Enler / Yılbaşı / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Hakan Karaduman (Akdenizli)

http://blog.milliyet.com.tr/akdenizli

30 Aralık '07

 
Kategori
Yılbaşı
 

Enler

Enler
 

1) Yılın basın, yayın, edebiyat ödülü: Tüm editörler. Yazın dünyasının adsız kahramanları.

Dünyanın en güzel çiçekleriyle...

İçlerine girdikçe daha çok tanıdığım düşün emekçileri.

2) Yılın tiyatro oyunu: Pas

4) Yılın gelecek vadeden tiyatro-sinema kadın oyuncuları: Yeliz Doğramacılar ve Fahriye Evcen.

5) Yılın romanı: ?

6) Yılın ressamı: Sayın Bedri Baykam ve özgürlük. Henüz gerçek değerine ulaşmadı.

4) Yılın şarkısı: Emre ve Giripin, İstanbul.

5) Yılın kitabı: “Binboğalar efsanesi” Yaşar Kemal. O roman değil, gerçek bir belgesel kitaptır.

6) Yılın gafı: “Federasyonu konuşmalıyız.”

7) Yılın TV dizisi: Elektrikler kesilmişse veya TV'yi kapatmışsanız, çevrenizde yaşananlar.

8) Yılın filmi: Uçan hançerler. Hâlâ geçilemedi. Geçilemez, çünkü “Güldürmek veya ağlatmakmış,” ya; para. Paraymış ya her şey. Zor dostum, zor!

9) Yılın müziği: Sayın İdil Biret’in Chopin Prelüdleri yorumu.

10) Yılın alın teri: Daha önceki "Resimdeki adamdan" bahsettiğim şartlarda yaşayan çiftçiler, tarım emekçileri ve tüm emekçiler.


11) Yılın gevezeleri: Bülent Ersoy ve ekibi. Şarkı söylemesi için emanet verilmiş bir sese, bu denli kıyılır.

12) Yılın takımı: Brezilya B milli takımı: Fenerbahçe

13) Yılın sevgisi: Alanlardaki gelincikler.

14) Yılın "iğrençüstüsü": “Taşımı kendim aldım, bak, yaaa!” diyenler. Afrika’nın siyah kanı var o taşların üzerinde.

15) Yılın güzeli: Seher. Seher kim mi? Roman kahramanım tabii ki.

16) Yılın politikacısı: Zübük! Emin adımlarla yürüyor.

17) Yılın üçkağıtçıları: “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diyenler.

18) Yılın aşkı: Aşk öldü demişlerdi. Yanılıyor muyum yoksa?

19) Yılın öfkesi: Sayın Fazıl Say’ın çıkışı.

20) Yılın "ağızda çiğnenen" ve çoğu zaman da aşağılayıcı anlamda kullanılan cümlesi: “Ben iyi yazarım!” Aferin sana.

21) Yılın köşe yazarı: Sayın Barlas. Bir ara farelerden bahsediyordu.

22) Yılın saçmalığı: Her şeyi bilen aydın. Evet çok iyi bilirler. Daha kendi gazetesini okumayanlardan bahsediyorum.

23) Yılın komiği: Bu konuda sayın Birsel’i tek geçerim. “Avrupa Yakası”nda zeka fırtınaları estiriyor. Ah, bir de surlardan çıkabilse.

24) Yılın TV kanalı: İz TV. Aynen devam. Onlar harikalar yaratıyorlar. İzlemeye devam.

25) Yılın TV programı: Olay TV’ de “Şiirler Arası Yolculuk” (Şiirler sıradan olabilir ama sunucunun çok iyi okuduğu bir gerçek. Sıradan şiir yoktur aslında, sıradan okuyucu vardır)

25) Yılın TV tiyatro dizisi: Görmedim veya göremedim. (Tiyatro, dizilerin baskısı altına girdi)

26) Yılın politikacıları: Sayın Baykal diyorum. Çünkü çevresindekileri yeni fark etmeye başlıyor anlaşılan. Sayın Serter’i parti başında görmek isterdim. Bu ülkeye eli sopalı bir muhalefet lideri lazım!

27) Yılın Türk filmi: Bilmiyorum, ya da görmedim. Olsaydı yazardım. Atilla Dorsay ve entelektüel arkadaşları bir iki filmden bahsetmişlerdi ama filmler daha yeni çıkmışlar piyasaya, göremedim. Bence Türk sineması kendi içinde geyik çeviriyor. Kafasını bir alın yukarı kaldırsa ufku açılacak ama, ağlatarak, güldürerek para kazanmanın anahtarını bulup halkı söğüşlemek varken, ne gereği var edebi filmler yapmanın?

28) Yılın en kötü romanı: Pas!

29) Yılın ikinci en kötü romanı: Mavinin dayatması. Kurtuluş savaşının –yalnızca- İstanbul’dan Anadolu’ya kaçırılan silahlarla yapıldığını iddia eden romantik şansölye.

30) Yılın en kötü gezi yazısı: Bende kalsın.

31) Yılın en iyi magazini: Sanatçı kelimesini ayaklar altına alanların göründüğü tüm programlardı geçen yıl. Artık işi bitirip gerçek sanatçıları kovar oldular ülkeden.

