- Kategori
- Eğitim
Eğitimde Program Uygulamaları üzerine
İlköğretim programlarında yapılan değişiklikler sonrası okullarda neler değişti sorusu konusunda kafa yoranlar bu konuda verisizlikten yakınıyor olabilirler. Bu konuda bakanlığımıza büyük işler düştüğü halde dişe dokunur bir açıklama ne yazık ki toplumla hiç paylaşılmadı. Aslında sorumluluk sahibi bir yönetim yapılan değişikliklerin ne düzeyde başarılı olduğuna dair veriler toplayıp ilgililerle paylaşır. Bir konuda değişiklik yapmanın yeterli ve zor olmadığı ancak zor olanın değişikliklerin hayata geçmesi olduğunu bilmeyen yoktur. İlköğretim programlarının sınıflarda ne düzeyde uygulandığına dair verileri toplamak hak ve yetkisi bakanlığa aittir. Okulları yapan, işleten, yöneten, düzenleyen milli eğitim bakanlığıdır. Milli eğitim bakanlığı bu yetkisini başkaları ile kullanmakta oldukça cimri davranıyor. Topluma hizmet sunmakla yükümlü bir birimin bu hizmeti sunduğu topluma karşı çok daha sorumlu davranması gerekiyor.
Programlar eğitim sistemi içinde eğitim kurumlarının var oluş amaçlarını en güzel şekilde belirleyen unsurlardandır. Eğitim kurumları mevzuat adı verilen yasal hükümler, bu yasal hükümlerin gereklerini daha ayrıntılı açıklayan alt düzenlemeler aracılığı ile işlevlerini yerine getirtmeye çalışılır. Ancak sadece mevzuata dayalı bir çalışma ile kurumsal işleyiş amacına uygun yürütülemez. Kurumsal işleyişin asıl işlevlerini gösteren unsur kurumların faaliyet alanına yönelik olarak hazırlanmış programlardır. Programlar kurumların var oluş amaçlarını net bir şekilde ortaya koyar. Bir kurumsal yapı mevzuat açısından doğru işletilebilir. Ancak programlara uygun olarak işletilmiyor olabilir. Bu anlamda kurumlara yönelik yapılacak değerlendirme sadece mevzuat dikkate alınarak yapılamaz. Bu yapılırsa tek yönlü bir değerlendirme yapılmış olur. Ne yazık ki günümüzde özellikle konumuz olan eğitim sistemimiz içinde bu tek yönlük değerlendirme anlayışı köklü bir hale dönüşmüştür. Kurumlara yönelik yapılan değerlendirmelerde sadece mevzuat hükümleri dikkate alınır olmuştur. Oysa mevzuat hükümleri kurumsal işleyişin daha çok nicelik yönünü öne çıkarır. Nitelik yönünü ön plana çıkaran yön program unsurudur. Eğitim sistemimiz içinde program unsurunu dikkate alarak değerlendirme alışkanlığının bir an önce kazandırılması gerekir. Ancak program unsurunu ön plana çıkarabilmek oldukça zordur. Zira program unsuru her şeyden önce bu konuda yeterli gelişme düzeyine ulaşmış personele ihtiyaç gösterir. Eğitim sisteminin her düzeyinde yer alan personelin program konusunda yetkin bir halde, yetkin bir anlayışa sahip olması gerekir. Okul yöneticileri, merkez teşkilat yöneticileri, taşra teşkilat yöneticileri, il ve ilçe milli eğitim müdürlüğünde görev yapan yönetici personel öncelikle bu alanda iyi yetişmiş olmalıdır. Programı uygulayacak olan öğretmenler yöneticilerden çok daha iyi düzeyde olması gerekir. Ancak yöneticilerin de bu anlamda öğretmenden geri kalmaması gerekiyor. Oysa eğitim sistemimiz içinde uygulayıcı düzeydeki öğretmenler program kavramı konusunda yeterli bilgiye, anlayışa sahip olmadıkları gibi yöneticiler onlardan çok daha kötü bir durumdadır. Hemen hiçbir planlı yöneticilik eğitimi almamış kişilerin başında bulunduğu eğitim kurumları niteliğe dair bir değerlendirme yapılmaksızın işlevlerini yürütüyor gibi görünmekte buna karşın bu işten asıl sorumlu olan bakanlık ise hemen hiçbir girişimde bulunmamakta devam etmektedirler. Bu durum eğitimin nitelik yönü itibariyle değerlendirilmemesini ortaya çıkarmaktadır.
