​ Engereğin Gözündeki Kamaşma / Kitap / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '08

 
Kategori
Kitap
 

Engereğin Gözündeki Kamaşma

Engereğin Gözündeki Kamaşma
 

Roman kapağı.


Besteci, yorumcu, sinemacı, yazar çok yönlü ve de başarılı bir sanatçı Zülfü Livaneli.

Kendisini ilk kez Nazım Hikmet'e ait olan ‘Hiroşima Kız Çocuğu’ isimli şiire yaptığı besteyi dinlediğim zaman tanıdım.

Sonra Yer Demir Gök Bakır’ , ‘Sis’ isimli sinema filmleriyle tanıştım. Onları da büyük bir beğeni ile izledim.

Yazarlığı da beni besteleri ve filmleri kadar etkiledi. İlk okuduğum romanı’’ Engereğin Gözünde ki Kamaşma’ yı sırasıyla ‘Mutluluk’ ‘Leylanın Evi’ takip etti Şimdi sırada ‘Sevdalım Hayat’ var onada şöyle bir göz gezdirdim keyifle okunacak bir otobiyografi bir anılar romanı gibi; fırsat bulduğum ilk anda okuyacağım buradan size izlenimlerimi aktaracağım.

İlgilendiği her sanat dalında halka inanılmaz hazlarda eserler veren Zülfü Livaneli değeri büyük, nadir sanatçılarımızdan biri.

‘’Engereğin Gözünde ki Kamaşma’’ isimli romanı, ismi gibi muhteşem bir roman. Masalımsı ve akıcı uslubu ile ilk kelimelerinden başlayarak aynı hızda alıp götürüyor okuyucuyu. Bittiğinde keşke daha devam etseydi diye düşündürüyor insanı.

Süpriz gelişmelerle dolu olan romanda, isim, yer ve zaman belirtilmemiş. Buna rağmen konu ve kişiler tanıdık. Hemen, kimden ve neden bahsedildiğini anlıyorsunuz. İsim, yer ve zaman belirtilmemesi kitabın tarihi değilde daha çok insan doğası ve ihitirasları üzerine yazılmış felsefi bir roman olmasından ileri geliyor,

Ölüm korkusuyla, tecrit edilmiş, biçare hayat yaşayan bir şehzade birden bire büyük bir iktidarın sahibi olur. Öylesine ki bu sefer tüm hayatların devamlılığı onun iki dudağı arasındadır. Canının istediğini yapabileceği ve kimsenin de ona neden yada nasıl diye soramayacağı, büyüleyici ve şatafatlı büyük bir iktidara sahiptir. Ama gerçekten bu iktidara sahip olabilmiş midir?

Diğer tarafta ise hadım edilerek cinselliği elinden alınmış insani hiç bir değeri olmayan ve tam bir iktidarsızlık simgesi sayılan haremağası bulunmaktadır.

Ölüm korkusu ile örselenmiş ruhunda açılan derin yara genç padişahı korkunun tedirginliğin esiri etmiş, elindeki iktidarın sahibi değil de onun zalim bir sonucu olmuştur. Bir an gelmiştir ki padişah, mutlak iktidarsızlığın, haremağası ise padişah üzerinde ki mutlak iktidarın temsilcisi olmuştur.

Bazen düşsel bazen zalim bazen de umutsuz olabilen bir dünyayı gözlemliyor, insan olmanın felsefi derinliğini görüyorsunuz. Tarihi gerçeklerden yola çıkılarak yazılmış ‘’insana’’ dair etkileyici bir roman.

 
Toplam blog
: 20
: 7034
Kayıt tarihi
: 05.04.07
 
 

Okumayı seviyorum. Okudukça geliştiğimi, geliştikçe de kendimi ifade etmek istediğimi farkettim. ..