​ Erkek cephesinde değişen bir şey yok! / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Kasım '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Erkek cephesinde değişen bir şey yok!

Erkek cephesinde değişen bir şey yok!
 

15 yıldır erkek cephesinde değişen bir şey yok!

TÜBİTAK’ın desteğinde yürütülen "KADINA KARŞI ŞİDDET" araştırmasının sonuçlarına göre, 2007 Türkiye'sinde her üç kadından biri dayak ve şiddete maruz kalıyor!

Bu korkunç rakam, 1993'te Başbakanlık tarafından yapılmış araştırma sonuçları ile aynı. Ancak, 15 yıl öncesine göre, kadın cephesi bilinçlenmiş durumda.

93’de yüzde 63 oranında kadın "Kadın dayak yiyorsa, hak etmiştir" derken,

2007’de her on kadından dokuzu "haklı görülecek dayak yoktur" demekte...

Araştırma 56 ilden 50 kadın kuruluşu ve 1800 kadınla görüşülmek sureti ile Boğaziçi Üniversitesi’nden Prof. Dr. Yeşim Arat ve Sabancı Üniversitesi ‘nden Dr. Ayşe Gül Altınay tarafından, TÜBİTAK desteğinde gerçekleştirilmiş.

Eğitim düzeyi düştükçe, şiddet oranı artmakta.

Yine de üniversite mezunu her altı erkekten biri eşine şiddet uygulamakta.

Doğuda bu oran daha da yükselmekte.

Kadın erkekten daha çok kazanıyorsa, şiddete uğrama oranı daha da artmakta !

Bu dahi erkeğin şiddete acizlik ve güçsüzlüğünden başvurduğunu göstermekte.

Şiddete uğrayan her iki kadından biri, şiddet saklamakta.

Ailesinde şiddeti model olarak gören erkek, daha fazla şiddete başvurmakta.

Boşanan kadının şiddete uğrama oranı yüzde 78!

Yani erkek, boşansa dahi ölene dek kadını tapulu malı gibi görmeye devam etmekte, “ ya benimle…ya da hiç…” diyerek, işi cinayete kadar vardırmakta hatta.

Boşanan kadının ailesinin yanına sığınma oranı ve imkanı çok düşük ne yazık ki hala. Ailenin erkeği yani baba :
“ koca evinden ölün çıkar “, derken ,

Abi , "dayak yedinse, ne yaptın da yedin"

Anne "dayan kızım, geçer " zihniyetinde hala…

Kocalar-babalar-abiler - kaderci aciz anneler yetmiyormuş gibi , bir de “mahalle baskısı “ eklendi egemen baskı araçlarına...

Bu sonuçlar, erkek egemen siyasetin bütün hızıyla hüküm sürdüğünü göstermekte. Şiddete uğrayan kadın, ne ailesini, ne de devleti arkasında görememekte ne yazık ki. Ve hala yasaların tüm koruyucu hükümlerine karşın, sığındığı karakol kapılarından , “ Kocandır , döver de söver de “ diye uğurlanmakta !

Bu ülkede 6 sığınma evine karşılık, devlet eli işletilen 68 genelev bulunmakta !

Oysa yasalar, 100.000 nüfusa ulaşmış belediyelere kadın sığınma evi açma görevi yüklemekte.

Onbeş yıldır erkek cephesinde değişen bir şey yok !

Şiddete uğrayan kadın ise , bilinçlenmesine rağmen yapayalnız.

Şimdi ben , şiddete uğrayan her üç kadından biri adına sade bir kadın yurttaş olarak ; O “ KADINDAN “ SORUMLU/ SORUNLU BAKAN “ a soruyorum :

Bu korkunç sonuçların değiştirilmesi adına beş yılda ne yaptınız?

Ve ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Yoksa sizde mi henüz onüç yaşında körpecik bir fidanken, başlık parasına alınıp satılan, para yoksa berdel edilen, defolandı mı töre cinayetlerine mahkum edilen, "kocasıdır, döver de sever de", hem kur'an da bile ayetler var : "kadınlar sizin tarlalalarınızdır", "kadının sırtından sopayı, karnından sıpayı eksik etmeyeceksin" diyen erkek egemen zihniyetler gibi , kadını mal olarak mı görüyorsunuz?

Yoksa... sıranın size mi gelmesini bekliyorsunuz?

 
Toplam blog
: 171
: 2319
Kayıt tarihi
: 15.02.07
 
 

Düşünen, üreten, kendine, insana, çağına sorumlu, tavırlı, taraflı , çağdaş ve yüzü aydınlığa dön..