​ Erken seçim mi? Hay ağzınızı öpeyim / Seçim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mart '09

 
Kategori
Seçim
 

Erken seçim mi? Hay ağzınızı öpeyim

Erken seçim mi? Hay ağzınızı öpeyim
 

Erken seçim mi? Orada dur bakalım...


Hayırlısıyla seçimleri de geride bıraktık. Olduydu-olmadıydı, haydı-huydu, oydu-buydu derken gerçekler oy pusulalarında yer alarak zabıtlara geçildi.

Tabi seçim öncesi yaşanan talihsiz kaza ve bu kaza neticesinde Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybetmesi seçimlerin coşkusunu ve heyecanını bir miktar azalttı. Doğrusu da buydu zaten.

Sivas şehri büyük bir vefa örneği göstererek Muhsin Yazıcıoğlu'nu bir kez daha anmış oldu, oldu da keşke bunu sağlığında yapabilselerdi.

Seçimin yapıldığı ve sandıkların açılmaya başladığı andan itibaren heyecanla televizyon başında bekleyen yüzlerce partili heyecanlıyken, televizyon stüdyolarında da onlarca konuşmacı-yorumcu arz-ı endam etmekteydi.

Henüz sandıkların %2'si filan açılmışken çok bilmiş/az söyler//söylerse pir söyler edalı, aynı zamanda edalı/işveli bittabiki tahkikatçı/ deşeleyici/ yorumcu güruhundan en bilindik kelimelerden müteşekkil seçim yorumları sepelenmeye başladı.

"Gerçi sandıkların büyük bir bölümü açılmadı ama göründüğü kadarıyla filanca parti zortlamış, falanca parti buna mukabil teke zortlatması bilmediğinden olsa gerek kolbastı oynamış" şeklindeki bilimsel açıklamalar dökülmeye devam ededursun, televizyon kanalları arasında da yandaşçılık-kandaşçılık kayırmacası görünüyordu.

Elbette izleyecektik, ve "zap" denilen teknolojik imkandan faydalanacaktık.

İlerleyen zaman diliminde "sandıklar sandılar içinde çok oyumuz vardı, cereyanlar kesildi, abra-kadabra edildi" türküleri de çalınmaya başladığında "hah" dedim, "esas eğlencem şimdi başlıyor"...

"Kim kime ne demiş, nasıl demiş, çaktıysa nereden çakmış, ümüğünden sıkmış mı" soru önergeleri eşliğinde bir o ekranda, bir diğer ekranda boy gösteren büyüklerimizin söylediklerini dinledik. Ama beklediğim gibi vaveyla koparılmadı, birazcık sönük geçti bu fasıl.

El mahkum yine yorumculara güvenecektim...

Derken bir kedi gördüm sanki. Yok, biri "erken seçim" dedi sanki.

Haydaaaa Atilla Mayda. Daha durun bu seçim bitmedi arkadaşlar. Ne Erken Seçimi? Ne ettiniz böyle. Sandıkların %45'i duruyor, bu seçim bitmemiş, oylar sayılmamış, erkenden ne seçimi bu? Nedir aceleniz? Tabi bu soruları onlara soruyorum da, beni duymadıklarından kendi kendime konuşuyor gibi oluyorum.

Hakikaten de niye bu kadar aceleciyiz acaba? Daha sandıkların %2'si açılmışken seçim bitmiş gibi yorumlar yapıyor, asıyor, kesiyor, bölüyor, birleştiriyoruz. Genel başkan değiştiriyor, kabineyi revize ediyor, alttan giriyor, üstten çıkıyoruz...

En çok "ben demiştim"cilik oynamayı seviyoruz ya ona bayılıyorum işte.

Bir bakıyorum oradakilerin hepsi de "demişmiş". Biz Allah kulak dağıtırken kuyrukta beklemeyip top oynamaya kaçtığımızdan dediklerini duymamışız tabi. Ben de yeni bir parti önerisi getirmeyi düşünüyorum bu yüzden.

Ben Demiştim Partisi... Bu abilerin hepsi bir araya gelse rahat kurarlar. Hepsi de "dediği" ve "diyeceği" için icraat sıkıntısı çekilmez...

Hatta sen, ben, o, oradaki, en baştaki, son satırdaki arkadaş!!
Hey sesimi duyanlar...
Biz de BİZ YAZMIŞTIK PARTİSİ kuralım mı?

Yahu sigarayı bu heyheyli zamanda bırakmak iyi olmadı galiba, baksanıza kafayı yiyorum. Ben böyle şeyler yazmazdım. Ne oldu böyle, ne oldu bana. Nerde o eski taş fırın erkeği, bir anda oldum layt erkeği :)))

www.murathacioglu.com

 
Toplam blog
: 656
: 1708
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..