​ Eğitim(in) için... / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Eylül '07

 
Kategori
Eğitim
 

Eğitim(in) için...

Eğitim(in) için...
 

EĞİTİM (İN) İÇİN

İnsanın insan olma yolculuğunda; eğitim, sosyalleş(tir)me, kültürlenme ve davranış;
temel kavram ve süreç olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu süreçte ilk karşımıza çıkan kurumlar-örgütler ise aile ve okuldur. Ailede, ana-baba ve diğer büyüklerin eğitim-sosyalleşme-kültürlenme sürecinde (geçmişte ve devam eden) yeni insanı toplumsala hatta çağa hazırlamada ilk hak sahibi olarak görülür. Ancak bu hak sahipliği eğitilmeyi ve sosyalleştirmeyi de gerektirmektedir. Örneğin, okutulmayan veya eğitimi yarıda bıraktırılan çocuklarımız özellikle kızlarımız…

Sosyolojik olarak eğitim kurumunun gizli işlevlerinden biri işsizliği geçici olarak (gizli işsiz) ortadan kaldırmaktadır. Ayrıca istismarın, şiddetin ve suçun da toplumsal koşullarından uzaklaştırmaktadır.
16 milyon çocuğun ve gencin geçicide olsa ortalama 8+4 12 yıl işsizlikten, suçtan, istismardan ve cahillikten uzak yada mesafeli durdurmaktadır. Türkiye de bilindiği üzere ortalama işsizlik % 9 dur. İş gücü piyasasında bulunan genç nüfusun (15-24) %17, 5 i işsizdir.*16-08-2007 Milliyet ve 18-08-2007 Radikal

Bu genel veriler dahi eğitim kurumunun değerini ve vazgeçilmezliğini göstermektedir.
Toplam nüfusumuz 73 milyon iken, 23 milyon öğrencimiz var. Öğrenci sayımız 18 Avrupa ülkesinin toplam nüfusundan daha fazla.(G. Uras Miliyet)

2015 yılında AB ülkelerinde 15 yaş ve altı nüfusun toplam nüfusa oranı %15, Türkiyede ise %25 dolayında olması bekleniyor. 2000 yılında yapılan bu demografik projeksiyon; Türkiye için önümüzdeki 20 yıl içerisinde kaçırılmaması gereken bir fırsat penceresi” olduğu tespiti yapılmaktadır. (12-07-2007 Radikal Fikir Platformu- Eğitim Grubu)

Ailede ve anaokolunda başlayan eğitim, ilk-temel bir süreç olarak karşımıza çıkar. Anaokulları (bağımsız veya meslek liselerinin bünyesinde açılan) ve anasınıflarında (ilköğretim okullarının bünyesinde açılan) son 10 yıl içinde okullaşma oranı dikkat çekicidir.

MEB, “2013 yılına kadar tüm 6 yaş çocuklarının okul öncesi eğitim almalarını hedeflediğini” bildirmekte, yedi sivil toplum kuruluşu de 0-6 yaş dönemi eğitime başlamak için ''7 Çok Geç'' kampanyasını 2005 yılndan itibaren yürütmektedir. *www.7cokgec.org TÖDER başkanı E. Yücelin in “Okulöncesi eğitimde 6 yaş gurubu okula hazırlık yılı değil mecburi olmalı.” Her çocuğun ilköğretime başlamadan önce okul öncesi eğitim almasını hedeflenmelidir. “Bu dönemdeki eğitim eksikliğinin telafisi oldukça güçtür.”*Haluk Yavuzer, Çocuğunuzun İlk 6 Yılı.

İlköğretim (zorunlu ve temel eğitim) sekiz yılla devam etmektedir. İlköğretimde okullaşma oranı yüzde 100 ‘e yaklaşmıştır. Ancak ilköğretimde toplam öğrenci sayısının %54'ü hala ikili öğretim görmekte ve %5, 4 birleştirilmiş sınıflarda öğretim görmesi olması sözün bittiği yerdir !.. Ayrıca geri kalmış kırsal alanda kız çocuklarımızın okula gönderilmesinde (kültürel ve ekomomik nedenlerle) halen büyük sorunlar yaşanmaktadır.

