​ Emekliler nasıl geçiniyor / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Eylül '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Emekliler nasıl geçiniyor

Emekliler nasıl geçiniyor
 

Görsel alıntı


Efendim, sizlerde duydunuz, sizlerde okudunuz. Yetkili ve mezun ağızlardan “ Emekli aylıklarına seçimden sonra zam yapılacak” diyorlar. Cak, cak, mış, mış.

Peki, neden seçimden önce yapılmıyor muş? Bunlar yıllardır emeklileri emekleyen çocuklar yerine koydular.

Bunların sözleri ayrı, özleri ayrı. Çekilecek tahammül, edilecek güç kalmadı gayrı. 

Emeklileri öncelikle dört gruba ayırmak lazım:

Birinci sınıf emekliler.

İkinci sınıf emekliler.

Üçüncü sınıf emekliler.

Dördüncü sınıf emekliler.

Birinci sınıf emeklileri yazmaya gerek yok. Onlar Sayın, Bakanlardır, Sayın, Milletvekilleridir, Sayın Müsteşarlardır, Sayın, Genel müdürlerdir, Yargının Sayın,  Başkanları ve üyeleridir ki onlar bu dünyanın yalancı cennetinde yaşamaktadırlar.

Dördüncü sınıf emekliler ise Bağ kurludur, Sosyal sigortalıdır Onların durumunu yürek ve vicdan yazmayı müsaade etmez. Şükürler olsun onları da Allah yarattı, onlarda Allahın kullarıdır. Bizim insanlarımızdır onurlarımızdır. Kader utansın. 

Gelelim 2. ve 3. sınıf emeklilere:

Bu sınıfa giren emekliler çaresiz kaldıkları için, saç ve sakal tıraşlarını, saç boyamalarını evde yaparlar.

Hanımlar erkeklerin saçlarını keser ve boyar erkeklerde hanımların saçlarını keser ve boyalarlar. Kuaförleri rüyalarında bile görmezler.

Evin badana ve boya işlerini kendileri yapar. Boyacı falan tanımazlar.

Ceket pantolon gibi giysilerini Kuru temizleyiciye götüremezler, evde çamaşır makinesinde yıkarlar, iki gün güneşte bekletirler gelinlerin ya da kendileri yarım günde ütü işini bitirirler. Kuru temizleyicinin sokağından dahi geçmezler.

Semt pazarlarına gündüz erken gidemezler, akşamüstü giderler ki sabahın aşırı fiyatlarından biraz olsun kurtulsunlar.

Üç yerine iki, iki yerine bir ekmek alırlar, arta kalanı buzdolabında değerlendirirler.

Elektrik, su, telefon parasını aracıların vasıtasıyla yatırmazlar, PTT şubelerine veya veznelere yatırmak için kuyruğa girmeyi tercih ederler.

Kışlık ihtiyacı kömür yerine talaş veya bir kaç battaniye kullanmayı tercih ederler.

Doktorun yazdığı ilaç yüzdesi yüzünden reçetede yazılı ilaçları birkaç gün sonra alırlar. 

Gece elektrik düğmelerinin, su musluklarının açık olup olmadığını kontrol etmeden yatmazlar.

Park ve sair gezilerinde evde hazırladıkları çay demliği ile giderler. Kuru pasta, kurabiye yerine simit tercih ederler. 

Kimi oğluna ait, kimi de kızına ait eski, lakin temiz kalmış giysileri giymekten onur duyarlar.

Uçakları sadece gökyüzünde giderken görürler. Akdeniz, Marmara, Ege, Karadeniz veya Doğu seyahatlerinden tamamen muaftırlar.

Pirinç, bulgur, nohut, kuru fasulye gibi ihtiyaç maddelerini şehirde pahallı olduğu için köylerden veya ilçelerden daha ucuza temin ederler.

Daralmış, hüzünlü yürek müsaade etmediği için çarşıda, caddelerde vitrinleri seyretmezler.

Torunlarına iç dünyalarından geçen harçlığı veremedikleri için hep hüzünlüdürler.  

Tatil yapamazlar, yakınlarını ziyarete gidemezler.

En yakınlarının düğünlerine gidemezler, giyilecek elbise bir yandan, takılacak takı diğer yandan engel olur önlerine çıkar.  

Yakını veya uzağı gösteren gözlüklerinin çerçevelerini yapıştırıcı ile muhkem hale getirirler.

Allah hayra delalet etsin rüyalarında hep damdan düştüklerini görürler.

Kurban kesmezler, ucuz kıyma için beş, on kasap gezerler.

Biri başa, diğeri ayaklara bakar diye ayakkabılarını evde boyalarlar. Bu dünyanın cefası ahretin sefası olduğuna inanırlar.

Çalışmak mecburiyetinde kalanların ne gibi işleri yaptıklarını yüreğim yazmaya izin vermiyor. İki kasadan ibaret sebze satışından tutunuz, çakmaklara gaz doldurma, simit satma, ayakkabı boyama işini yapan emeklimizi tanıyorum. Fazla söze gerek var mı?  

Kesinlikle bütün siyasi iktidarlar tarafından kandırıldıklarına inanırlar.

Emekliler diyorlar ki biz siyasi iktidarlarla ahretin yüce divanında görüşeceğiz.  

Emekliler diyorlar ki, siyasi iktidarlar esasa göçtüklerinde sakın orada yakalı gömlek giymesinler, çünkü ellerimiz onların beyaz yakalarında olacaktır.

Bu ülkenin koyunları,Shrek koyun gibi kırpılmamak için özgürlüğü ve onuru seçmedikleri müddetçe daima sıradan koyun kalacaklar. Sütleri, etleri ve yünleri hep ellerin olacak.

 

 

Kıymetli okurlarımıza saygılar sunuyorum.

Mehmet BURAKGAZİ / MERSİN

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 
Toplam blog
: 608
: 2204
Kayıt tarihi
: 12.04.12
 
 

Bingöl'de, Baharın son ayında, ikindi üzeri un ambarı (kiler) arkasında, ebesiz, hemşiresiz, Emin..