Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mayıs '12

 
Kategori
Futbol
Okunma Sayısı
525
 

Ekmekspor!

Ekmekspor!
 

Güne, kupa almış bir takımın taraftarı olarak başlarken İstanbul’da yaşamamak ve kendini Galatasaray Lisesi mezunu sanarak Malatya sokaklarında tur atmak sadece benim ruh halim değil galiba. İnsanların ruh hallerini incelerken koyu bir taraftarın gözünden sosyolojik bir analiz yapmak zor olsa gerek ama ben deneyeceğim!

Bizler niye takım tutuyoruz ya da bir futbol takımı tutma zorunluluğu niye var? Yeni gördüğümüz bir çocuğa “Hangi takımı tutuyorsun?” sorusunu kaçıncı sıraya sokuyoruz?

İsmin ney, nerelisin, hangi takımlısın!

İşte bu zorunluluk olayı farklı bir cevap karşısında hayretle karşılanabiliyor. Geçenlerde yeni tanıştığım bir ilkokul yaşındaki çocuğa “hangi takımlısın?” diye sorunca “Ekmekspor” cevabını duyunca çok şaşırmıştım. 9 yaşındaki bir erkek çocuğunun “ekmek” derdi olabilir mi, diye kafa yormuştum o cevabı aldıktan sonra.

Sonra elleri boyalı ayakkabı boyayan çocuklar aklıma geldi. Simit satan veya sakız satan minik çocuklar aklıma geldi. Tek derdi eve birkaç kuruş götürmek olan o simit satan “Ekmekspor” taraftarı çocuklar aklıma geldikten sonra Cumartesi akşamı yaptığım şenlikler aklıma geldi.

Beni bu kadar sevindiren olgu neydi? Ya da şampiyonluğu kaçıran Fenerbahçe taraftarlarının üzüntüsü niye bu kadar abartılıydı? O şampiyonluk maçını canlı izleyen FB taraftarlarının polisi topyekûn suçlu GS taraftarı görmesini ve hıncını gözlemlerken şaşırmayan milyonlar var! Olayı normalmiş gibi gören yorumları dinleyince “Ekmeksporcular” aklıma geldi.

Birilerinin kazandığı milyon dolarlara sevinen ve kendini bulutların üstünde gören ile birilerinin kaybettiği milyon dolarlara üzülen zihniyet aslında aynı mantıkla işlemekte. Beynimizin hangi noktasına yerleştiğini tam olarak bilmediğim bir “virüs” var sanki.

Yıllarını bu ülkeye hizmet için adamış, 30 yılını silâhaltında geçirmiş bir “Paşa”nın içeri alınmasına ve yıllarca tutuklu yargılanmasına üzülmeyen milyonların, hayatını müteahhitlik yaparak kazanan ve sonrasında FB başkanı olan bir insanın şike sonucu yapılan yargılamada içeri alınmasına milyonların tepkisini kıyas bile edemiyoruz. Tutukluluk sürelerinin uzun olmasına tepkiler Aziz Yıldırım üzerinden verilmesi sizce de garip değil mi?

Bizleri bu seviyeye getiren 100 metre uzunluğundaki çimli sahalarda deli gibi koşan 11’li oyuncular mı yoksa o 11’lerin kazandığı milyonlar mı? Beni o gece bulutların üstüne çıkaran Necati’nin hırsı mıydı yoksa Fatih Terim’in duruşu muydu? Haftada 5 kez idman yapan bu terli oyunculara niye bu kadar aşığız?

Bir spor gazetesinin yazarı o gece aynen şu cümleleri kurdu: “Bu tepkiler çok normal. 10 aydır yaşanan bu süreçte Fenerbahçe taraftarlarının halini ben normal buluyorum. Başkanları içeride, yöneticileri içeride...”

Bu insan ortalama 150.000 bin satan bir gazetenin yazarı... Bu yazarı bu hale getiren futbol ise bu spor dediğimiz şeyin içinde bir gariplik var. İşte bu garipliği bir türlü çözemiyorum!

Mahir Temur

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 110
Toplam yorum
: 57
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 518
Kayıt tarihi
: 21.12.09
 
 

1979 Malatya doğumluyum... Evreni kendi gözlüğümden (0,50-0,75) görmeye çalışan bir yazarım... Dü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster