- Kategori
- Anılar
Emine ve Faik Aşçı’nın annesi…

“An belki geçicidir,
fakat hatıra ebediyen kalıcıdır.”
Bud Meyer
“Hatırlanma sanatı,
dikkati çekme sanatıdır.”
Samuel Johnson
Fotoğraf karelerindeki Senirkentli Sabriye Teyze’yi genç öğretmen Emine Aşçı ve kardeşi ortaokul öğrencisi Faik Aşçı’nın anneleri olarak tanıdım. Nasıl mı? 1970'li yılların başlarında Isparta-Eğirdir Barla Kasabası İlkokulu Müdürlüğü görevini yürüttüğüm yıllarda…Campbell’in:“Arkada bıraktıklarımızın hatıralarında yaşamak, ölmemektir.” Özdeyişi belleğimde dalgalandı!
Senirkentli Sabriye Teyze’yi emekli öğretmen Emine Aşçı ile İnşaat Mühendisi Faik Aşçı’nın anneleri olarak tanıdım. İletişimimiz yıllarca sürdü. Bu iki özverili evlatların yanında ilerlemiş yaşının son günlerini geçirdi! Kimi zaman ziyaret edip görüştüğümüz günlerde geçmişin neşeyle güne taşındığı da oldu. “Hayatımızda en yüce, en güçlü ve faydalı dayanağımız, ana baba evinden kalma hatıralarımızdır.” Diyor Dostoyevski…
Neşesinden, yaşama gülümseyen bakışından bir şey kaybetmeden birkaç ay önce dünyamızdan göçtüğünü Isparta’da olduğum Kurban Bayramında elemle öğrendim! Uzun çizgide dizi dizi anıları geçti belleğimden bir bir…
Dün oğlu Faik’i görev yaptığı kurumda ziyaret ederek baş sağlığı dileklerimi ilettim. Ardında bıraktığı güzellikleri; konukseverliğini, performansını, pratikliğini, soyadını da uygun hünerli, başarılı bir ev kadını ve özverili bir anne olduğunu konuştuk. Ruşen Eşref Ünaydın’ın değerlendirmesiyle: “Boşuna geçip giden ömürde, hatıraları anmak, yaşamayı uzatmak mıdır, kısaltmak mı?” tartışılır.
Anıların tatlısı da acısı da insanoğluna ıstırap verir. Çok anı var aktarılacak. Ne ki kimileri anlatılmaz, yaşanır! Söz uçar, yazı kalır. Eski anılar, yeni umutlar olmalıdır, sözünden hareketle; yeri aydınlık olsun ve geride kalanlarının başı sağ olsun, diyorum.
*
muhsindurucan@hotmail.com