- Kategori
- Kültürler
Elbette o mahallenin sevgilisi ve onun da bir sevgilisi olacaktı.

Mahalle kültürü ile büyüyen bir neslin son kalıntıları olan bizim nesilden buralara, şuralara aktarılan kırık dökük cümleler betonlar arasında büyümüş nesillere bir şeyler anlatabilir mi? Onlar sanki bin sene önce yaşanmış bu kültüre inanabilir mi?. Yaşamadan zor.
Neydi mahalle?. Kendine göre kuralları olan en etkili, en güzel, en yardımlaşmalı, en dayanışmalı sosyal yaşam biçimiydi.
Sevgi, saygı, yardım ve paylaşmaya dayanan mahalle kültürünün daha bir çok güzellikleri vardı.
Mahalle takımında oynamak, mahalle çeşmesinde yıkanmak, mahalle camisinin minaresine çıkmak, mahalle bakkalından veresiye almak, mahalleye gelen, at arabasının döktüğü odunu-kömürü hep birlikte taşımak, mahallece piknik yapmak.
Mahalle kültüründe herkes aynıydı. O mahallede oturanların arasında sınıf ve üstünlük kavgası yoktu. Komşusu açken kimse de tok yatmazdı.
Mahallenin iğnecisi, mahallenin doktoru, mahallenin imamı, müezzini ve hatta bir kabadayısı vardı ve onlar saygın insanlardı.
Siz bakmayın şimdi her horozlanana mahalle kabadayısı dediklerine. Onun için mangal gibi yürek gerekliydi. Haraç aldıklarından değil, kendilerini mahalleye kalkan ettiklerindendi kabadayılıkları.
Bugün bilinen mahalle çocuğu, mahalle karısı, mahallenin delisi, mahallenin muhtarı deyimleri o zamanların mahalle kültürüne dahil olmamış elit tabakasının aşağılamalarıdır.
E bu kültüre sahip mahallenin de elbette aşkları da farklı olacaktı ama hüsranla ama mutlu sonla biten. Delicesine aşklar mahalle kültürünün doğal bir parçasıydı.
Elbette o mahallenin sevgilisi ve onun da bir sevgilisi olacaktı.
Ve 1960 lı yıllarda genelde Kadıköy Halk Eğitim merkezi ndeki Yurt sinemasında veya yazlık bahçe sinemalarında aile büyüklerimizle gidip, birlikte seyrettiğimiz ilk filmler de en çok sevilen filmler de bunlardı.
Mahalle adeta kendini bu filmlerde izler, filmin mutlaka olan şarkısı da haftalarca dillerden düşmezdi. .