​ Ego nedeniyle eylemlerimizden sorumluyuz / Kişisel Gelişim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Aralık '08

 
Kategori
Kişisel Gelişim
 

Ego nedeniyle eylemlerimizden sorumluyuz

Ego nedeniyle eylemlerimizden sorumluyuz
 

AYNA' DA GÖZLERİNE BAK


Yatmadan önce ciddi olarak kendimizi kişiliğimizi sorgulamalıyız. Gün içinde yaptıklarımızla yüzleşip, her hareketimizi, her konuşmamızı, altın tartar gibi zihnimizde tartıp, gönül gözüyle değerlendirip (doğru veya yanlış), nasıl olduğuna karar vererek kendimize özeleştiri yapabilelim.

Her birimiz yaşadığımız hayatta günün koşullarına uygun olarak muhtelif düşünceler üretir, kendi arzularımızı tatmin etmek uğruna ilginç fikirler bulur ve ürettiğimiz bu fikirleri hayata geçirmek için kararlar alır, bu kararlarımızı yaşam gereği eyleme geçiririz.

Kişilik yapısında en güçlü kısım; kişinin hayvansal istekleri dediğimiz duyguların bulunduğu benliğimiz (ilkel benliğimiz)dir. Kişilik yapımızın bu bölümü, hiçbir şekilde toplum yapısının kurallarına uymaz, toplumsal değerleri düşünmez sadece kendi arzularını tatmini düşünür ve onun için uğraşır.

Bu düşüncelerimizi kimse bilemez, sadece kendi kendimize düşündüğümüzde, sadece kendimize sorumlu oluruz, kendimize hesap veririz ve iyi/kötü düşüncelerin sahibi oluruz.

Sonra kararlarımızı uygulamaya başlarız. İşte, sorun burada başlamış olur. Yaşayan bizler nefes aldığımız her saniye yaşamak adına aldığımız karardan olmasa bile, yaptığımız her eylemden sorumluyuz. Bu sorumluluk; kendimize, çevremize, ailemize ve hatta Tanrı’ya karşıdır.

İlkel benliğimizin isteklerinden ve onun tatmini için yaptığımız uygulamalardan sadece kendimize karşı mı? sorumlu oluruz ? Hayır! İşte bu düşünceler eyleme dökülmeden önce EGO dediğimiz kişiliğimizin başka bir kısmı devreye girer.

Aslında EGO’muz bizim güvenliğimizi sağlar. Bilinçaltında şekillendirdiğimiz; şiddet, aşk, cinsellik, açlık gibi isteklerimizin zevklerimizin tatmin edilmesi konusunda, yani eyleme geçirilme anında toplum yaşantısına, yasaklara ve kurallara uyma konusunda koruyucu olur.

Eğer ego’muz siz/biz eksenli vaziyette ise o an yaptığımız eylemde ilkel benliğimizi tatmin etmek sonucunda başımıza gelecek olan olumsuz eylemleri engeller. Yok Ego’muz ben merkezci ise işte o zaman ilkel benliğimizin isteklerini engelleyemez ve yapılan eylemlerden sorumlu olmuş olur, ve başkalarına karşı sorumlu hale getirir.

Kendinizle yüzleşirken kendinize karşı ne kadar açık olursanız geri dönüşü, yanıtı da o derece iyi sonuç verir. Aynada yüzünüzü seyrederken direk kendi gözlerinize bakıp hiç tereddütsüz ben haklıydım diyebiliyor musunuz?

Hani derler ya!

“sen kimseyi kandırmıyorsun, aslında kendini kandırıyorsun” işte kendimizle yüzleşmede olay bu…

Bizler hatalarımızı günahlarımızı ne kadar çabuk kabullenip onunla ne kadar samimi yüzleşirsek sonucu da bize hızlı bir şekilde pozitif olarak geri dönmüş olur. Burada bahsettiğimiz günahlarımızı dini yönden ele almadık. Hani denir ya! — Birey olarak yanlış bir şey yaptığımızda – “ kendi kararındı günahını çek bakalım.”

İşte bu anlam yüküyle dolu olan işlerde hep aslında o anki duygularımız veya hislerimizle, belki çevrenin, toplumun kararları gereği yaptığımız eylemler sonucu, günahı çekmeye mecbur kalıyoruz.

İnsan, söyledikleri ile yaptıkları arasında ne derece tutarlı olduğunu, kendi kapasitesine olan güvenini sorgulamalı ve daima kendini geliştirmek için gayret sarf etmelidir.” Konfüçyüs”

Şöyle ki; ilkel benliğini tatmin etmek uğruna hatalı bir eylemde bulunmuşsan, kendinle açık ve samimi olarak yüzleş. Yüzleştiğinde eylemin gereği ya telafi yoluna gideceksin veya bir daha o tür eylemi yapmama kararı alacaksın. Her ikisi de olumlu bir geri dönüştür. Nedense bizler duyu organlarımızı kullanarak kararlarımız alıp uygulama yoluna gidiyoruz. Aslında 5 duyu organımız haricinde birde 6.cı his dediğimiz, Tasavvufta gönül gözüyle bakmak, kalbinle hissetmek olarak bilinen bir duyumuz mevcut. Gönül gözümüzle bakabiliyor muyuz, onu kullanıyor ve onunla görüp kararımızı verebiliyor muyuz?

Yaşlılarımızın söylediği söz vardır. “Yüzümüz kalbimizin aynasıdır ”

Kontrollü ego, yaşantımız boyunca başkaları tarafından hor görülüp ezilmemizi, üzülmemizi veya başkalarına üstünlük taslamamızı, onları hor görüp ezmemizi engeller.

Bu nedenle EGO’muzu terbiye etmeliyiz. Kontrol altına almalıyız. Ne şımarık bir çocuk gibi davransın, ne de ulaşılması imkânsız ukala bir şekle bürünsün. Ego’nuzu olgunlaştırın ki ilkel benliğiniz ön plana çıkmasın.

Erhan SİREKİN

 
Toplam blog
: 55
: 4108
Kayıt tarihi
: 27.06.08
 
 

Genç emeklilerden olup, hayat denen tiyatro içinde rol alan bir oyuncu gibi yaşamın kıymetini bil..