- Kategori
- Deneme
Ekmeğin kırıntısı, Zeytinin tanesi

Anne eli kokar yemekte
Benim çocukluğumda sofra hazırlanırken sofraya ne konacaksa herkes için dilim dilim, tane tane, adeta lokma sayısını sayarak koyardı. Son lokmalarla tabaklar sıyrılır öyle kalkılırdı sofradan. Masa toplanırken tek tek kırıntılar alınırdı avuç içine ziyan etmeden bir kenara konurdu o kırıntılar ondan sonra masa silinirdi. Ekmek bir kırıntısı bile ziyan edilmeyecek kadar değerliydi, emekte öyle…..
Tekrar tekrar yenilenirdi giyecekler. Küçülenler sökülür uygun başka parçalarla değerlendirilerek yeniden üretilirdi. Birkaç kere yenilendikten sonra yıkanır ütülenir güzelce paketlenip verilirdi bir ihtiyaç sahibine.. Daha da olmadı kesilir kesilir kilim dokunurdu. Herkes bir parça terziydi eskiden. Gömlek yakalarını ters yüz edilirdi daha uzun süre giyilsin diye. Çorap yamanırdı öylesine ustalıkla yamarlardı ki hiç anlaşılmazdı eski olduğu. Kadın çoraplarını ayak kısmından keser, üst kısmını örerek bulaşık bezi yaparlardı. Eğer bir yün hırka veya ceket örülmüşse bir parça eskidiğinde veya aşındığında sökülür kazak olurdu sonra yelek, süveter. Yeniden bir şey üretilmeyecek hale gelinceye kadar yenilenirdi kısacası. Mesela saç kesmeyi amcamdan öğrenmiştim ben. Öyle berber falan da değildi üstelik. Ne çok işime yaramıştı ondan öğrendiklerim çalıştığım zamanlarda.
Son zamanlarda değişik nedenlerle tasarrufa yönelik duyurular, yapılacak yapılmayacak listeleri yayınlanıyor okuyorum. Her defasında “iyi de ben zaten böyle yaşıyorum” diyorum eminim benim kuşağımdaki bir çok insan da aynı şeyi söylüyordur. Niye bu kadar takıldım bilmiyorum.
Uzun yıllar önceydi Erol Toy’un İmparator adlı biyografik romanını okumuştum. Bir sistemin nasıl işlediğinin kurgulandığı bir kitaptı. Belki de yeniden okumanın zamanıdır. Cumhuriyetin kuruluş zamanlarında bir bakkal, onun ekonomik ve politik bir imparatorluğa uzanması sürecinde ülkede yaşananların öyküsü.. Kitaptan aklımda bakkal Fehmi’nin gece lamba ışığında peynirlerdeki kurtları ayıklaması ve iyice temizledikten sonra ertesi gün bakkalda satması kalmış. Diğer güncel olayları, siyasi gelişmeleri aklımda kalması veya kalmamasıyla değerlendirmek yanlış olur. O kadar çok yaşadık ve o kadar çok tekrar edildi ki… Belki de problem olan bu tekrar tekrar yaşamak. Yok, hayır öyle yaşadıklarından ders almak veya almamak değerlendirmesini yapmak istemiyorum ülkenin ekonomi politiğini belirli zaman dilimleri içerisinde irdeleyerek. O kadar çok yazılmış ki bu, üstelik yazanlar bile kendi yazdıklarından alıntılarla günümüzü değerlendiriyorlar yeniden.
Zaman zaman geriye bakmamız mı gerekiyordu bugünü anlamak için. Bilmiyorum. Bütün dünleri bırakmışız yaşadığımız ne varsa bize öğrettikleriyle birlikte, hepsini bırakmışız. Bırakmadıklarımızla yürümüşüz bu günlere. Ben neleri bırakmışız, nelerden vazgeçmişiz düşünmek ve notlarımı almak istiyorum komşu bakkaldan markete, süper markete, hiper markete ve hatta gros marketlere giden yolları hatırlamak için.
Sevim Karaman/2013