- Kategori
- Kitap
Elif Şafak- Mahrem

Bu kitap hakkında yazabilir miyim acaba diye kaç gündür düşünüyorum… Yazsam ne yazarım, hakkını verebilir miyim acaba kitabın ve yazarının diye kendi içimde didişip durdum… Şu an bile acaba kitabın ruhuna ulaşabildim mi endişesi içindeyim.
En baştan şunu söylemeliyim Elif Şafak’ın bu kitabındaki dili Yunan tragedyalarındaki dili anımsattı bana. Hem de hiç acemice değil bu dil…
Fiziksel Ötekilerin üzerindeki bakışı her yönden ince ince aktarmış bizlere… Bakışın sahiplerini anlatmış… Bakışların tecavüzüne uğrayanları da anlatmış… Türk romanının dostoyevski’si olmuş Fiziksel ötekileri anlatırken…
İnsanlardaki merak fetişizmini, nedenlerini derin derin anlamaya çalışmış. Mahremiyeti ortadan kaldırmış… Kahramanlarını çırılçıplak soymuş ve onları toplum içine salmış. Toplumdaki ruhu soymaya çalışmış… Mahrem olan her şeyi ortaya döküvermiş…
Sonrada mahremiyetin olmadığı yaşamı yaşatmış kahramanlarına… Birde mahremiyetin olduğu durumları koymuş ortaya…
Belli bir amacı elbet vardır her yazarın… Belli bir düşünce yapısı elbet vardır. Ancak onları Elif Şafak elinden geldiğince saklamış… Ortalığı dağıtmış, toplamayı size bırakmış.
Yazarların asıl eserleri vardır… Asıl eser yazarı tüketir zaten bence. Elif Şafak’ın asıl eseri bence Mahrem.