlıkları, belki de incitirim diyerek kaybetme korkusu taşıdığın olabilir mi yüreğinde.

Kurulan cümlelerdeki kelimelerin üzeri nezaketle örtülerek ve konunun dibine derinlemesine inerek incitme oranı sıfırlanabilir aslında. Kim bilir belki de savrulan salıncakla zaman kazanıyorsun. Sanki bu şeklide karşı taraf savunmaya geçmeden önce daha geniş düşünme fırsatı buluyor, olaylara farklı açılardan bakıyor ve seni dinleme fırsatını içinde yaratıyorsun.

Arif olan anlar diye ortaya savurduğun cümlelerin de riski var tabii.
Kimi zaman dağ dağa küsmüş dağın haberi olmamış halleri yaşanabilir.
Eğer yazılan kendisine yazıldığını hissetmişse, yazanın zaferi o noktada başlar.
Böylelikle gökten üç elma düşer biri yazana, biri yazılana biri de o yazıdan payını alana.

 
Toplam blog
: 106
: 1384
Kayıt tarihi
: 21.02.07
 
 

Bir yaz gecesi hatırasıyım. Haziran doğumluyum. Bilirler haziran doğumlular. Hele ki haziranın tam..