- Kategori
- Haber
Ecevit mavisi pantolonum nerede Anne?

Dağa taşa '' karaoğlan '' yazıldığı yıllar. ''Tankımızın paleti yok, uçağımızın parçası yok, Amerika'nın rızası yok'' diyenleri dinlemeden, elinin tersiyle fiskelediği İngilizlerin duyunca'' Yok artık daha neler!'' diye şaşırdığı Kıbrıs zaferi yılları. Kızlar daha bir akıllı, delikanlılar fidan gibi. Meydanlara binlerin onbinlerin dolduğu; Yurtseverliğin, Ulusalcılığın , ''toprak bizim su bizim'' yılları.
Daha henüz Amerika üstümüzden yeni darbelerle silindir gibi geçmemiş. Taksim'de gencecik kızlar, karanfil bıyıklı oğlanlar öldürülmemiş henüz. Vatan diye Özgürlük diye şarkı söylerken ölmemiş insanlar Fakülte kapılarında! Kardeş kardeşe, baba evlada küsmemiş vakti var. Ülkede nefis bir rüzgar esiyor Kuzey'den güneye , yıllar sonra kimseye sormadan kardeş kurtarmaya gitmişiz suları yara yara .
Ben 4-5 yaşlarındayım. Çocukken en uyduruk şeylerin bile emsalsiz tadı, değeri olduğu yıllar. Bana aldığı uçan balonları hatırlıyorum mesela babamın şimdi çok ucuz şeyler. Oysa o zaman bana Dünya'nın en sihirli oyuncakları gibi gelirdi. Ecevit mavisi bir pantalonum var . Ecevit mavisi gömlek meşhur ama bir şekilde bizim pantolonun adı konmuş. Ne zaman özel bir yere gidilecek olunsa ne zaman özenle giydirilmeye kalksalar beni, ağzımdan dökülen cümleler aynı'' Ben Ecevit mavisi pantolonumu istiyorum'' Omuzdan tokalı , ecevit mavisi pantolonum. Yıllar sonra resimleri karıştırıken gördüm gene. Bir düğünde en önde ben. Dişerimin ortasında mavi bir çürük ve Ecevit mavisi pantolonum.
Ben Ecevit mavisi Pantolonumuda Ecevit'ide çok sevdim.
Sen bizim İktidar'a gelmiş halimizdin Ecevit. Namusluyduk, Vatanseverdik, Ulusalcıydık. Bu Vatanı bu Vatanın çocuklarının yönetmesini istiyorduk. Beşikteki bebelerin geleceğini, genç kızların hayatını, çocukların Dünyasını satmayıp koruyacak Şerefli bir Şef istiyorduk. Sen bizim hayallerimizdin Eco. Şarkılarımız kısılmasın, evlerimiz basılmasın, karanfil bıyıklı evlatlarımız asılmasın istiyorduk. Bu Ülkede üsler, bu ülkede pisler istemiyorduk.
Sen de bu kadar yapabildin ne yapalım! Enflasyon daha çok arttı, yollar gene delik deşikdi, gün geldi terör azdı. Ama bu kadarına izin veriyorlardı Eco'm sadece bu kadarına. Sen namusluydun, temizdin ama sistem pisti, insanlar kirliydi.
Sonra bu Ülkeyi ittirip kaktırmak isteyenler. Gençlikteki bilinci, Üniversitelerdeki şuuru görenler. Rahat edemedi, Ülkeyi karıştırdılar, geldi askeri darbe oturdu . Atatürk'ün kurumları kapatıldı sen içeriye atıldın. Ama susmadın Eco sen hep Hak'tan yana konuştun. Sen konuştukça Savcılar kalem oynattı sen konuştukça Hakimler ceza yazdı. Sen onlarında ülkenin de namusu için konuştun Ecevit'' Milletin iradesi hapise konulamaz'' dedikçe sen, gece karanlığında taşındın kara zindanlara.
Sonra bir gün İngiliz Sosyalistleri haber yoladı sana. Destek verip İktidar yapma sözü verdiler. Sen yüzlerindeki parlayan ifadeyi gördün ve dedin ki'' Beni sadece Milletim İktidar yapabilir ekselans, sadece Milletim.''
Beş kuruş para bulmadan, Tarikatlara mafyaya kapaklanmadan, elini bir yerlere kaptırmadan, küçücük bir odada kurdun yeni partini. Sana senin oyun dışında şans vermiyorlardı Eco. Sen işte o seçimlerde İktidar oldun. Bu halk ilk kez kendini iktidar yapmıştı sanki ilk kez. Ve Ankara'da Kızılay'da simitçiler bile gülüyordu , uçan güvercinlere bakıp batan akşamın kızıllığına vurularak.
Sonra bir gün Amerika Irak'a girmeye karar verdi. İlk kez sana geldiler, sen o zaman Başbakan'dın. Aynı apartman'da bizimle oturan komşumuzun evine, bizim balkondan girip; kırıp dökmek, öldürmek istediklerini söylediler sen ''kabul edilemez '' dedin. Seni İktidar'dan indirdiler, Hastahane'ye yolladılar, Firavun'un sihirbazlarını çıkardılar çantalarından. Ortalık yılandan çıyandan geçilmez oldu. Sen ayaklarını sürüyerek, yorgun ve düşünceli arabana binerek evine gittin. Sana bakarken biz biraz daha yalnız , biraz daha ürkek olduğumuzu gördük aynada. Üşüdük titreyerek bir yaz vakti, Küresel hamutçuların rüzgarından.
Şimdi sen gittin ya! Aynı olmayacak herşey. Senin kadar namuslusu, senin kadar Vatanseveri, senin kadar bu topraklara aşık olanı gelmeyecek. Gelse de binbir yolu aşarak ; bu sefer soruların daha zoru, gecelerin daha karanlığı belaların daha büyüğünü salacaklar üstümüze. Sen namaz kılmadan Allah'ı bulmayı anlattın bu Millete. Hiç oy için Cuma namazına gitmedin. Allah'ı hiç alet etmedin oy için, siyaset için Ülke işlerine. Sen hırsızlığı, arsızlığı, yalılarda oturmayı, bu Ülkeyi soymayı , yeğenlerine soydurmayı hiç aklından geçirmedin.
Sen şairdin, en İnsan yanımızdın bizim. Bir kere şöyle demiştin'' Sen göründüğünden daha güzel, göründüğünden daha iyi, daha büyüksün.'' Vallahi sen de öylesin Ecevit vallahi sen de öylesin.
Şimdi Cennet'te Atamızın yanına otur. Memleket üstüne hasbihal et, bilgi ver. Uğur Mumcu abimi öp benim için. Vatan için öldürülmüş gencecik karanfil bıyıklı çocuklarımızı öp ışıklı, nurlu yanaklarından. ''Siz boşuna ölmediniz evlatlarım siz boşuna ölmediniz askerlerim'' de onlara.
Sonra bir sigara yak, bir çay iç, dua et bizim için. Bizim sen de hakkımız yok ama sen hakkını helal et Allah için. Bir de Nur içinde yat Eco'm bir de Nur içinde yat....