​ Ekonomi Nasıl Bir Oyundur? / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Aralık '16

 
Kategori
Güncel
 

Ekonomi Nasıl Bir Oyundur?

Ekonomi kavramı ilginç bir alan; biz sıradan insanların anlamadığı, al dediklerinde aldığımız, sat dediklerinde sattığımız, ye dediklerinde yediğimiz, giy dediklerinde giydiğimiz ancak kararları genellikle kendimizin verdiğinden de kesinlikle emin olduğumuz; sürüler arasında bir koyun gibi yönlendiriliyor ve bu uğurda yönetiliyoruz. Orta Çağdan önce evcilleştirilen atlar gibiyiz.

Orta Çağdan çok önce evcilleştirilen atlar çeşitli insanların altında bir avuç taze ot uğruna kimi katillerin, kimi kralların, kimi silahşorların altında cepheden cepheye koşup durdular. Birbiri ile mücadele eden insanlar aynı meradan evcilleştirilen atlara bindiler. O atlar ki; bir avuç ot, yeşil bir çimen uğruna diyardan diyara sürülüp durdular. Sırtına eyer vurulan at zannetti ki, efendim beni çok seviyor; hâlbuki efendinin derdi kendi rahatıydı lakin at nasıl anlasın ki?

Sıradan insan; aslında her ülkede aynı; gidin bakın hepsi icat edilen alışverişleri yapabilmek ve ayakta kalabilmek için kendinin koymadığı kurallara harfiyen uyuyor, uymaya çalışıyor. Düşmanını da dostunu da kendi seçmediği gibi; çoğu sözde modern insan aslında bir manada belki de günümüzde en kolay yönlendirilebilen insanlar olsa gerek.

Bir arkadaş anlatıyor; “altı ay önce bir bilgisayar aldım. Autocad dersleri vermek istiyordum. Aile bütçeme biraz ek gelir sağlarım diye düşünmüştüm. İki bin lira verdim, bilgisayar aldım. Kişilerin ayağına gittim, ders verdim. Derslerimi anlatmak için her gün özel hazırlık yaptım. Altı ayın sonunda ekstradan bin lira kazandım diye sevinmiştim. Ancak altı ay önce aldığım bilgisayar iki bin liradan bin liraya düştü. Autocad firması başka bir üst versiyon çıkardı, talep azaldı. Ben hiçbir şey yapmasam da aynı durumda olacaktım. Altı aylık çabama ne oldu?”

Başka biri anlatıyor; “2006 yılının Ocak ayında bir ofis aldım. Ofisi almak için altınlarımı bozdurdum. O zamanlar bozdurduğum için biliyorum; küçük altın 35 liraydı ve ben o ofisi alabilmek için bin küçük altın değerinde altın bedeli para ödedim. Ofisin aradan on bir yıl geçmesine rağmen fiyatı yetmiş bin lira etmiyorken; benim bozdurduğum altınlar aldığım kiraları da üst üste koysan yüz bin lirayı bulmuyor. İşlem yapmakla mal sahibi oldum diye sevinirken, beş yüz küçük altın kaybettim. Belediye alfalt vergisi, emlak vergisi, OSB aidatı, kiracı kiraları ödemeden kaçtı, dert sahibi oldum. Almasaydım hiç bunlarla uğraşmayacağım gibi bu kadar da kaybım olmayacaktı” diyor.

Sanal bir dünyanın sanal insanları olarak yaşayıp gidiyoruz işte. Bu arada fizik kuralları asla tersine dönmüyor. Yağmur damlaları, dereleri, dereler nehirleri, nehirler denizleri, denizler okyanusları dolduruyor.

Bir yerde duymuştum, “milyon kazanmak isteyen ticaret yapar, milyar kazanmak isteyen savaş yapar” benzeri bir sözdü. Son yıllarda ülkemizde patlayan bombalar, artan terör olaylarını belki de bir de bu açıdan değerlendirmek gerek. Kazanan, kazancını katlayacak olanlar, kaybedecek olanlar kimlerdir doğru olarak değerlendirilirse savaşın ve çatışmanın gerçek tarafları doğru olarak anlaşılmış olur. Bir meranın koyununun diğer meranın koyunundan üstünlüğü ne olabilir? Eti, sütü ve yünü, biraz da emirlere itaat ederse ne ala. Etse de etmese de yollar aynı yere gider. Ya koyunu kurt yer, ya da sahibi yer. Sütü sağabilmek, koyunları kırpmak için ağıllamak gerek. Modern ağıllar, modern şehirler ve modernler...

Savaşların en güzel tarafı insanın elindekilerin hiçbir değerinin olmadığının bariz olarak defalarca kanıtlanmasıdır. Savaşın diğer tarafı ise; sıradan insanların elindekilerin bir anda el değiştirebilmesidir ki, bundan ala kazanç mı olur?

Atlara eyer vurulur, efendiler eyerlere kurulur. Çok merak ediyorum kardeş olan atlar karşıt grup haydutların altında kardeş kardeşin cesedini çiğnemiş midir? Bence kesin olmuştur! İnanıyorum…

 
Toplam blog
: 2271
: 163
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ih..