Yeni Anayasanız da kısa sürede bize benzeyecektir! Boşuna uğraşmayın! / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mayıs '12

 
Kategori
Siyaset
 

Yeni Anayasanız da kısa sürede bize benzeyecektir! Boşuna uğraşmayın!

Yeni Anayasanız da kısa sürede bize benzeyecektir! Boşuna uğraşmayın!
 

 ‘’ İşbirlikçi burjuvazi ve emperyalistlerin, işçi sınıfı ile birlikte ezilen halkları esir aldığının resmi belgesidir. Meşru değildir.’’ desek anayasaya… Breh breh demek lazım bu tanımlamaya… Çoğu kişi ve kurum ne oluyoruz diye başlar bağırmaya…

‘’Ne anayasası kardeşim, Allahın emirleri varken kul yapısı anayasa yapmak ne demek?’’ Hadi cevap verin bu soruya… Cevabınızda mutlaka ‘’aforoz’’ korkusu olacaktır…

 ‘’Bir toplumun bu günü ve geleceği için vardıkları ortak kararların mutabakat belgesi desek nasıl olur acaba? Yani tasaları, sevinçleri, istemleri ve geleceklerini kurmak konusunda tüm toplumun üzerinde anlaştıkları ortak metin…’’  Çok uçuk oldu tüm toplum deyince değil mi?

Kısaca ve kabaca hatlarla çizmeye çalıştığım çerçevelerde anayasa mantığı var bu toplumda… Çünkü biliyoruz ki yine çoğunluk karar verecek anayasanın nasıl olması gerektiğine… Daha doğrusu güç odakları, hazırladıkları anayasayı çoğunluğa onaylattırılacak…

Ortak ruh, bilinç ve mutabakat varsa niye sürekli anayasalar değiştirilir? İşte asıl sorun budur… Cevabını bulmamız gereken soru budur… Anayasalar ile bir toplum şekillendirilemez… Anayasa ile ortak ruhta oluşturulamaz…

Bizim gibi ülkelerde çoğunluk tarafından kabul görmüş ortalama ruhun/mutabakatın, dışına çıkmış/çıkarılmış çok geniş kitleler vardır… İşte bunların durumları yön verir anayasa değişikliklerine… Bazen bu kitleleri çoğunluğun ruhuna/mutabakatına uydurmak, bazen de bu kitleleri çoğunluğun şerrinden korumak için değişiklikler yapılır…

Toplumda ortak ruh/mutabakat olsaydı, mevcut Anayasa  bin yıl daha idare ederdi bizleri. Ancak bizdeki anayasa asıl olarak AMAyasadır… Asıl amacı devleti topluma karşı korumaktır… Kendisini devlet yerine koyanların elinde adeta oyuncağa dönmüştür…

Şu anda yapılması düşünülen anayasa için oluşan egemen kanı; çoğunluk dışına itilmiş kitlelerin en temel haklarını korumak için yapılması düşünülmektedir. İşin en garip tarafı bu koruma devlete karşı düşünülmektedir… Yani çoğunluk ve devlet ‘’kendi ötekilerini yaratmış’’ ve şimdi de onları, kendisinden koruyacak yasaları yine kendisi çıkarmayı düşünmektedir.

Çoğunluk ruhuna/mutabakatına adım adım gitmek yerine sürekli ötekilerini yaratan sistem hangi anayasayı seçerse seçsin sonuç değişmeyecektir. Bazen sistem faşizanlaşacak, bazen de kısmi olarak rahatlama sağlanacaktır...

Sonuç olarak toplum/sistem/ortalama kişilik değişmedikten sonra bizler daha çok anayasalar görürüz… Bu dünyadaki en ideal anayasaları bile biz toplum olarak kendimize çevirebiliriz… İnsan hakları, adalet ve evrensel değerlerin ince ince hesaplanıp yazıldığı bir anayasa bile şu anki toplumsal ruh tarafından üç maymuna çevrilerek uygulanacaktır. Bundan zerre kadar kuşkum yok benim.

Ortak ruhun/mutabakatın temelini eğer evrensel değerler, insan hakları de demokrasi oluşturabilse, dünyanın en kötü anayasası bile insanların elinde mucizelere yol açabilir… Bunlar yoksa dünyanın en iyi anayasası bile elimizde gülünç duruma düşecektir… İşte bu yüzden bu anayasa ötekileştirilmiş insanları korumak üzerinde kurgulansa bile, şark kurnazlığımıza kurban gidecektir… Çünkü kuraldır; toplum hak ettiklerince yönetilir ve hak ettiklerini yaşar…

 
Toplam blog
: 615
: 948
Kayıt tarihi
: 25.06.10
 
 

1959 Denizli doğumluyum.. İ.Ü. İktisat Mezunuyum.. Emekliyim ve hala çalışıyorum.. Yaşam bizden önce..