Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

11 Ocak '07

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
4773
 

Eğitim şart!!!

Eğitim şart!!!
 

Eğitim şart!! Bu kalıp neredeyse bir sorunun çözümünde en fazla ve düşünmeden kullandığımız bir kalıptır. Bu söylenirken eğitimin ne olduğu, nasıl olacağı neyi kapsayacağı hiç düşünülmez, yalnızca sorunu çözecek sihirli bir değnekmiş gibi görülerek, önerilir.

Eğitim şart!!

Bu öneri veya istek içerisinde aslında çoğu insanın olaylara müdahil olamama, ve yalnız kalma, yalnızlık hissetme çaresizliği yatar.

Trafik karışır, kazalar önlenemez, çözüm; eğitim.
Çocuklar okulda tuvaletlerde tiner benzeri madde çeker, çözüm; eğitim.
Öğretmenler Türkçe’yi yanlış kullanır çözüm; eğitim.
Töre cinayetleri olur, çözüm; eğitim.
Kadınlar dayak yer, çözüm; eğitim.
Halk birilerini seçer, seçilemeyenler bu yanlış der, çözüm; eğitim.

Eğitimden söz edenlerin bir kısmı küçümsediği toplum kesimlerini adam etme(!) arzusu ile eğitimi öne sürer onların eğitim eksikliğinden söz eder. Bir kısmı en kolay söz olarak ilk aklına geleni söyle eğitim der. Ve ben maalesef bu konuyu öne sürenlerin etraflıca neyi söylemek istediklerini anlattıklarına tanık olmadım.

İnternette blogların, başka sitelerin , eğitimle ilgili yazılarını okuduğumda aynı eksikliği gördüm. Eğitim deniyor ama ilk öğretimden, yetişkine kadar nasıl bir eğitimden söz edildiği anlatılmıyor.

Eğitim nedir? Davranışları geliştirmek, değiştirmek ve yönlendirmek için yapılan faaliyetlerin bütünüdür eğitim. Yani bir nevi talim ve terbiyedir. Terbiye edeceksiniz ve bunun talimini yani uygulamasını yaptıracaksınız. Tamamen davranışlara ve anlayışlara yönelik bir faaliyet.

Gelelim şimdi, davranışları düzenleyen ve yönlendirenler kimlerdir veya kimler olacaktır? Devlet mi, aile mi, gelenekler mi, töre mi, Avrupa Birliği mi, ABD mi?

Ve hangisi hangi yaşlarda devreye girecektir?

Mesela gelelim trafik sorununa buradaki eğitim neyi çözecektir. Trafikteki yaratığı eğitim mi paklar, okkalı bir ceza mı, ceza eğitimin bir parçası ise amenna, okkalı, sürekli ve affı olmayan cezalar paklar derim ben. O halde ben olsam, tarfiğin eğitim sorununu ikiye ayırırdım, davranış geliştirme eğitimleri; bu eğitim sekiz- onbeş yaş arası okul eğitimi, diğeri davranışları düzeltme eğitimleri; bunlarda trafikteki yaratıklar için yukarıda sözünü ettiğim afsız ağır cezalar.

Eğitimin davranış değiştirmede etkinliği ancak sekiz ila onbeş yaşlar arasındadır, sonrasında bu kişinin kendi ile ilgilidir tamamen. Kişi istemez ise onun değiştirilmesi imkansız denecek kadar zordur.

Eğitimde birey mi yetiştirilecek, topluma uyan insan mı. Bence ikisi de önemli ama önce özgür birey formatında anlaşmalıyız. Toplumumuzun eğitim anlayışı özgür birey yetiştirmeye elverişli değil, sürüye katılan uslu çocuklar yetiştirilmesi isteniyor. Bu uslu yetiştirilmiş çocuklar büyüdükçe kendilerine öğretilenlerin gerçek dünya ile üst üste gelmediğini görüyor ve sorunlar başlıyor. Sonra tüm eğitimciler ve eğitimle ilgilendiğini düşünenler, sorunları çözmek için o sihirli sözü söylüyorlar. Eğitim şart!!

Toprağa bağlı aile tipi, sanayi devrimi ile çekirdek aileye dönüştü yani ana baba ve çocuklar, bilgi devrimi ve globalleşme çekirdek aileyi de böldü, baba, anne ayrı TV ve odalarda kendi kanallarını izliyor, çocuk(lar) başka oda(lar)da bilgisayarla haşır neşir oluyorlar. Son dönem teknolojileri, feodal ve sanayi toplumunun teknolojilerinden daha hızlı bir şekilde günlük hayatı etkiliyor. Yemek yeme şekillerimiz dostluklarımız, toplantılarımız her şey hızla değişiyor, ve bu değişimi fark etmeyen kafalar ve yönetimler eğitim sistemini bu duruma uygun ele almayarak, sihirli değnek gibi gördükleri eğitimi çağa uydurmayarak, sebebini anlamadıkları her problemin çözümünde ne olduğunu bilmeden eğitim şart diyorlar. Her şeyi eğiten teknolojidir, teknoloji.. Bunu fark etmezseniz teknoloji üretimi ve kullanımına eğilmez onlarla ne yapacağınızı bilemez iseniz, söylediğiniz eğitim şart, sözü havada kalır.

Bir de şunu belirteyim birisinin çıkıp da "insanları eğitmeliyiz" demesi derin anlamda çok çirkin bir sözdür dikkatinizi çekerim. Niye çirkindir? Düşünen bulur.

Globalleşme dünyayı küçültürken, insanları daha da bireyleştiriyor. Ey ülkemin eğitimcileri, talim, terbiye şuralarında konuşacağınız konular; yeni nesli hem özgür birey yapıp, hem de toplumda yaşadığını öğreten eğitimin esasları olmalıdır.

Öyle değil mi? Bunu yapmaz iseniz, bilin ki su(teknoloji) yolunu bulur. Biz de, su (teknoloji) akar, bakarız...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Oğuz Bey. Dün akşam ikili öğretim öğrencileri Belediye Otobüsü ile giderken, fazla konuşmuş olmalılar ki, -gerçi bunu hep yapıyorlar ya- şoför iki kez uyardı ama bir şey değişmedi. Gençler konuşmaya devam ettiler. Doğrusu ben bu olayı, eğitim ile ilişkilendiremiyorum. Çünkü bunlar üniversite öğrencileri. Otobüslerde konuşup, başkalarını rahatsız etmeye haklarının olmadığını bilirler. Bu konuda size tez bile hazırlarlar. Bu konuda siz ne dersiniz? Selam ve saygılarımı sunarım. Şemseddin Koçak.

Şemseddin Koçak 
 20.03.2008 18:11
Cevap :
Bu konuda ne desem ki, ya gençleri gülmelrinde rahat bırakmalı, ya onlarla arkadaş olmalı, azarlamaktan yana değilim, anlatmak için iletişim kurmak lazım, azarlamak değil  20.03.2008 20:55
 

Başlığı görünce tıklasam mı tıklamasam mı oldum..ilköğretim için şunu söyleyeyim; ruhum çok yorgun hocam. Öyle derin bir konu ki bu, içiçe geçmiş nerdeyse tüm toplumla. Yakında teftişe gelecekler ve benden evrak isteyecekler, onu geçin eğitim veremediğim öğrenciye nasıl öğretim vereceğimi söylesinler. Oysa ben her seferinde absürd bir konuda müfettişle tartışıyor olacağım. O gittikten sonra elimdeki malzemeye tekrar bakıp;"Vazgeçme idealinden, en azından bir öğrenciyi kazandır topluma," diyeceğim.Öncelikle toplu bir seferberlik gerekiyor, Kurtuluş Savaşı 2 olmalı adı. Çok çok derin konu hocam, benim ruhum sadece sınıfıma yetiyor artık. Bugün çok yağmur yağdı, benim sınıf su içinde şimdi. Bir yıllık bina halbuki ve ben geçen perşembe ve cumadan beri aynı nedenle henüz iyileşemedim bile, üstelik benim öğrencim bunu haketmiyor. Kaleminize ve yüreğinize sağlık hocam. Kolay gelsin hepimize, iyi çalışmalar. Esen kalınız.

Uçan Kartal 
 13.01.2007 20:33
Cevap :
hepimize kolay gelsin, hepimize sevgili kartal  14.01.2007 19:48
 

Insanlarin bir genel gecer 'Egitim sart' demesinin yeterli olmadigi konusunda sizinle ayni fikirdeyim. Size ancak ben 'Egitim sart' dedigim zaman, bir ogretmen olarak ne demek istedigimi soyleyebilirim. Su anda Turk mufredat programindaki egitim, bir cok safsatadan olusmaktadir. Istenen sey bilincli, ozgur ve dusunen bireyler degil, robotlar yetistirmektir. Bu nedenle, sistemin degismesi ve cocuklarimiza daha cok dusunen ve daha cok sorgulayan bir egitim sisteminin getirilmesi sarttir. Iste o zaman, doguda eline silah verilip, "git kanlimizi oldur"dedikleri zaman, kendine soracaktir. Hayir deme sansi var midir? Bu ayri bir tartisma konusu ama dusunmek ve sorgulamak bunun ilk adimi olabilir, kendisi hayir diyemese bile, kendi cocuklarina baska turlu ogretebilir. En azindan ben bunu yurekten diliyorum. Saygilarimla

Tuba 
 12.01.2007 1:39
Cevap :
öyle oılması lazım tuba hanım, eğitimin nasıl olacağı ve neleri kapsaması konusunda mutabakat gerekir  12.01.2007 8:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 283
Toplam yorum
: 710
Toplam mesaj
: 93
Ort. okunma sayısı
: 1299
Kayıt tarihi
: 04.12.06
 
 

Nükleer fizik doktoru, şiir yazmaya çalışıyor, kalite yönetim sistemleri danışmanı, öykü deneme yaza..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster