​ Ermeni - Türk ilişkilerinde tarihi gerçekler ve soykırımı iddaları…( 5 ) / Tarih / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Mart '07

 
Kategori
Tarih
 

Ermeni - Türk ilişkilerinde tarihi gerçekler ve soykırımı iddaları…( 5 )

Ermeni - Türk ilişkilerinde tarihi gerçekler ve soykırımı iddaları…( 5 )
 

Yeni Türkiye Cumhuriyeti ve Ermeni ilişkileri:

Birinci Dünya Savaşı’nda Türk ordusuna karşı, galip devletler yanında savaşan Ermeniler, Paris’te toplanan konferansta doğuda Kafkasya’dan Akdeniz’e kadar uzanan ve Anadolu’nun hemen hemen yarısını içine alan, “Büyük Ermenistan” kurma hayallerini savundular.

***

Birinci Dünya Harbi sonlarında Erivan bölgesinde kurmuş oldukları Ermenistan devleti sınırları içinde ve dışında kalan, özellikle Erivan, Kars ve Nahçıvan bölgelerindeki Türkleri kitle halinde yok etmeye ya da başka yerlere göçe zorladılar. Ermenilerin Türkleri katletmesi olayları, Türk Ordusunun Mondros Mütarekesi hükümlerine göre bölgeden çekilmesi üzerine daha da yoğunlaştı.

***

9 Nisan 1918’de İngiltere, Türkiye’nin Ruslarla bağlantı kurmasını engellemek için Dünya Savaşı sonlarına doğru Azerbaycan, Gürcüstan ve Ermenistan’da oluşan bir Kafkas Bloku Maveray-ı Kafkas Cumhuriyeti Devletini kurdurmuştu. Arkasından Gürcistan bağımzılığını ilan edip Almanların himayesine girince bu Cumhuriyet dağıldı ve üç bağımsız devlete bölündü.

***

Mondros Mütarekesinden sonra Kars’a gelen İngiliz birlikleri 29 Nisan 1919’da Kars’a girerek, idareyi Ermenilere devrettiler. Böylece Ermeniler İngilizlerin yardımıyla Türk topraklarına girmiş olup, Güneybatı Kafkas ile Nahçıvan Şura Hükümetlerinin bölgelerini işgal ettiler.İngilizlerden yeteri kadar asker yardımı alan Ermeniler, Batı Anadolu’da Yunanlıların Milen Hattından ikinci işgal harekatına başladıkları gün 22 Haziran 1920’de Ermeniler de doğudan batıya Oltu Bardız’a doğru taaruza başladılarsa da başarılı olamayıp bozguna uğradılar.

***

3 Mayıs 1920’de Sovyet Kızılordusunun Gürcistan üzerine yürümesi karşısında Batum’da bulunan İngilizler, Gürcüleri Bolşeviklere karşı direnmeye teşvik maksadıyla 7 Mayıs 1920’de Artvin’deki kuvvetlerini çekerek Artvin ve Batumu Gürcülere teslim ettiler.

***

Birinci Dünya Savaşı sonlarına doğru Türk ordusuna bir çok kez yenilerek parçalanmış olan Ermeni kuvvetleri, İngilizlerin desteği ile yeniden düzenlenmekteydi. Kazım Karabekir Paşa komutasın­daki Doğu Cephesi Komutanlığı birlikleri, TBMM'den aldığı yetkiyle 28 Eylül 1920'den iti­baren Sarıkamış-Kars-Gümrü (Leninakan) doğrultusunda taarruza girişir 29 Eylül'­de Sarıkamış, 30 Ekim’de de Kars geri alınır. İleri harekatını sürdüren Türk kuvvetleri, 7 Kasım 1920'de Gümrü’deki son Ermeni direnişi­ni kırarak, doğuda zaferler kazanmaya başlamıştır.

***

Doğu vilayetlerinden bir karış toprağın bile Ermenistan'a bırakılmasının mümkün olmayacağı, bir tek Ermeni askerinin sınırımızın bu tarafına geçmesinin ateşle karşılık göreceği (12 Haziran 1919) Mustafa Kemal tarafından ilan edilir. Anadoluda Kurtuluş Harekatını başlatan Yarbay Mustafa Kemal konunun önem ve ciddiyetinden haberdar olduğu için, Milli Mücadele sürecinde sürekli görüşlerini bildirir.

Osmanlı tebaasından olan Ermeni unsurları, gördükleri teşvik ve yardımın neticesiyle de, milli namusumuzu yaralayacak taşkınlıklardan başlıyarak, nihayet hazin ve kanlı safhalara girinceye kadar küstahane tecavüzlere koyuldular.

Vatanın parçalanması söz konusu ve karar olarak, Doğu Vilayetleri'mizde "Ermenistan", Adana ve Kozan havalisinde "Kilikya" adı ile yine Ermenistan; bu milletin, esarete, kölelik payesine indirilmesi ve nihayet bu devletin tarih sayfasını kapatarak ebediyet mezarına defnetmek gibi, insaniyet ve medeniyetle ve hele milliyet esaslarıyla bağdaşmayan emeller kabul ve onay yeri bulmuş ve görülüyor ki, tatbikat devresi de başlamıştır.

Bir istila fikri besleyen Ermeniler, Nahcivan'dan Oltu'ya kadar bütün İslam ahaliye baskı ve bazı mahallerde katliam ve yağma yapıyorlar. Sınırlarımıza kadar İslamları mahva mahkum ve göçe mecbur ederek Doğu Vilayetleri'miz hakkındaki emellerine doğru emniyetle yaklaşmak ve bir taraftan da 400 bin olduğunu iddia ettikleri Osmanlı Ermenisini bir dayanak olmak üzere memleketimize sürmek istiyorlar.

memleketimizde külliyetli yabancı parası ve birçok propagandalar cereyan ediyor. Bundaki gaye, pek aşikardır ki, milli hareketi neticesiz bırakmak, Yunan, Ermeni emellerini ve vatanın bazı mühim kısımlarını işgal gayelerini kolaylaştırmaktır. ( 23 Temmuz 1919 ) Mustafa Kemal

****

Gümrü'de başlayan barış görüşmelerinin iki ulus için karşılıklı güvenlik ilkesine dayalı bir barış ve bolluk dönemi getirecek bir sonuca ulaşması bizce de pek uygun ve gerekli olduğuna kuşku duyulmayacağı umudu ile Ermenistan'ı artık zararlı dış etkilerden korumaya yönelik yurtseverce çalışmalarınızda kesin başarılar dilerim. ( 29 Kasım 1920 ) Mustafa Kemal

***

TBMM' Hükümeti kuvvetlerinin Doğu Cep­hesinde askeri alanda Ermenilere karşı elde etmiş olduğu zafer üzerine, 28 Kasım 1920'de Gümrü de toplanmış bulunan Türk ve Ermeni delegeleri arasında 2/3 Aralık 1920'de Gümrü Antlaşması imzalandı. Bu Antlaşma gereğince doğuda tes­bit edilen sınır sonradan Moskova ve Kars Ant­laşmaları ile de kabul edilen Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğu sınırdır. Bu Antlaşmayla Ermeni işgali altında olan Kars, Iğdır ve Tuzluca İlçelerini de, Türkiye'ye bırakan bu günkü sınırlarımızdır.­

***

Gümrü Antlaşma'nın 18. Maddesi’ne, göre, bu Antlaşma iki tarafın hükümetlerince onaylana­cak ve suretleri Ankara'da, teati edilecekti. Fakat Antlaşma'nın imzasından bir gün sonra Ermeni Taşnak Hükümeti, Kızıl ordu tarafından orta­dan kaldırılmış ve Ermenistan işgal edilmiştir. Bu nedenle Gümrü Ant­laşmasının 18. maddesi onaylanamamıştır. Ermeniler Gümrü Antlaşmasının anılan maddesini onaylanmadığı için geçersiz kabul eder ve toprak talebinde bulunurlar. Halbuki daha sonra Gümrü Antlaşmasının yerine, ön­ce 16 Mart 1921'de Moskova Antlaşması, ardından da 13 Ekim 1921'de Türkiye - Sovyet Rusya ve Ermenistan arasında Kars Antlaşma­sı imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Kars Ant­laşması hükümleri Moskova Antlaşması hüküm­lerinin aynıdır.

***

Atatürk’ün 17 Ocak 1921 Ünited Telgraph Muhabirine Demeç:
S - Türk Ermeni meselesinin halli hususundaki vaziyetiniz nedir? Bu hususta Amerika'nın ara buluculuğunu kabul buyuracak mısınız?
C - Ermenilerle aramızda milletlerin bizzat tayin-i mukadderat etmeleri esasına dayanan imzalanmış bir barış antlaşması ve aramızda dostane ilişkiler vardır.
S - Yakın zamanda Türklerin Ermenilere katliam yaptıkları hakkında neşredilen haberler doğru mudur?
C - Türkler tarafından Ermeniler aleyhinde katliam, uydurulmuş rivayetler ve daha önce yayılmış bir takım yalan ve iftiralardan ibarettir. Bunların kat'iyyen doğru olmadığına emniyet edebilirsiniz. Bu hakikatın belgelendirilmesi için tarafsız heyetlerin memleketimizde kemal-i serbesti ile icra-yı tahkikat eylemelerini memnuniyetle kabul ederiz. Bu meseleye dair Ermenistan'daki Yakın Doğu Amerika yardım heyetleri tarafından verilen en son raporların okunmasını tavsiye eyleriz.
S - Ermeniler tarafından Türklere katliam yapılmış mıdır?
C - Türk ahali hakkında Ermeniler tarafından yapılan mezalim ve katliam ki Ermenistan üzerine ordularımız tarafından ihtiyar edilen harekatı zaruri kılmıştır. Gayet geniş mikyasta vaki'dir. Buna dair vesaik-i kat'iyeye malikiz; bu vesaik suretlerini size ayrıca verdireceğim.
***