32) Yılın en kalıcı-kılıcı adamı: ‘ları demek daha doğru: Altanlar.

33) Yılın en iyi kadını: Ev kadını. TV’de sabah programlarını izlemek zorunda bırakılan gönüllü mahpuslar.

34) Yılın en kötü ürünü: Sony kf-42sx300, altı ay garanti verilen dünyanın en pahalı ve en kötü ürünü! Sucuğa bile bir yıl garanti verirlerken, bunlar altı ay veriyorlar ve sözlerini tutuyorlar. Çünkü ürün kendini imha edercesine kararıp bozuluyor. Defalarca Sony firmasına yazmama rağmen yanıt vermemekte direnen şirkete Çince yazacağım gerekirse.

35) Yılın en iyi şoförleri: Alkol adlıktan sonra direksiyona geçmeyenler.

36) Yılın en iyi memurları: Acillerde gece gündüz çalışan, analarına bile küfür edilse görevini bırakmayan tüm sağlık emekçileri.

37) Yılın en iyi yemeği: Fırında sebzeli mantarlı balık.

38) Yılın en iyi dostu: Çoğalanlar.

39) Yılın en iyi çocuğu: Kitap okumaktan keyif alan.

40) Yılın en bahtsız rengi: Mavi; ilk kirlenenlerden.

41) Yılın hastaları: Kalemi tutarken bir taraflarına batıranlar.

42) Yılın mız mızları: Avrupalılar.

43) Yılın dev aynasındakiler: Ayna kırılıyor.

44) Yılın kahramanları: Kendine teslim olmayanlar.

45) Yılın korkakları: Taklitçi ve tekrarcılar.

46) Yılın işbirlikçileri: Bencil zenginler.

47) Yılın en diptekileri: Kendi dilinden bihaber olanlar.

48) Yılın vahşeti: Terör

49) Yılın en kötü hormonluları: Berdelciler.

50) Yılın en acıklıları: Tüketim çılgınları.

51) Yılın asalağı: Araçlarını gerekmedikçe kullananlar "çevre asalığıdır".

52) Yılın ezgisi: Appassionata.

53) Yılın korkusu: Deprem

54) Yılın hayvanı: Soyları her geçen gün tükenen kaplanlar. Uzak doğuluların "Havalarda uçup kılıç sallayacağım," diye kendi masalları için kurban ettikleri muhteşem yaratıklar: kaplanlar. Üzerlerindeki her "iz", bir başka anlam taşıyan ritüeller... (masallar filmlerde güzeldir)

55) Yılın en iyi insanı: "Mutluyum, nefes alıyorum," diyeni...

56) Yılın ironikleri: Bizler. Alınmayın hemen, bizler, sizler değil.

57) Yılın en keyiflileri: Mutluluk hırsızları.

58) Yılın en tatlı insanları: Hayatı anlamaya çabalayanlar.

59) Yılın en iyi tanışmalarım: Edebiyat.

Bir yıl daha görece bitiyor. Sona doğru yaklaşıyoruz. İşin acı tarafı küresel ısınma laflarının etrafında nemalananların dahi içlerinden inanmadıkları küresel son, bu yaz özellikle büyük şehirlerde kendini susuzlukla göstereceği aşikâr. Deprem de hafiften yaklaşıyor. Eskiden yedi ortalamada sallanan dünya, artık dokuzları alıştırıyor. Sonu hayırlı olur deyip karamsar tablodan çıkıyorum.

Bu yıl en güzel tanışmalarımın içinde “kum zambağı” da var. İnanılmaz güzel bir çiçek. Resimlerine bir bakıverin internette.

MB kurumsallaşıyor. Kurumsallaşan bir yer, özgünlüğünü kaybedebilir. Ama yine de dünyanın en iyi ve nitelikli düşün evi burası. Hâlâ buradan bir haber edebiyatçıların, günü yakalamaktan uzak kalacaklarını söylemeliyim.

Korunması gerekenler-bence- : Öz Özeldir. On düşün, bir yaz.

Bu yıl bir değişiklik yapın ve -yoksa evinizde- sokaktan bir kedi alıp evinizde bakın, izleyin, tanıyın. Hayatınızda çok şeyler değişecektir. (Başka bir hayvan da olabilir)

Sözümü bağlayayım. “Sözü bağlamak güzel de, sonra ne zaman çözüp götürecen?” diyebilecekleri de hesaba katarak: MUTLU YILLAR! diliyorum hepinize. Mutlu olmak işin çözümüyse… Size, yine de, derinlikler yaşayacağınız bir yılı öneririm; acısı yuka.

Sağlıcakla kalın.

Not: Büyük TÜRKÇE SÖZLÜK, reklamı güzel gazetenin pek ilgisini çekmemiş anlaşılan. Yeni yılda bu konu üzerinde çalışacağım.

not: seçkim: http://www.youtube.com/watch?v=NZeN7GI1T2M

 
Toplam blog
: 470
: 551
Kayıt tarihi
: 28.08.06
 
 

Ateşten denizleri mumdan gemilerle geçmeye" benzer hayatımız. Mutlaka mavi gökyüzü görünecektir. Gid..