- Kategori
- Kitap
Epik Tiyatro: Bertolt Brecht

google görsel
20. Yüzyıl'da Avrupa tiyatrosu, 4 öteleme vektörü kaydetti: 'Kıyım Tiyatrosu'yla Antonin Artaud, 'Saçma Tiyatro' ile Samuel Beckett, 'Fakir Tiyatro' ile Jerzy Grotowski ve 'Epik Tiyatro' ile Bertolt Brecht.
Her sanatçının, 'varlık nedeni' saydığı, bir 'kaygı' kavramı vardır. Brecht'inkisi 'yabancılaşma'dır. Aristo'nun, 'mimesis'e (‘taklit’e) dayalı, 'katartik' (özdeşleştirerek arındırıcı) tiyatro kavramına karşı(-t) olarak, seyircinin tiyatroda bir 'oyun' seyrettiğinin her an bilincinde ol(durul)ması gerektiğini savunur.
Kitap, 50'ye yakın makaleden oluşuyor. Yabancılaştırma etkisi ve diğer tiyatro anlayışlarına karşı(-t-lık), kitabın temelini oluşturuyor. Kimlik konusunda yabancılaştırma, 'her derde deva bir yöntem'miş abartısına varılıyor. Bugün Brecht Tiyatrosu, Brecht'in mirasçısı kızı tarafından sabit formüllere indirgenmiş durumda neredeyse. (O yüzden Alman tiyatroları belki de Brecht'i boykot edecekler.) 20. Yüzyıl'daki tüm kültürel / sanatsal / tiyatrosal açmazlara Brecht'in tek başına çözüm bulmasını beklemek safdilce olurdu. Bırakalım birini, dördü birden bile, 20. Yüzyıl'ın sonunda / 21. Yüzyıl'ın başında tükenmiş durumdalar, çünkü Avrupa kültürü toplamda tükenmiş durumda.
Tabii ki Brecht'in hakkı Brecht'in: Yabancılaştırma, olumsuzlamayı olumsuzladığı için olumludur. Kavrayana dek anlaşılmazlıklar birikir. Bilginin praksisi (kuram-eylem birliği) gerekir. (Sayfa 180-181) Karşıtlıkların birliği: Burjuva toplumunun yabancılaştırıcılığına karşı, tiyatroda yabancılaştırma.
Brecht'in söyle(ye)mediği ek: Faşizme karşı faşizm.