Eğitim kurumlarında değişikliğe gidecek türde kararlar alınması sonrası bu değişikliklerin hayata geçirilmesi bir başka önem taşımaktadır. Programların değiştirilmesi bir adımdır. Ancak bu adımın ardından diğer adımların da gelmesi gerekmektedir. Programlar öğretmenlerin sınıf içinde yapacağı çalışmaları belli bir oranda yönlendirmektedir. Bu yönüyle programları hazırlayanlar sınıf içi faaliyetleri yönlendirme, değiştirme yönünde bir adım atmış olur. Atılan adımları destekleyecek diğer adımlardan diğeri sınıf içi çalışmaların gözlenmesi, değerlendirilmesidir. Programları değiştirmek sınıf içi çalışmaları değiştirmenin bir adımıdır. Sınıf içi çalışmalar nasıl yürütülüyor sorusunun cevabı tam olarak verilmeden programlara yönelik değişikler konusunda bir şey söylemek doğru ve tam olmaz. Eğitim sistemimiz içinde sınıf içi çalışmaların gözlenip değerlendirilmesine yönelik sistemli, etkili, verimli bir çalışmadan söz edebilmek güç görünüyor. Sınıf için süreçleri gözlemeye yetkili olan amir durumundaki kişiler bulunmakla birlikte bunlardan okul yöneticileri dışındaki diğer yöneticilerin bu konuda zaman, bilgi, beceri, imkana sahip olmadıkları görünmektedir. Okul yöneticileri de öğretmenlik mesleğinden herhangi bir özel eğitim almaksızın yönetim makamlarına geçmeleri nedeniyle ders denetimi, program değerlendirme, personel değerlendirme gibi konularda bilgiye, beceriye ve yeterliğe sahip olmadıkları görülmektedir. Özellikle ilköğretim düzeyinde ilköğretim müfettişlerinin sınıf denetimlerinden, sınıf içi faaliyetlerde gözlem ve değerlendirme yapmaya yönelik görevlerinin varlığından söz edilebilir. Ancak bu çalışmalar öğretmenin başarısına yönelik olarak üst yönetim tarafından hiçbir şekilde dikkate alınmamaktadır. İlköğretim müfettişleri tarafından sınıf içi süreçlere yönelik olarak yaptıkları çalışmaların tümüyle etkili, verimli, sistemli, düzenli, objektif olduğunu iddia etmek doğru olmayabilir. Ancak buna rağmen hiçbir değerlendirme yapılmaksızın yürütülen çalışmalar dikkate alındığında belki bir parça daha kötünün iyisi bir durumla karşı karşıyayız denebilir. Orta öğretim kurumları ve diğer kurumlar bu yönüyle çok daha olumsuz bir noktada denebilir.
Eğitim sistemimizde programların değiştirilmesine yönelik yapılan çalışmalar olumlu bir adım olarak görülmelidir. Ancak bu noktanın yeterli olmadığının da ardından eklenmesi bir başka gerekliliktir. Bu anlamda programların uygulanma düzeylerine ilişkin verilerin toplanması ve ilgililerle paylaşılması, sorun yaşanan yönlerin giderilmesi için yapılması gerekenler konusunda ilgililerle koordine içinde çalışılması, özellikle yöneticilerin program uygulamaları konusunda daha yeterli hale getirilmesi için çalışmalar yapılması, sınıf içi süreçlerin daha etkin ve çeşitli yollardan karşılaştırılmalı olarak daha yakından takip edilmesi, yapılan gözlem ve değerlendirmelerin daha ciddi olarak ele alınması, eğitimin her kademesi için sınıf içi süreçlerin takibi konusuna hassasiyet gösterilmesi gerekiyor. Bu gerekliliklerin de bir an önce yerine getirilmesi için ilgililerin bir an önce harekete geçmesi gerekiyor.
Görüş, öneri ve eleştirileriniz için…
Ali Hikmet DEMİR
ahdiron4@hotmail.com