Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ocak '09

 
Kategori
Siyaset
 

Ergenekon’dan çıkabilirsek her günümüz kerbela olmayacak!..

Ergenekon’dan çıkabilirsek her günümüz kerbela olmayacak!..
 

1.Ergenekon'dan BOZKURT çıkarmıştı 2.Ergenekon'dan HUKUK çıkaracak!...


Halife Hz. Osman bir suikast sonucu şehit edilince Hz.Ali’nin halifeliğine karşı gelen Muaviye Fırat’ın sağ kıyısına yakın Rakka'nın doğusunda bulunan Sıffin'da Hz.Ali ile savaştı. İslam Devleti ikiye bölündü ve Hz. Ali yönetiminde başkenti Kufe olan ve Muaviye yönetiminde başkenti Şam olan iki devlet kuruldu.

656–661 yılları arasındaki bu iç savaş dönemine İslam tarihinde verilen isim “ilk fitne dönemi” dir.

Hz. Ali 661 yılında suikasta uğrayarak şehit edilmesinden sonra Muaviye iktidarı ele geçirdi. Muaviye vefat edince onun oğlu Yezid iktidara geldi. Ancak iktidarı için tehlike olarak gördüğü Hz.Ali’nin oğlu Hz.Hüseyin’i ve onunla birlikte olanları 680 yılında Kerbela’da hunharca şehit etti.

Hz.Hüseyin ağabeyi Hz.Hasan ile beraber Peygamberimiz tarafından "dünyanın iki çiçeği", ”ahirette cennet gençlerinin efendisi" olarak ifade edilmiş Peygamberimizin torunlarıdır.

İslam tarihinin hiç dinmeyen, hiç kapanmayan yarası olan Kerbela Emevi Devleti Devlet Başkanı Yezid’in Müslümanlar arasında sevilen Hz.Hüseyin’i iktidarına tehlike olarak görmesi sebebiyle ortaya çıkan ve sonrasında mezhep ayrılığına dönüşen siyasi bir katliamın adıdır aslında.

İktidar kavgasının vardığı sonuç açtığı yara bu gün hala tazeliğini korumaktadır.

Emevi Hanedanının bu katliamını İslam dünyasında tasvip edip savunan bu gün yoktur.

Alevilerin Hz. Ali ve Hz. Hüseyin sevgisi kadar Sünnilerin de Hz.Ali ve Hz.Hüseyin sevgisi vardır. Sünni Müslümanların çocuklarına en çok verdikleri isimlerin başında Hüseyin, Hasan ve Ali isimleri gelirken hiçbir Sünni Müslüman çocuğuna Yezid veya Muaviye ismini koymaması üstelik Yezid sıfatının “kötü iş yapan” anlamını taşıması son derece manidardır.

Geçtiğimiz hafta Kerbela olayının 750inci yıldönümüydü.

Emevi hanedanının iktidar hırsı ve iktidar endişesinin, siyasi iktidar mücadelesinin nelere mal olduğunu uzun uzun anlatmaya gerek yok.

Hele hele bu topraklarda yaşayan milletlere iktidar hırsının, siyasi mücadelelerin adalet ve hukuk dışına taşırılması ile yaşanan vahşeti tanıtmaya çabalamak bence vakit kaybıdır. Çünkü bu topraklar iktidar hırsının insanları ne hale getirdiğini yaşaya yaşaya gelen insanların vatanıdır.

İnsanlık tarihi iktidar hırsı ile insanların insanlıktan çıkarak insanlar için ne kadar tehlikeli ve korkunç olduklarının sırf iktidar hırsı ile akıttıkları kan ve gözyaşının tarihi değil midir?

Bu günlerde Türkiye’de Ergenekon adıyla devam eden operasyonlar ve davalar gösteriyor ki , devletin gücünü ele geçirmek ve kaybetmemek, devletin gücünü kendi gücü olarak görerek, kendi iktidarı için tehlikeli gördüklerini bertaraf etmek için adalet, hak, hukuk tanımadan cinayet, iftira, nifak gibi bilumum çirkinliklerin her gün yaşandığı topraklarda yaşamaya devam ediyoruz.

Artık Kerbela’nın Anadolu’da biteviye tekrarlandığını görmemiz lazım.

Türkiye’nin Kerbela’sı birilerinin iktidarı ele geçirmek ve iktidarda kalmak için icat ettiği ve sürdürdüğü “kardeş kavgaları” , "düşmanlıklar", topluma yaydığı "korkular"dır…

Türkiye’de birilerinin iktidara gelebilmek ve iktidar gücünü sürekli elinde bulundurarak, milletle paylaşmamak için “Kardeş Kavgası”na, "Düşmanlığa", "Korkulara" ihtiyacı var.

Kardeş kavgası ve düşmanlığın yarattığı korkular, tehlikeler ile iktidar olan birileri kim?

Türkiye’mizin düşmanlıklar üzerine inşa edilmiş bir askeri vesayet geleneği var.

Her yerimiz düşmanlarla çevrili, Türkün Türkten başka dostu yok, bütün devletler Türkiye’yi bölmek yok etmek istiyor, Sünniler ile Aleviler düşman, Kürtler bölünmek istiyor, Ermeni, Yunan, Yahudi hepsi ihanet içinde, Komünistler , Avrupa, ABD ajanları her yanımızı sarmış durumda, İrtica her an iktidar olabilir, Türkiye satılıyor, Laiklik gidiyor, Cumhuriyet yok ediliyor, komşu devletler bizden toprak istiyor, Başörtüsü serbest kalırsa yıkılırız, özgürlükler ve demokrasi ülkemizi bölecek…..

Neden?

Bu gerginlik, bu tedirgin ruh hali, bu korkular neden?

Tarihte yaşanan olayları da gerekçe göstererek bu yetmezse faili meçhul cinayetlerle, yetmezse başka hukuk dışı yöntemlerle üstelik devlet gücünü elinde bulunduran bazıları aracılığıyla bize yaşatılan bu hepimizin ruh dengesini bozan adeta hepimizi paranoyak hale sokup birbirimizden şüphelenmemize ve giderek birbirimize düşman olmamıza yol açılmasının sebebi ne?

Sırf darbe yaparak elindeki silahla ülkeyi yönetmeye hazırlananlara iktidar gerekçesi ve uygun ortam hazırlamak için.

Sırf millet ile iktidarı paylaşmamak için.

Sırf kendi iktidar saltanatlarına devam edebilmek için..

Devletin, Cumhuriyeti koruyup kollama, devlet için kurşun atmanın kutsallığı, vatan koruma ve fedakârlık duygusu, Atatürk sevgisi, Cumhuriyet kazanımları hepsi ama hepsi laf ü güzaf o birilerinin dudaklarında…

Düşmanlıktan medet ummak, iktidar için milletin karşısına mertçe çıkarak destek istemek yerine kardeş kavgalarından, düşmanlıklardan, korkulardan iktidar projeleri geliştirmek…

1960 yılından başlayarak yaşadıklarımızın özeti değil mi bu her gün yaşadığımız Kerbela?

Alevi’yi Sünni’ye, Kürdü Türk’e, Modern yaşayanı Geleneksel yaşayana, başörtülüyü başörtüsüze, laikleri Dindara düşman edip bu düşmanlıktan iktidar yolu açanlar ile Emevi iktidarına devam edebilmek için Peygamberimizin torununu vahşice katlederek İslam dinine en büyük fitneyi sokan Yezid’in iktidar hırs ve yöntemi aynı değil mi?

Düşmanlıklar üzerine inşa edilen iktidardan bir millete devlete hayır gelir mi?

