- Kategori
- Aşk - Evlilik
Bu Şehir duygularına cevap vermeyecek

Aklına gelmez düşünmek istemezsin bazen ama ister istemez içerisinde bulursun, endişelere kapılırsın. Duygu fırtınaları içerisinde şehrin gezmedik sokağı kalmaz. Sokaklarda ilerlersin kurtulmaya çalıştıkça hasta bir hücre gibi çoğalır düşünceler büyür bazen yutar seni ümitsizliğe kapılırsın. Yaşanmışlıkların olduğu şehir senin duygularını sarmaya yetmez. Biti verir birden aynı yerde dolaşırsın ama hep başladığın noktaya dönersin. Tam çıkış yolunu buldum düşüncesine kapıldığın anda her şey biter, eskiye dönersin kaçmak istediğin noktalara. Ve olduğun şehir duygularını cevap vermez. Hiçbir el uzanmaz. Yitirdiğin ne varsa hep karşına çıkar ve seni yıpratır.
Akla geldiğinde ne güzel olur şehrin her bir köşesi. Ve anılar vardır her köşesinde. Ellerin kenetlendiği yüreklerin bir attığı şehrin ışıkları altında yürünen yollar… Hiç birini yitirmek istemezsin ama yüreğin hüzünlere bürünür ondan nefret etsen de yanında olsun istersin ama olmaz olmayacaktır da… Ümitsizlikler içerisinde dolaşamaya devam edersin kaçamaya çalıştığın anılar bir bir karşına çıkar. Bir parkın her hangi bir bankında geçirdiğin zaman. Sarılmaya çalıştığın dakikalar ne tepki verecek diye döktüğün ecel terleri gülümsemeler… Koşarak yollarına çıkmaya çalıştığın günler. Karşılıksız duygular bir bir su yüzüne çıkacaktır, akla geldiğinde ama her şeye rağmen şehir duygularına cevap vermeyecektir. Gitmeler gelecektir akla nereye olduğunu bulmaya çalışırsın, düşünürsün ama bulamazsın… Hayallerde canlandırdığı yerlerin hepsi yitirilmiş yıllar gibi karşına çıkacaktır. Yoktu çünkü olmamıştı öyle bir şehir sevgili ile kurulmuştu o hayaller.
Ölüm akla bile gelmeyecektir çünkü yaşayarak ölecektir aşka inandığı için. Sevilmeden acı çekerek ölecektir.
Koşuşlar tükenecektir… Şehir her şeye rağmen duygulara cevap vermeyecektir. Sınırlar yok olacaktır ama gidecek hiçbir yer kalmayacaktır akla geldikçe yitirilmiş sevdaların tozları arasında kaybolacaktır. Düşünceler alabildiğince uzayacaktır. İçerisinden çıkılmayacak bir denklem gibi zaman kavramını alt üst edecektir.
Olmasını istediğin yerlerde olmayınca hüzünlere bürüneceksin çünkü hiç olmayacak kaybedilen aşklar. Çaresiz dolaşacaksın yine şehrin sokaklarında, yaşanmışlıkları arayacaksın koşacaksın. Yağmur göletlerinde ayağın suya gire çıka koşacaksın ıslanmak için elinden gelen her şeyi yapacaksın çimlere uzanacaksın. Hep bir yerin boş kalacak, oran hep sızlayacak… Farkına vardığında çok geç olacak çünkü ne yapsan o geri dönmeyecek ve şehir duygularına cevap vermeyecek.