Ermeni meselesi denilen ve Ermeni milletinin gerçek çıkarlarından ziyade dünya kapitalistlerinin ekonomik çıkarlarına göre halledilmek istenen mesele, Kars Antlaşması'yla en doğru çözüm şeklini buldu. Asırlardan beri dostane yaşayan iki çalışkan halkın dostluk bağları memnuniyetle tekrar kuruldu. ``1 Mart 1922 - TBMM Üçüncü Toplanma Yılı Açış Konuşması`` Mustafa Kemal ATATÜRK

***

Doğu Cephesi Komutanlığı'nca Ermenilere karşı girişilen harekatın zaferle sonuçlanması neticesinde imzalanan Gümrü Antlaş­ması, Ermenistan ile ANKARA HÜKÜMETİ'nin ilk siyasi anlaşmasıdır. Ermeniler, bu ve diğer anlaşmalarla Sevr Anlaşmasını reddetmişler ve bugünkü Türk-Ermeni sınırını kabul etmişlerdir. (2)

***

Ermeniler Lozandan sonra kendilerini aldattıldıkları düşüncesiyle batı ittifakına olan güvenlerini yitirmiş olup, tekrar Ruslara yaklaşma yoluna gitmişlerdir. Bu amaçla Rusların Anadolu ve Akdenize inme stratejisini bildikleri için Rusların her şartta Ermeni çıkarlarına sahip çıkacaklarını sanmışlardır. Türküye Cumhuriyeti ile Sovyet Rusya arasında 17 Aralık 1925 tarihinde imzalanan saldırmazlık paktı anlaşması ve bu antlaşmanın II. Dünya Harbine kadar yaklaşık 20 yıl yürürlükte kalacağını tahmin edememişlerdir. Sovyet Rusya ancak II. Dünya Savaşı sonrası ve soğuk savaş döneminde Ermenilerle ilgili yeni bir politika izlemeye başlarlar. Ruslar kendi çıkaraları adına Ermenileri kullanmak istemiştir. Tüm Dünya Ermenilerini Sovyet Ermenistanı lehine propoganda faliyetlerine yönelterek, Türk düşmanlığı alevlendirilecek ve böylece Ruslar Anadoluyu işgal etme planlarını uygulamaya koyacaklar. Bu amaçla diaspora ermenilerine örgütler kurdurarak Ermeni davasının insanlık ve adalet sorunu olduğu propogandası yapıtırp, dünya devletlerinden yardım talebinde bulunulacaktır. Sovyet Rusya diplomatları tarafından yönetilen Halep, Şam, Beyrut ve daha bir çok yerde merkezler açılmıştır. Aynı çerçevede, öğretmeleri Rusya Ermenilerinden oluşan birçok okul açılmış, bu okullara ajan olarak subaylar da sokulmuştur. Sovyet Büyükelçisi Solod’un yardımlarıyla Moskova eğilimli Ermeni Hrant Devyan başkanlığında Şam'da "Ermeni Dostlar Derneği'ni kurmuştur. Suriye ve Lübnan'daki bu örgütler, "bağımsız bir Ermenistan kurmak vaadiyle Anadolu'nun doğusunu Sovyetler Birliği'ne bağlamak" amacını gütmüşlerdir.

***

Kaynaklar:

1 )- İsmet, Görgülü, Ana Hatlarıyla Türk İstiklal Harbi, Kastaş Yayınevi, 2. Baskı 1999,

2 )- Em. Tümg. İhsan Sakarya, Belgelerle Ermeni Sorunu, Gnkur. Basımevi, Ankara 1984,

3 )- Doç. A. Haluk Dursun Nil’den Tuna’ya Osmanlı Yazıları, Ötüken Yayınları İstanbul

4 )- Osmanlıdan Günümüze Ermeni Sorunu, Yeni Türkiye Yayınları Ankara

5 )- Dr. Hüsamettin Yıldırım, Ermeni İddaları ve Gerçekler, Ankara

6 )- Arşiv Belgelerine Göre, Kafkaslarda ve Anadoluda Ermeni Mezalimi, T.C. Başbakanlık Devlet Arşivleri

7 )- Prof. Yusuf Hallaçoğlu, Ermeni Tehciri ve Gerçekler

8 )- Türkkaya Ataöv Osmanlı Arşivleri ve Ermeni Sorunu, 1989

9 )- Kamuran Gürün, Ermeni Dosyası, TTK. Basımevi Ankara 1983

 
Toplam blog
: 65
: 3015
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji bölümü  terk. Hollanda'da ikamet etmekte. Hollanda'da ..