- Kategori
- Alışveriş - Moda
En 'Vogue' hareketler
Bir erkeğin modaya ilgisi ne kadarsa benimde ilgim o kadar aslında. Ne çok içinde ne de çok dışında. Moda dergilerini bile sadece gazete bayiilerinde görüp kapak güzelini kesmekten ibaret özetle. Ancak bu yılın başından beri bir ‘Vogue’ furyasıdır gidiyor. Çıkışı bir olay, reklamı bir olay, Hüseyin Çağlayan’ın söylemi ayrı olay oldu. Merak edip aldım. Hemde her sayısını. Doğrusunu söylemek lazım, evet moda dergisi ancak salt moda dolu değil sayfalar. Yeryüzünde modanın dışında renkli işlerle uğraşan insanlar, değişik mekanlar, yerler, içi dolu hikayeler gibi kaleme alınan yazılar var. Mesela Ahmet Ümit’in yazıları, Tuba Büyüküstün’ün muhteşem resimleri (ki bence Victoria Beckham’dan daha çok beyendim) , güzel hatunlar, fotoğralar , evler ve daha bir çok ilgi çekici konu var bu dergide. Arada takıldıklarım, saçma bulduklarımda var elbette. Örneğin bu dergi ‘kadın modası’nı temel almış zira erkek giyimine pek değinilmiyor. Yok değil, araya serpiştirilmiş ancak ‘kadın hakimiyeti’ gözle görülür bir farkla işleniyor. Binlerce liralık çantalar, artık fiyatı ne kadarsa belirtilmeyen elbiseler hem ‘en üst’ gruba fikir, hemde ‘alt ve orta’ gruba ilham veriyor. Saçma bulduklarımın başında Tavi Gevinson var.
Ergenlik çağında okula gidip normal bir birey gibi yaşaması gerekirken, bu kız kalkıp blog oluşturmuş, o da yetmemiş ünlü markaların saygınlığını kazanmış, o da yetmemiş defilelerde en önlerde yer bulmuş kendine. Bir diğeride Charles Guislain. Bu hele en vahimi. İtalya’da ki Vogue’da yazı yazmaya başlamış. Ancak bu arkadaşımız bir ‘erkek’. Merak edenlerin görsellerden kendisini ‘google’laması gerekiyor. Vogue’un hayatıma kattığı bu renkli ayrıntılar günümü neşelendiriyor. Ancak o dünyanında rengine kapınılmaması gerektiğinide bariz bir şekilde ortaya koyuyor.
Ergenlik çağında okula gidip normal bir birey gibi yaşaması gerekirken, bu kız kalkıp blog oluşturmuş, o da yetmemiş ünlü markaların saygınlığını kazanmış, o da yetmemiş defilelerde en önlerde yer bulmuş kendine. Bir diğeride Charles Guislain. Bu hele en vahimi. İtalya’da ki Vogue’da yazı yazmaya başlamış. Ancak bu arkadaşımız bir ‘erkek’. Merak edenlerin görsellerden kendisini ‘google’laması gerekiyor. Vogue’un hayatıma kattığı bu renkli ayrıntılar günümü neşelendiriyor. Ancak o dünyanında rengine kapınılmaması gerektiğinide bariz bir şekilde ortaya koyuyor.