12 Eylül’ün yarattığı PKK’ya bakın, 28 Şubat’ın yarattığı ekonomik krizler, batan bankalar, tarihin en büyük soygunlarına bakın, bu süreçlerin içimize soktuğu Başörtüsü, Kürt sorunlarına, hukuk dışı uygulamalara, faili bulunamayan cinayetlere, işkencelere, hapislere bakın…

Bu birileri tarafından Anadolu’ya her gün yaşatılan Kerbela değil de ne?

Hangisi olsun istersiniz?

Ergenekon’un askeri sivil uzantılarının iktidar projeleri için yaydıkları düşmanlık ve korkular mı yoksa 10 Muharrem vesilesiyle yüzyılların yanlış anlamlarına, soğukluklarına “gelin canlar bir olalım” diyerek kardeşlik mesajları veren Başbakan’ın ve Cumhurbaşkanı'nın çağrısı mı?

Darbe yapmak için suç örgütü oluşturmanın, cinayet işlemenin adı laikliği korumak, Cumhuriyet'i savunmak olamaz. Cumhuriyet'e ve laikliğe yönelik en yakın ve ciddi tehdit, en büyük haksızlık bugün Devletin kuytularında saklanıp, devletin imkânlarını kullanıp bir terör örgütü kurarak Devlet adına cinayet işleyip devletin itibarını zedeleyen Ergenekon terör örgütünden geliyor.

Cumhuriyetin, Atatürk’ün arkasına sığındıklarına bakmayın. Devletin milletin hukukunu kendi iktidar hırslarına çerez yapanların etkin olduğu bir Cumhuriyet korunamaz.

Cumhuriyetimiz devletin ve milletin hak ve hukuka sahip çıkan, devletin ve milletin hak ve hukukunu üstün gören, tercih eden iktidarlar tarafından korunup kollanabilir ancak.

Düşmanlıklar üzerine inşa edilmiş kanlı iktidar oyununu neyse ki birileri fark etti.

Bir yanda Ergenekon Davası…

Öbür yanda yeniden kardeşleşmeye doğru atılan ciddi adımlar…

TRT’nin Kürtçe yayın yapmaya başlaması…

Alevilere devletin ilgi ve saygısının taşınmaya başlanması…

Geçmişte vatandaşlıktan çıkarılan Nazım Hikmet gibi sanatçıların yazar ve şairlerin devlet eliyle yeniden kucaklanması…

Demokrasi, insan hak ve özgürlükleri alanında atılan adımlar…

Başta Ermenistan olmak üzere bütün komşu devletler ile sıcak ilişkiler…

Başörtüsü yasağını kaldırıp ülke gündeminden çıkarma iradesi…

Yeni bir Anayasa yapma çalışması..

Hepimizin geleceği birlikte ve kardeşlikte…

Bize düşmanlık telkin edenler, bizi düşman kamplara ayıranlar, kanla ve gözyaşıyla iktidar yolu aralayıp, iktidar gücünü millete devretmeyenler adaletin pençesinde.

Her yer Ergenekon olmaktan çıkıp hepimiz kardeşlik sevgisi ile birlikte korku ve düşmanlıklardan arındığımızda Kerbela kalmayacak…

Ergenekon’dan devletimizi temizledikçe Cumhuriyetimiz daha bir sağlamlaşacak. Geleceğe daha güvenle bakabileceğiz. Korkulardan ve düşmanlıklardan kurtuldukça bütün enerjimizi, aklımızı, bilgimizi, becerimizi birlikte çoğaltarak Büyük Türkiye’yi tarih sahnesine çıkaracağız.

Binlerce yıl önce Orta Asya’daki Ergenekon’dan çıkarak Türk Medeniyeti’ni Dünya tarihine altın harflerle yazan atalarımızın yaptığı gibi biz de Anadolu’da içine düştüğümüz Ergenekon’dan çıkarak yeniden Medeniyetimizi daha güçlü bir biçimde insanlığın hizmetine sunmak zorundayız.

 
Toplam blog
: 178
: 1496
Kayıt tarihi
: 01.10.07
 
 

Balıkesir doğumlu.1990 İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mezunu. Balıkesirspor Kulüp Yöneticili..