​ Edebiyatın büyüsü 19'ncu yüzyıl Rusya'sındaymış / Kitap / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Şubat '16

 
Kategori
Kitap
 

Edebiyatın büyüsü 19'ncu yüzyıl Rusya'sındaymış

Edebiyatın büyüsü 19'ncu yüzyıl Rusya'sındaymış
 

13'ncü yüzyılı büyülü bir yüzyıl olarak kabul ederim. Bu yüzyılın büyüsü dünya geneli için geçerliymiş. Nasıl doğu edebiyatı için bir ab-ı hayatsa bu yüzyıl, aynısı batı edebiyatı içinde geçerliymiş. Yani bu yüzyıldaki büyü, kültür ayırmaksızın hepsine birden sirayet etmiş
 
Edebiyatın büyüsü, her yüzyılda kendini göstermiş, ama 13'ncü yüzyıl kadar zirve hali olmamıştır, ve bu yüzyıl kadar genele sirayet etmemiştir. Bu büyü 19'ncu yüzyılda kendini tekrar göstermiştir, ama yalnız iki ülkede baskın hal almıştır bu büyü. O ülkeler: Rusya ve Fransa'dır. Ama bana göre, bu büyünün zirve hali Rusya'da vücut bulmuştur.
 
*
 
19'ncu yüzyıl Rusya'sına edebiyatın rahmeti yağmış gerçekten. Büyüsü her tarafı boyamış sıvamış. Unutulmaz romancılar, unutulmaz romanlar, unutulmaz eserler ortaya .çıkarmış.
 
Puşkin, Dostoyevski, Gogol, Gonçarov, Turgenyev, Tolstoy, Çehov... Hepsi, hepsi birer anıt...
 
Yüzbaşının Kızı, Seviyordum Sizi, Suç ve Ceza, Karamazov Kardeşler, Ölü Canlar, Palto, Bir Delinin Hatıra Defteri, Oblomov, Babalar ve Oğullar, Savaş ve Barış, Anna Karenina, Diriliş, ve öyküde yeni bir tarz yaratan adamın öyküleri...
 
Bu eserlerin hepsinin ünü yazarlarıyla eşit derecedir, bazısının ünü yazarını bile sollamıştır.
 
Örneğin şimdi, ivan Aleksandroviç Gonçarov'un 'Oblomov' adlı romanını tanıtacağım.
Sorarım size, Gonçarov'u mu bilirsiniz, yoksa Oblomov'u mu?
 
İşte bu yüzyılda öylesine yüce eserler inşa edilmiş ki, çoğunun ünü yazarını gölgede bırakmıştır.
 
*
 
Bu hafta İvan Aleksandroviç Gonçarov'un 'Oblomov' adlı romanını okudum.
 
Roman, 1857 yılında yazılmıştır. 1940'lı yıllarda Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel'in önderliğiyle dünya klasikleri Türkçe'ye çevrilmeye başlanmış, bu kitapta 1945 yılında Türkçe'ye kazandırılmıştır. Sabahattin Eyüboğlu ve Erol Güney kitabın Rusça-Fransızca-İngilizce metinlerinden karşılaştırmalı olarak başarılı bir şekilde Türkçe'ye çevirmişlerdir.
 
Kitabın yeni baskısı İş Bankası Kültür Yayınları tarından 'Hasan Ali Yücel klasikler Dizisi' adı altında yapılmıştır. 
Kitap, roman türünde Sayfa sayısı 619.
 
*
 
Oblomov...
 
Oblomov, yalnız kitabın değil, aynı zamanda kitabın baş kahramanın adı...
 
Oblomov, varlıklı bir ailenin oğludur. Ailesinden miras kalan çiftliği kahyanın iradesine bırakmış, kendisi şehre yerleşmiş, çiftlikten gelen parayla geçinmektedir. Emrinde bir uşak, birkaç çalışan vardır. 
 
Oblomov; halim, selim, iyi huylu, sakin, tembel, vurdum duymaz, tam bir Allah adamı... 250'nci sayfadan sonra güzel bir aşk da size eşlik edecek...
 
Lenin şöyle der:
 
'Rusya üç devrim geçirdi, ama gene de Oblomov'lar kaldı; çünkü Oblomov'lar yalnız derebeyler, köylüler, aydınlar arasında değil, işçiler, komünistler arasında da vardır. Toplantılarda, komüsyonlarda nasıl çalıştığımıza bakarsanız, eski Oblomov'un içimizde olduğunu görürsünüz. Onu adam etmek için daha çok zaman yıkamak, temizlemek, sarsmak, dövmek gerekecektir.'
 
Bence Türkiye de Oblomov'lar ülkesidir, yalnız bu Oblomov'a hakaret olur; ruhsuz ve kötü huylu Oblomov'lar ülkesi diyelim en iyisi.
 
-Mustafa Yıldırım -23.02.2016
 
Toplam blog
: 480
: 715
Kayıt tarihi
: 03.11.12
 
 

Konyalıyım. Edebiyat okudum. Amatör yazar ve şairim. ..