- Kategori
- Güncel
Ekranları kirleten evlilik programları

Savaşa giderken bir, denize girerken iki, evlenirken üç defa düşün. ( Rus atasözü )
"Türkiye'de evlenmeyen kalmasın" gibi şahane (!) bir sloganla televizyon ekranlarına çıkan Dest-i İzdivaç; klonlarıyla beraber 2 haneli sayılara ulaşmıştır artık. İnsanların bütün sorunlarını çözen bu kişiler tek derdin evlilik olduğunu düşünmekte sanırım.
Evlilik iki insanın hayatını birleştiren aşk ile katmerlenerek büyüyen kutsal bir müessese. Televizyonda ne kadar ayaklar altına alındığını hepimiz biliyoruz.
1 dakikalık karar anı gibi abuk bir şeyin olduğu programı mı yazsam, paravan arasında konuşarak mutlu sona ulaşmak isteyeni mi? Bu programlar parayla saadet olmaz lafını tarihin tozlu sayfalarına yolladılar. İstersen dünyanın en çirkini ol, yaşlısı ol, huysuzu ol; paran varsa maaş kuyruğu gibi kuyruğun olur bu programlarda.
Hiçbir işi günü olmayan ev kadınlarının bir numaralı adresidir evlilik programlarının yapıldığı stüduyolar. Şakşakçılar dediğimiz kısıma dahildir ayrıca bu kişiler. Belli bir meblağ bile almaktadırlar. Programdan programa koşan teyzeleri az mı gördük sanki? Ayla Taşlıtarla gibi adını bu tarz programlarla duyuran birini bile çıktı aralarından. Lobide kurarlar yakında.
Evlilik programına gelen kişilerin araştırması nasıl yapılıyor gerçekten merak ediyorum. Sokaktan geçenleri çağırıp al şu 10'luğu şu programda gözük mü diyorlar? Bir şeyi yapıyorsunuz madem tam yapın. İşte son örnek:
Star'da Zuhal Topal'ın sunduğu programa katılan yaşlı bir adamın zaten evli olduğu ortaya çıktı. Ancak şaşırıtcı olan kısım bu değildi. Adam ( amca - dede - uçmuş - kafayı sıyırmış ) "Hanım zaten biliyor benim evleneceğimi" gibi bir cümle sarfetti. O kadar rahattı ki bunu söylerken. Sanki manavdan domates alıyor. Nasıl bir pişkinliktir, nasıl bir halet-i ruhiyedir bu?
Yaşına başına bakmadan "Kendimi garantiye almadan boşanmam" diyen bu zat sanırım eş ( 2. hem de ) değil hizmetçi arıyor kendine. Eşini de geri götürülüp iade edilen mallardan sanıyordur kesin.