- Kategori
- Ekonomi - Finans
Ekonomik kriz ve biz...

Bu günlerin devamlı güncel konusu, gazete ve televizyonlarda de devamlı olarak işlendiği gibi dünya çapında ekonomik kriz!
Bizim iktidar ve onların atadığı bürokratlar önemli açıklamalar yapmasa da, onların adına açıklamalar; hep destek, tam destek anlayışındaki AB den geliyor.
Bakınız, AB’nin ülkemiz için hazırladığı bir rapordaki ön görüler nelermiş?
Türk ekonomisinin 2009 yılında, dış talepteki daralma ve kredi temininin zorlaşmasıyla yavaşlayacağı uyarısında bulunulan raporda şu ifadelere yer veriliyor:
Türk ekonomisi, geçmiş yıllara kıyasla global krizi savuşturmaya çok daha hazırlıklıymış!
Fakat büyük dış finansman ihtiyacı şoklara karşı kırılganlığı artırıyormuş.
Aktif fiyatlarında ve dövizde halen süren düzeltme hareketi nedeniyle büyümenin hızla yavaşlaması kaçınılmazmış.
Bu yıl yüzde 3, 4 olarak beklenen büyüme hızının 2009’da yüzde 2, 7’ye ineceği tahmin ediliyormuş.
Türk ekonomisinin büyüme hızının 2010’da yaklaşık yüzde 4’e çıkacağı öngörülürken, raporda şu uyarılar yapılıyor:
Büyümenin yavaşlaması ve petrol fiyatlarının gerilemesi cari açık üzerindeki baskıyı hafifletse de, sanayi ve hizmet sektöründeki şirketlerin büyük finansman ihtiyacı, kırılganlık kaynağı olmayı sürdürüyormuş.
Eğer küresel finansal krizle, küresel ekonomideki yavaşlama daha sert ve daha uzun süreli yaşanırsa Türk ekonomisi daha ciddi bir uyum sürecine maruz kalabilirmiş.
AB Komisyonu raporunda, Türkiye’de bu yıl yüzde 1 olması beklenen istihdam artışının 2009 yılında yüzde 0, 4 ve 2010’da yüzde 1, 4’le süreceği öngörülüyor.
İşsizlik oranlarının önümüzdeki yıl yüzde 9, 5 ve 2010’da yüzde 9, 1 düzeyinde gerçekleşmesinin de beklendiği uyarısı yapılıyor.
Raporda, bu yıl gayri safi yurtiçi milli hâsılanın yüzde 6, 3’üne ulaşacak cari açığın önümüzdeki yıl yüzde 5, 4’e geriledikten sonra tekrar artmaya başlayarak 2010’da yüzde 6 düzeyine ulaşacağı da belirtiliyor.
AB’ye göre, Türkiye’nin kamu borç yükündeki azalma, küresel krizden olumsuz etkilenmeyecekmiş.
Buna göre 2008 yılı sonunda gayri safi yurtiçi hâsılanın yüzde 35, 1’ine gerileyecek kamu kesimi brüt borcu, 2009’da yüzde 34, 3’e ve 2010’da yüzde 33, 2’ye inecekmiş.
Eski bir siyasimizin söylediği gibi “Borç Yiğidin Kamçısı” olmaya devam edecek ve yıllardan beri süren faiz dışı uygulamasının pek de bir işe yaramadığı istatistikî verilere göre ortaya çıkmış oluyor.
Bu rapor doğrultusunda, alınması gereken tedbirlerin bir an önce alınıp, herkesin önünü görecek bir düzeye gelmesinin sağlanması ne kadar elzemse, iktidarın vurdumduymazlığı da o kadar acı bir gerçek!
Ufukta, IMF’nin öyle, böyle bir şekilde ümüğümüzü sıkacağı görülüyor.
Ekonomi ve finans konularında kabadayılık, efelenme gibi faktörlerin işe yaramadığı resimde görüldüğü gibi… İşe yaramıyor!