- Kategori
- Anne-Babalar
Emine' m

Çoğu insan anne babasıyla doğar büyür. Herkesin, ağız tatları, hayat görüşü, yaşam biçimi, ahlak anlayışı gibi temel yaşam kuralları, aile içinde gelişir. Eminim ki bu görüşlerin, ömür boyunca değişmesi çok olası değildir. Ancak aynı yönde, artı eksi küçük gelişmeler göstermesi kaçınılmazdır. Eğer çok kısa zamanlarda ve hızlı değişiklikler gösterseydi; kimse, eş, arkadaş, dost, akıl hocası seçiminde bu kadar ısrarcı olmazdı.
Aile içinde çocuklara, arkadaşının anne babasının kim oldukları ne iş yaptıkları, kız ya da erkek arkadaşlarının ailesinin geçmişi, öğretmeninin nereli olduğu gibi sık sorulan sorularla karşılaşmazdık. Irklar, sülaleler, milletler de bugünkü biçimini almazdı.
Hayatımız şekil verirken annelerimizin yeri bir başkadır. Ne kadar büyüsek de onun sıcaklığını aramakla ömrümüz gelir geçer. Müsaadenizle sevgili annemden biraz bahsetmek istiyorum. Onu, ilk tanımaya başladığımda benim şu anki yaşlarımdaydı. Fakat her çocuğun annesini gördüğü gibi bana göre çok büyük ve ulaşılmazdı. Kimse onun gibi olamazdı. Benden büyük dört kardeşimin yetiştirilmesinde yeterince emek sarf etmiş, onları hayattaki yeni yolculuklarına hazırlamakla meşguldü. Ben ise onun tabiriyle, arada büyümekle meşguldüm. Müthiş bir aşçı, harikulade bir terzidir.
En çok sevdiği şeylerin başında çocuklar ve çiçekler gelir. En nefret ettiği şeyler ise yalan ve iftiradır. Bana göre ise (her çocuğun anne sevgisi gibi) tam anlamıyla, dört dörtlük bir annedir.
Taze somun ekmeği gibi duran kolları, tombul ama biçimli parmakları, uzun boyu, ağırcana kilosu, anlayana arka planda parlamaya hazır sevgiyle bakan gözleriyle hiçbir anne benimkinden daha mükemmel olamaz diye düşünürüm. Nusret ağabeyimin her zaman ekşi bulduğu yoğurdunu, Fatma ve Yıldız ablalarımın daima eleştirdiği ev dekorasyonunu, Adnan ağabeyimin fazla yufka bulduğu yüreğini her zaman ve herkesten çok sevdim.
Bizlere, büyüklere, küçüklere nasıl davranılacağını, hayata nasıl sarılmamız gerektiğini, korkusuz sevecen olmayı, ağlamanın gülmenin zamanını ve dozajını, ağırbaşlı atılgan, sağlıklı olmayı, misafirperver olmayı, ulaşılmaz ve bir o kadar da yakın olunmayı, dostluğu düşmanlığı, sevgiyi nefreti, sanatı sporu, gezmeyi eğlenmeyi, din duygusunu ve hayata dair her şeyi bıkmadan, usanmadan, defalarca, neşretmiştir. Onun stilinde ve mükemmel hiçbir insan yoktur dünya üzerinde değil mi? Abartmıyorum değil mi?
Gerçekte tüm çocuklar, annelerini benim gözümle görüyorlar ama biliyorum ki benim annem yine de dünyanın en iyi annesi.
Sana olan sevgim, seni sevmeye yetmese de ben hepsini vermeye devam edeceğim.
Tüm annelere saygılarımla.