Çocuğun gelişimi ve eğitimine ilişkin temeller 6-12 yaş döneminde atılmaktadır. 6-12 yaş evresinde çocuk, ergenliğe geçiş olgunluğunu kazanmaktadır. Okul öncesi çocuğundan farklı olarak temel eğitimin ilk yılları çocuğun somut düşünme, son birkaç yılı ise soyut düşünme evresinde bulunduğu yıllardır. Anne ve babanın çocuğa aktardığı değer ve kuralların yanı sıra, çocuğun kendisinin de etkin olarak anladığı, önemsediği değer ve yargılar önem taşımaya başlar. *Haluk Yavuzer, Çocuğunuzun İlk 6 Yılı. İlkim Öz, Çocuğun Gelişim Dönemleri

İlköğretimin sonrasına geçiş, meslek ve beceri edindirmede yetersizlikler söz konusudur. Ortaöğretimde okullaşma oranı ilköğretime oranla oldukça düşük seyretmektedir.

Ortaöğretim (Akademik ve Teknik Okullar) dört yıla çıkarılmış ve bu okullarda alanlar belirginleştirilmektedir. Ortaöğretimde, fen liselerinde olduğu gibi, sosyal bilimler, sanat ve spor merkezli alan okulları yaygınlaşmakta.

Yükseköğretime geçiş için yapılan ölçümlerin (obs, aobs, öss, …yetenek testleri gibi) benzeri: Ortaöğretime geçiş de (ips, oks gibi) benzeri uygulanmaktadır. Ancak Rıfat Okçabal’a göre MEB, “Zorunlu eğitimin süresini uzatıp, tüm ortaöğretim kurumlarını eşdeğer düzeye getirip, herkesin herhangi bir sınava girmeden istediği liseye girmesinin yolunu açmıyor…” (03-08-2007 Radikal) Bu çözüm yolumu anlaşılır değil...

Ortaöğretimde, teknik okullar ise ayrı olarak yapılanmalıdır. Teknik lise mezunları; yüksek okullara (2 yıl) sınavsız, yüksek okullardaki (4 yıl) alanlarına sınavla ancak çeşitli engellerle! (kat sayı gibi) geçebilmektedir. Bu engeller kaldırılmalıdır. Teknik liselerde eğitim 1 (yıl hazırlık) + 3 (yıl alan öğretimi) +2 (yıl yüksek okul) dönüştürülürse eğitimin her alanda 12 yıla çıkartılmasına da gerek kalmayacaktır. (İHL tartışması veya düzenlemeleri ayrı bir yazı konusu değerindedir.)

Eğitimin Yolunda Kilometre Taşları

- okullaşma; kreşlerde (0-3) ?.., anaokullarında (3-6 yaş) % 9, bakanlığın açıklamasına göre anasınıflarında ise (6 yaş) %33.
Anaokularına gidemiyen öğrenci sayısı 2600'ü aşmaktadır.

- ilköğretimin 8 yıla çıkarılması,

- bütün ortaöğretim okullarına geçiş için ilköğretimde seviye belirleme ölçümlerinin yapılması ve çeşitlenmesi,

- ortaöğretim okullarında alanların belirginleştirilmesi ve 4 yıla çıkarılması,

- ders kitaplarının öğrenci ve öğretmenlere ücretsiz dağıtılması,

- öğretmenlikte akademik kariyer sisteminin uygulama çalışmaları.

Özetle gündeme gelenler ve gelecekler

- okuma yazma bilmeyen 7 milyonu aşan insanımız !

- ana sınıflarının ilköğretime “hazırlık sınıfları” olması ve zorunlu hale getirilmesi,

- hazırlık sınıfları ile birlikte ilköğretimin1+8 9 yıla çıkarılması. İlköğretim çağındaki

10 çocuktan biri okula gidemiyor! oluşu,

- ilköğretimden ortaöğretime geçiş ve yerleştirmenin (belirli alanlara) temel norm ve seviye ölçümlerinin (çeşitli testlerle) zorunlu hale geliştirilmesi,

- zorunlu ve temel eğitimin 12 yıla çıkarılma hedefi ve ortaöğretim çağındaki iki çocukdan biri okula gidemiyor! olması,

- ortaöğretiminin yeniden yapılandırılması sürecince öncelikli bir öneme sahip oluştaalanların (mesleğe-zanaata- sanata- teknik bilgi beceriye, hayata ve bir yüksek öğrenime hazırlama) oluşturulması. Bu süreç başlamakla birlikte “düz lise” olarak nitelendirilen okullar-liseler varlığını devam ettirmektedir!

- süper liselerde olduğu gibi Anadolu liseleri de kapatılmalıdır; Fen Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi olarak yapılandırılmalıdır.

- meslek, endüstri meslek, teknik, kız teknik, erkek teknik, Anadolu teknik, çok amaçlı lise, çok programlı lise vb. bütün adlandırma ve örgütlenme yerine teknik lise olarak yapılandırılmasına ve adlandırmasına gidilmelidir.

- öğretmenlerden bilgisayar formatörleri (“Teknoloji Danışmanı” adlandırması daha doğru olacak düşüncesindeyim yetiştirilip okullarda görevlendirilmesi, sınıfların ve eğitim araçları teknolojiyle donatılması,

Ortaöğretimden Yükseköğretime hazırlık ve geçiş

İlköğretimin ve ortaöğretimin son dönemlerinde bütün okullar dershanelerle birlikte yeni bir yapılanmaya gidilmelidir. Öğrencilerimize 2. dönemden itibaren veli-öğrenci-öğretmen-okul koordinasyonunda serbest çalışma seçeneklerinin geliştirilip önerilmesi gerekir. Bütün 8.sınıf ve 12. sınıf öğrencilerimize 2. dönemle birlikte istedikleri çalışma alanında (okul-ev-dershane vb...) bir yüksek öğrenime hazırlama seçeneği-serbestliği sunulmalıdır.
Eğitim araçlarının geliştirilmesi

‘Dijital Peygamber’ olarak adlandırılan Nicholas Negroponte’nin fikri “Çocuk Başına Bir Dizüstü” programının ilk ürünü XO’ların seri üretimine geçildi. Bir çocuğun tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecek… bilgisayarlar çöllerde, dağlarda kullanılabilecek dayanıklılıkta tasarlandı… Katılımcı ülkeler: Türkiye yok! (29-07-2007 Milliyet Pazar)

ders kitapları okullarda hazır ücretsiz ve tek kullanımlık olarak temin edilmesi,
bilişim sınıflarının ve bilgisayar formatörlerinin okullarda yaygınlaştırılmasından öte bütün öğretmenlerin zorunlu olarak taşınır bilgisayar (karşılıklı finansman sağlayarak) edinmeleri ve sınıflarda zorunlu olarak kullanmalarını sağlanması,
böylelikle ülkemizin bütün sınıflarında öğrencilerimiz bilgisayarla öncelikli ve anlamlı bir mekanda (sınıfta) ve kişiden (öğretmen) tanışmış olacaktır
bilgisayar formatör öğretmenleri de bütün öğretmenlere teknoloji rehberliği yapma görevini daha işlevsel ve yoğun gerçekleştirecektir,
teknolojik araçların bu şekilde geliştirilip kullanılması aynı zamanda ders kitaplarının sayfa sayısı yarı yarıya azalacağını rahatlıkla öngörebiliriz. Kitap ve cd’nin yanında taşınır bellek ve ekranlarda yer alacaktır. Böylelikle ücretsiz dağıtılan ders kitaplarının maliyeti ve kağıt sarfiyatı azalacaktır.
Öğretmenlerin, bilgi ve becerilerini geliştirmesi

Genel açıklamasında dahi 100 bin öğretmen açığımız var !..

“2008-20012 Öğretmenin Beş Yılı ilan edilmelidir.” (12-07-2007 Radikal Fikir Platformu- Eğitim Grubu ve Eğitim Reformu Girişimi)
öğretmenler, öğrenci eğitimine ara verildiğinde (haziran temmuz ağustos aylarında) merkezi okullarda ve ya üniversitelerde; alanlarında ve eğitim bilimlerinde gelişimleri için (yüksek lisans, kariyer, kurs, seminer vb.) en az 1 ay ders almaları, öğretmenlerin eğitime ve alanlarına yönelik her tür proje ve yazıları ödüllendirmeli ve eğitimde akademik kariyer sistemi yapılandırılmalıdır,
bütün öğretmenlerin taşınır bilgisayarlarında eğitim yazılımı veya çalışmalarını (günlük-ünitelendirilmiş yıllık planlar, zümreler, kulüp dosyaları, not defteri, devam-devamsızlık, öğrenci dosyası, ders anlatım kaynakları vb…) bulundurma zorunluluğu getirilmesi gerekli ve temel bir hedef olduğu düşüncesindeyim. (Ayrıntılı bilgiler başka bir yazının konusu olacaktır.)
Tabloyu aktaran Güngör Uras 10-09-2007 Milliyet

 
Toplam blog
: 23
: 1322
Kayıt tarihi
: 03.09.07
 
 

Sosyolog olarak mezuniyetimle birlikte; iki yıl köy öğretmenliği (birleştirilmiş 5 sınıfta tek öğr..