- Kategori
- Türkiye Ekonomisi
Ekonomik kriz hayatımızı nasıl etkiledi

Vatandaş artık deve b...kuna muhtaç.
Bazı meslekler vardır ki piyasanın nabzını tutarlar. Ekonomideki olumlu olumsuz gelişmeleri ilk önce onlar hisseder. Bu mesleklerden biri de benimde elimden geldiğince icra etmeye çalıştığım muhasebeciliktir. Her sektörden ve şirketlerden tutunda bakkala, kasaba ve esnafın her türlüsü ile ilişkilidir bizim mesleğimiz. Onlar para kazanır işleri iyi giderse bizlerinde tahsilatı iyidir. Onların işleri kötü giderse maalesef ilk önce de bizim aidatları keserler.
Eylül 2008 ayından itibaren yıllarca çalıştığım ve vergisini, ssk ödemesini ve benim aidatlarımı bir gün bile aksatmayan bazı müşterilerim bırakın benim aidatımı vergisini bile ödeyemiyor. İşçisinin parasını ise bölük pörçük zoraki ödeyebiliyor. İki gün önce görüştüğüm bir müşterim 16 günlük Mart ayı cirosunun yalnızca 400 TL olduğunu söyledi. Yanında çalışan tek personelin bile maaşını verememekten yakınıp işten çıkartmayı bile ciddi şekilde düşündüğünü iletti bana.
Bütün bunlar elbet benim ve ailemin yaşamını oldukça olumsuz etkiliyor. Ödemeler ise durmuyor. Bankalar süresi geldiğinde kredi taksitini ve kredi kartı ödemesini hemen istiyor. Başbakan’ın Kredi kartları borçluları dürüst değil demişti bir konuşmasında. Peki nasıl yapacağız çaresi nedir onu da bir söylese diyorum. Tahsilat yapamayınca ödemeleri mecburen kredi kartından avans çekerek ödeyebiliyoruz. Büyük kızım Üniversite de okuyor. Küçük kızım SBS sınavı için dershaneye gidiyor. Elektrik, su, büronun kirası, elemanın maaşı bütün bunları nasıl ödenecek. Hadi bakalım yüklen kredi kartına. Rakamlar kar topu gibi birden öyle bir yükseliyor ki şaşarsınız. Tahsilatın 3 krş. ödemelerin ise 10 krş olunca bu açık nasıl kapanacak. Ya şimdiden pes edip bankalara ödemiyorum diyeceksin ya da kredi kartına baş vuracaksın. Satış yapamayan müşterinin canını alacak değiliz ya. Ancak böyle kaç ay gider, kaç ay dayanırız orası meçhul. Büroyu kapatıp iş arayalım desek şirketler öncelikle beyaz yakalıları kapının önüne koyuyor. Yani mecburen işimizi yürüteceğiz. Bugün Mart’ın 19’u. Toplam tahsilatım büronun kirasını karşılamıyor. Eyyy sayın Başbakan kredi kartı borçluları dürüst değil dedin ya çaresi ne birde onu söyleyiver. Sayende 50 yaşından sonra elimizde kalan dürüstlüğümüzü de bir çırpıda alıverdin. Eh ne diyelim insan aynaya bakıp aynada gördüğü yüzü herkesin yüzünde görürmüş. Ne dersin acaba senin ki de öyle olabilir mi?.
Saygılar.
Ali İhsan Uğuz