- Kategori
- Spor
Elazığspor'un transfer politikası

Gakkoşlar bu sezon süperligde kalabilecekmi.?
Süper Ligin yeni misafiri Elazığspor sezon öncesi kadrosunu oluşturmaya başladı. Ancak bu transferleri ile bu sezon gerçekten bu ligde misafir olacak gibi. Süper ligin tecrübeli oyuncularını bir araya toplayarak ilk bakışta yetenekli transferler yapılıyor olarak görülebilir. Ancak bu tecrübeli oyuncular aslında bir takım oyunu olan futbolda en önemli gücün birlik ve beraberlik olduğu olgusundan uzak karakterdeler. Ankaragücü'nden Fenerbahçe'ye büyük ümitlerle transfer olan Gökhan Emreciksin ile ikinci ligin eskimeyen oyuncuları Emre Toraman ile Orhan Ak buna en güzel örnektir. Gökhan breysel olarak yeteneği olan bir oyuncu olmakla birlikte sorunlu bir oyuncu. Gittiği takımlarda bir sezondan fazla oynadığı çok azdır. Bu yetenekli oyuncuda bir takımdaşlık ruhu olsa idi hiç bir takım bu oyuncu ile yollarını ayırmazdı. Keza Emre ve Orhan'da çalışkan mücadeleci oyuncular. Ancak takım ruhu için ideal oyuncular değiller. Westham dan alınan Julien Faubert ise tam bir enkaz transferdir. Bordeaux daki tecrübesinden sonra 2007 de Westham'a transfer olan oyuncu bir çok kez sakatlık geçirdi. Aşil tendon sakatlığından sonra bir kaç kez görev almasına rağmen bu süreler istikrarlı olamadı. 2008 de Real Madrid'e kiralanan oyuncu mazaretsiz bazı antrenmanlara katılmaması yanında disiplinsiz davranışlarını sürdürdü. 2009 yılında tekrar takımına döndü. Bu takımda ilk golünü 50. maçında atabildi. Faubert in hangi nedenlerle transfer edildiğini oldukça merak etmekteyim. 30 yaşındaki oyuncunun Elazığsporda gündem yaratacak örnek bir profesyonel geçmişi maalesef bulunmuyor.
Gençlerbirliği'nden alınan bir diğer transfer Herve Tum ise artık süperligin zorluğunu bilen ve bir çok süperlig takımında görev yapmış olması sebebiyle bir nebze olsun isabetli bir tercih olarak gözükmektedir. Forvet olmasına rağmen az sakatlanan oyuncu geçen yıl 30 lig maçında 15 gol atmayı başarmıştır. 33 yaşında olmasından başkaca bir handikap görünmemektedir. Tum, geçen yılki performansını egale edebilirse sanırım Elazığspor için yegane kurtuluş budur. Kaleci mevkiine İveşa' yı alan bordo beyazlılar bu konuda da çok güven vermeyen bir ismi transfer etmiş oldular. Eskişehirsporda ne kadar savruk goller yediğini defalarca izledik.
Bozüyükspordan alınan oyuncu Atahan ve Giresunspordan alınan Ali Zorlu'nun ise takımda çok sık şans bulacağını sanmıyoruz. Ali Zorlu 23 yaşında olması nedeniyle Atahan ise defansta olmasına rağmen geçen yıl attığı 8 gol ile golcu özelliği nedeniyle kendisini süperlige atabilmiştir. Her iki oyuncunun süperlig tecrübesi olmaması bu ligde tutunmaya çalışacak olan Elazığspor için bir handikaptır.
Sezer Badur ise Türkiye'ye geldiği ilk yılda Manisasporda kadro dışı kaldıktan sonra iki yıl amatörlüğe dönmüş sonrasında Karşıyaka, Sivasspor, Trabzonspor ve Gaziantepsporun formasını giymiştir. 4 yılda 4 kulüp değiştiren Sezer geçen yıl sadece 8 maçta şans bulabildi. Oda oldukça istikrarsız bir geçmişe sahip.
Şu ana kadar yapılan 8 transferden sadece Herve Tum kötünün iyisi olarak göze çarpmaktadır. Onun da yaşı sebebiyle soru işaretleri mevcuttur. Yukarıda dediğimiz gibi bir forvet olarak geçen yılki 15 gol barajına ulaşması Elazığspor için önemlidir.
Oyuncuların kişisel yetenekleri açısından söyleyecek hiçbir şeyimiz yok. Ancak iş 11 kişi ile sahaya çıktığınızda birlik beraberlik arkadaşlık ve takım için oynama konusuna gelince yeni transferlerin buna hiç uygun olmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Geçen yıl son maçlarda göreve gelen Bülent Uygun Kasımpaşa, Rİzespor Adanaspor ve hatta Konyaspor gibi takımların çok süpriz puan kayıpları sonrasında Elazığsporu bir anda süperlige itmiştir. Her ne şekilde olursa olsun sonuçta Elazığspor büyük başarı göstermiştir. Ancak amaç süper ligde kalıcı olmak ve uzun vadeli planlar yapmak olmalıdır. Süper ligde kalmak yükselmekten daha zordur.
İki yıl önce Bülent Uygun Bucaspor'da göreve başladığında,Bucasporda aynı Elazığspor gibi süperlige yeni yükselmişti. Tam 18 yeni oyuncu transferi ile takımı tamamen değiştiren ve bu konuda yetkileri kendinde olan Bülent Uygun sezonu tamamlamadan Eskişehirspora olaylı bir şekilde gitmişti. Geride ise ona güvenen ve herkonuda transfer yetkisi vererek tam 18 oyuncu transfer etmesine izin veren bir yönetim ve dağılmış bir takım kaldı. Son bir kaç haftada olağanüstü puanlar toplamasına rağmen Sait Karafırtınaları'ın çabası da sonuç vermedi ve Bucaspor maalesef küme düştü. Geçtiğimiz sezonu ise playy-off maçlarına bile kalamadan bitirdi. Oysa süperligden düşen bir takım oyuncu kalitesi ve tecrübesi ile en azından yükselme maçlarına kalacak performansı gösterebilmeliydi. Ancak sorun bir önceki sezondan gelen, gerek uyumsuz transferler gerekse bu transferlerin yarattığı ağır mali yükün taşınamıyacak boyutta olmasıydı. Gençler ligi kategorilerinde son 5 yıla damgasını vuran Bucasporun 18 oyuncu transfer etme lüksü ve hakkı varmıydı.? Altyapısı güçlü olan bu klübün bir kaç tecrübeli oyuncu ile süperligde ilk yıl kalıcı olmak sonrasında ise yavas yavas daha üst sıralara çıkma ve Avrupa kupaları hedefi olmalıydı. Şimdi aynı duruma Elazığspor sürüklenebilir. Yapılan transferler Elazığspor için bir kaç maçlık başarı getirse de uzun vadede başarı mümkün gözükmemektedir. Bu yıl süper ligden düşmeye aday bir takım görüntüsü vermektedir. Yeni oyuncuların bir kaçının sezonu bile tamamlayabilecekleri şüpheli olmakla birlikte umarız takımlarında başarılı olurlar ve şehrin ve taraftarının istediği ve özlediği sevinçleri onlara süper ligde de yaşatırlar. Ancak görünen köyünde kılavuz istemediği bellidir.