- Kategori
- Futbol
Elimizi kolumuzu sallaya sallaya.

Güle oynaya
Fortis Kupasının grup karşılaşmaları bitti.
Fenerbahçe’miz dört’e dört yaparak 12 puan topladı ve bir üst tura çıktık.
Son maçımız bugün Eskişehirspor’la oynuyoruz. Geçen hafta Tokatspor karşısında kar üzerinde yapılan zorlu mücadeleyi kazanmıştık. Bugün ise kar yoktu ve karşımızda Süper Ligin zorlu ekibi vardır. Açıkçası ben tedirgindim. Ama maçı 3-0 kazandık.
Alex, Deivid ve Roberto Carlos’un golleri ile.
Şimdi gelelim maça.
Trabzonspor maçı öncesi de ciddi hazırlık maçı görüntüsündeydi. Gerçi rakibimiz 64 dakika boyunca 10 kişi vardı karşımızda. Ben maça biraz geç geldim. Daha gol olmamıştı ve kırmızı kartlık olay da anladığım kadarıyla birkaç saniye önce olmuştu.
28. dakikada Alex golümüzü atıyor. Ne tesadüf maçı izlemeye geldiğim mekâna girer girmez golü bulduk ya. Kendimi bir yerde şanslı hissettim. İşte o andan itibaren maçı sonuna kadar izliyorum.
İlk aklıma gelen soru şu oldu. İlk devre de Eskişehirspor Galatasaray’ı yenip bize de taş söktürmemiş miydi? Simdi diyeceksiniz 10 kişi ile size karşı gelemediler. Ben de soruyorum. Emre Özkan’ın cezası neydi. Gökhan Gönül’ü ceza sahasına girerken düşürmesi mi? Zaten direk kırmızı kart görmese bile 2 dakika önce bir sarı kartı varmış ikinci sarıdan da atılabilirmiş. Ben şöyle düşünmekteyim. Rakiplerimiz bizi çekemiyorlar. Dikkatli oynamaya çalışıyorlar ve ellerini, ağızlarını bulaştırıyorlar.
Biz şu an ki oyunumuzla bütün rakiplerimizin oyunlarını bozar ezer geçeriz. Bunu nereden anladınız dersiniz.
Alex takımdan kalmalı mı kalmamalı mı tartışmalarını sona erdirmişler kendiişlerine bakıyorlar. Alex günündeydi. Ben bu takımın başında dümencisiyim der gibi canla başla çalıştı. Daha ne yapsın ki.
Semih oyuna girdikten sonra etkili olmaya çalıştı. Sakatlıktan sonra ancak bu kadar olabiliyor. Zamanla eski formuna girecek görüşündeyim.
Deivid bazen agresif hareketleri var olmasına rağmen attığı gol güzeldi. Ama kaçırdığı golde biraz acele etti.
Volkan Babacan genç olmasına rağmen kalede güven veriyor. Dede bu kaleci ile 2. devrede devam edecek olursa şaşırmayın derim.
Roberto Carlos’a diyeceğim yok. Klâs oyuncu o kadar da olsun.
Takım yavaş, yavaş rayına oturuyor. Elbette eksiklerimiz yok mu? Var ve onlar da haftaya kadar tamamlanır.
Haftaya kaldığımız yerden devam ediyoruz.
İlk maçımız Trabzonspor’la. Hamsiyi öyle çok seviyorum ki.
Hu uşağum siz miydiniz? Bizim burada Cumartesi günleri pazar kurulur. Pazarın bir köşesin de balık satılır. En iyisi mi sardalya alacağıma bir ya da iki kilo hamsi alayım.
“HAMSİYE GEL HAMSİYE!”
Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır