- Kategori
- Aşk - Evlilik
En hüzünlü günümde bile sen varsın

Işıklar kapanıyor gözlerimin önünde bir perde. Nerede olmaya çalıştığımı ya da nerede olduğumu düşünüyorum. İçim ürperiyor. Olmadığım kadar hüzün yüklüyüm be gece. Aklımda düşünceler yağmuru. Gitsem mi! Yollara revan olup istemediğim yerlerde istemeğim düşlerde saklansam mı? Kaçmaya çalışıyorum. Neye sığındığımı anlamıyorum ya da beni böyle etkileyen sebepleri bilmiyorum. Çıkamıyorum dört bir yanım çevrili engeller var bu gece en hüzünlü yazılarımı yazabilirim.
Yaşam kendi istediği gibi yönlendiriyor bizi. Çaresiz boyun eğiyoruz anlamsız her şeye. Aşk ayakta tutuyor yıkılmaya yüz tutan umutları.
Vakit git diyor artık aklımda soru işaretleriyle. Çıkıyorum hiç kimseni olmadığı yerlerde kimsesiz düşlere dalarak. Düşünüyorum yağmur düşüyor ayaklarıma gözlerime akıyor. Islanıyorum daha çok ıslanmak istiyorum olmadığım kadar üşümek istiyorum. Yürümeye devam ediyorum.
Bilmediğim sokakların, bilinmeyen bir köşesine diz çöküyorum. Etrafımı izliyorum, sanki tüm gözler üzerimde bana bakıyor yoldan geçenler, ama hiç bir şey göremiyorum ya da görmek istemiyorum.
Bu gece en anlamsız düşünceler içerisinde boğulabilirim. Ve daha çok ıslanabilirim yağmurla, üşüyebilirim.
Kışın en acımasız olduğu günlerden bir gün yüreğim yanıyor. Aşk beni ayakta tutuyor yine yarıyor düşüncelerimi. Seviyorum hayata anlam katıyor sevmelerim. Peki, o biliyor mu bunu. Ben biliyorum, sokaktan geçen insanlar biliyor, kuşlar biliyor o biliyor mu? Aşk beni ayakta tutuyor hayatıma anlam katıyor. Ve hep haykırma isteği doğuruyor. Çıkıp şehrin en kalabalık caddesinde herkesin arasında bir deli gibi haykırmak istiyorum.
Ben seviyorum, insanlar seviyor, herkes seviyor. O seviyor mu ve gerçekten sevdiğimi biliyor mu?
Bu gece bana geldi yine. Karşımda olmasa da bu gece bana geldi yine düşlerdeydi, hayallerimde, uykuya daldığım anda bendeydi. Kulağıma fısıldıyordu belki diyordu ama başka bir şey söylemiyordu. Gidiyordu daha sonra tekrar dönüyordu tekrar kulağıma yaklaşıyor fısıldıyordu zaman diyordu. Anlam veremiyordum birden kalkıp mutfağa koşuyordum. Balkonun penceresinden Adana’ya bakıyordum. Şehir ayaklarımın altına uzanmıştı. Basıp geçmek istiyordum. Koşarak gitmek beni çağırıyordu. Dağların üzerinde koşmak istiyordum. Beyaza bürünmüş dağların eteğinde izler bırakarak koşmak ona gitmek.
Aşk beni olmadık zorluklara atan ve savaşa zorlayan. Yaşamaya çalışıyorum var gücümle yanımda olamayan aşka ağlıyorum.
Büyütüyorum içimi acıtıyor. Saçlarını okşayamıyorum, tenine dokunamıyorum, kulağına
aşkı anlatamıyorum ama içimde büyütüyorum. İçimi acıtıyor en hüzünlü gecelerde beni yalnız bırakıyor.
Seviyorum yaşamaya çalışmak için, onlu düşler için, ona ulaşabilme için seviyorum. Anlamını bile bile seviyorum. Özlem çekiyorum acı çekiyorum ama seviyorum.
Bu gece kendimden geçebilirim olmadığım kadar hüzünlü olabilirim ama her şeye rağmen seviyorum.
Yaşam kendi istediği gibi yönlendiriyor bizi. Çaresiz boyun eğiyoruz anlamsız her şeye. Aşk ayakta tutuyor yıkılmaya yüz tutan umutları.
Vakit git diyor artık aklımda soru işaretleriyle. Çıkıyorum hiç kimseni olmadığı yerlerde kimsesiz düşlere dalarak. Düşünüyorum yağmur düşüyor ayaklarıma gözlerime akıyor. Islanıyorum daha çok ıslanmak istiyorum olmadığım kadar üşümek istiyorum. Yürümeye devam ediyorum.
Bilmediğim sokakların, bilinmeyen bir köşesine diz çöküyorum. Etrafımı izliyorum, sanki tüm gözler üzerimde bana bakıyor yoldan geçenler, ama hiç bir şey göremiyorum ya da görmek istemiyorum.
Bu gece en anlamsız düşünceler içerisinde boğulabilirim. Ve daha çok ıslanabilirim yağmurla, üşüyebilirim.
Kışın en acımasız olduğu günlerden bir gün yüreğim yanıyor. Aşk beni ayakta tutuyor yine yarıyor düşüncelerimi. Seviyorum hayata anlam katıyor sevmelerim. Peki, o biliyor mu bunu. Ben biliyorum, sokaktan geçen insanlar biliyor, kuşlar biliyor o biliyor mu? Aşk beni ayakta tutuyor hayatıma anlam katıyor. Ve hep haykırma isteği doğuruyor. Çıkıp şehrin en kalabalık caddesinde herkesin arasında bir deli gibi haykırmak istiyorum.
Ben seviyorum, insanlar seviyor, herkes seviyor. O seviyor mu ve gerçekten sevdiğimi biliyor mu?
Bu gece bana geldi yine. Karşımda olmasa da bu gece bana geldi yine düşlerdeydi, hayallerimde, uykuya daldığım anda bendeydi. Kulağıma fısıldıyordu belki diyordu ama başka bir şey söylemiyordu. Gidiyordu daha sonra tekrar dönüyordu tekrar kulağıma yaklaşıyor fısıldıyordu zaman diyordu. Anlam veremiyordum birden kalkıp mutfağa koşuyordum. Balkonun penceresinden Adana’ya bakıyordum. Şehir ayaklarımın altına uzanmıştı. Basıp geçmek istiyordum. Koşarak gitmek beni çağırıyordu. Dağların üzerinde koşmak istiyordum. Beyaza bürünmüş dağların eteğinde izler bırakarak koşmak ona gitmek.
Aşk beni olmadık zorluklara atan ve savaşa zorlayan. Yaşamaya çalışıyorum var gücümle yanımda olamayan aşka ağlıyorum.
Büyütüyorum içimi acıtıyor. Saçlarını okşayamıyorum, tenine dokunamıyorum, kulağına
aşkı anlatamıyorum ama içimde büyütüyorum. İçimi acıtıyor en hüzünlü gecelerde beni yalnız bırakıyor.
Seviyorum yaşamaya çalışmak için, onlu düşler için, ona ulaşabilme için seviyorum. Anlamını bile bile seviyorum. Özlem çekiyorum acı çekiyorum ama seviyorum.
Bu gece kendimden geçebilirim olmadığım kadar hüzünlü olabilirim ama her şeye rağmen seviyorum.