Her akla getirdiğinde gitmeleri felçli bir hasta gibi olduğun yere yığılıp kalacaksın gidemeyeceksin. Bir yarın hep yaşanmışlıkların olduğu şehirde kalacak. Savaşı hep kaybedeceksin çünkü sen en baştan yenilmiştin severek. Karşında çok güçlü bir savaşçı vardı. Seni en hassas noktandan yakalamış ve durmadan saldırıyordu. O sevmiyordu sen seviyordun. Ve hep kaybedecektin severek. Hüzünlere bürünecektin karşındaki acımasız savaşçı sözleriyle ve duygularıyla saldırdıkça kahrolacaksın yapacak hiç bir şey kalmayacak. Olduğun yerde kalacaksın çaresizliklerle birlikte hücrene gömüleceksin binlerce kez tövbe edeceksin sevmelere ama her şeye rağmen bu şehir duygularına cevap vermeyecek ve bu şehir seni sevmeyecek…
Akla geldiğinde ne güzel olur şehrin her bir köşesi. Ve anılar vardır her köşesinde. Ellerin kenetlendiği yüreklerin bir attığı şehrin ışıkları altında yürünen yollar… Hiç birini yitirmek istemezsin ama yüreğin hüzünlere bürünür ondan nefret etsen de yanında olsun istersin ama olmaz olmayacaktır da… Ümitsizlikler içerisinde dolaşamaya devam edersin kaçamaya çalıştığın anılar bir bir karşına çıkar. Bir parkın her hangi bir bankında geçirdiğin zaman. Sarılmaya çalıştığın dakikalar ne tepki verecek diye döktüğün ecel terleri gülümsemeler… Koşarak yollarına çıkmaya çalıştığın günler. Karşılıksız duygular bir bir su yüzüne çıkacaktır, akla geldiğinde ama her şeye rağmen şehir duygularına cevap vermeyecektir. Gitmeler gelecektir akla nereye olduğunu bulmaya çalışırsın, düşünürsün ama bulamazsın… Hayallerde canlandırdığı yerlerin hepsi yitirilmiş yıllar gibi karşına çıkacaktır. Yoktu çünkü olmamıştı öyle bir şehir sevgili ile kurulmuştu o hayaller.
Ölüm akla bile gelmeyecektir çünkü yaşayarak ölecektir aşka inandığı için. Sevilmeden acı çekerek ölecektir.
Koşuşlar tükenecektir… Şehir her şeye rağmen duygulara cevap vermeyecektir. Sınırlar yok olacaktır ama gidecek hiçbir yer kalmayacaktır akla geldikçe yitirilmiş sevdaların tozları arasında kaybolacaktır. Düşünceler alabildiğince uzayacaktır. İçerisinden çıkılmayacak bir denklem gibi zaman kavramını alt üst edecektir.
Olmasını istediğin yerlerde olmayınca hüzünlere bürüneceksin çünkü hiç olmayacak kaybedilen aşklar. Çaresiz dolaşacaksın yine şehrin sokaklarında, yaşanmışlıkları arayacaksın koşacaksın. Yağmur göletlerinde ayağın suya gire çıka koşacaksın ıslanmak için elinden gelen her şeyi yapacaksın çimlere uzanacaksın. Hep bir yerin boş kalacak, oran hep sızlayacak… Farkına vardığında çok geç olacak çünkü ne yapsan o geri dönmeyecek ve şehir duygularına cevap vermeyecek.
Her akla getirdiğinde gitmeleri felçli bir hasta gibi olduğun yere yığılıp kalacaksın gidemeyeceksin. Bir yarın hep yaşanmışlıkların olduğu şehirde kalacak. Savaşı hep kaybedeceksin çünkü sen en baştan yenilmiştin severek. Karşında çok güçlü bir savaşçı vardı. Seni en hassas noktandan yakalamış ve durmadan saldırıyordu. O sevmiyordu sen seviyordun. Ve hep kaybedecektin severek. Hüzünlere bürünecektin karşındaki acımasız savaşçı sözleriyle ve duygularıyla saldırdıkça kahrolacaksın yapacak hiç bir şey kalmayacak. Olduğun yerde kalacaksın çaresizliklerle birlikte hücrene gömüleceksin binlerce kez tövbe edeceksin sevmelere ama her şeye rağmen bu şehir duygularına cevap vermeyecek ve bu şehir seni sevmeyecek…