- Kategori
- Siyaset
Ermeni meselesi, Agopyan, Öcalan…

Fransa meclisinde sözde soykırım yasasının kabulü ile gündemin üst sıralarına tırmanan Ermeni meselesine alternatif bir pencereden bakalım. Zaman zaman kendilerinin de itiraf ettikleri gibi batının en büyük arzusu ve hedefi Türkleri Anadolu’dan çıkartmak, böylece Bizans’a dayanan rövanşı almaktır.
Dikkat edilirse “Türkiye’de yaşayan insanları” demiyoruz. Sadece Türkleri kovmaktır batının hedefi. Bunun içinde iki yol izlemektedirler. Birincisi asimilasyon. Yani Türklerin nüfusunun giderek azaltılması, son tahlilde diğer etnik unsurların içinde eritilmesidir. Bu gün Türkiye’de yaşayan Türklerin sayısına baktığımızda epey yol aldıklarını görüyoruz.
İkincisi ise önce Türkleri milli değerlerine yabancılaştırmak, düşman etmek, sonra da ülkeyi ufak parçalara bölerek eritip yok etmek. Yıllardır Mustafa Kemal’e ve Cumhuriyete yapılan saldırıların ardındaki gerçek budur.
Mustafa Kemal Atatürk’ün etnik aidiyetleri Türk üst kimliği altında toplayarak istiklal savaşımız sonrasında yenilmiş, yıkılmış, bitmiş bir Osmanlı imparatorluğunun küllerinden yepyeni bir Türk ulusu yaratma çabalarına her tarihte başta İngilizler olmak üzere saldırılar eksik olmamıştır. Bu saldırılar Ermeni Kürt gibi farklı etnik unsurları kışkırtarak olmuştur. Cumhuriyetin ilanından çok önce başlatılan Kürt isyanları devam ettirilmiş, 1974 de göreve başlayan Asala terörü de 1985 e kadar sürmüştür.
Asala’nın batı başkentlerinde yaptığı Türk katliamları, Türk hükümetinden etkili karşılık görmeye başlayınca başlatan eller tarafından durdurulmuştur. Hem Türkiye’yi bölmeye hem de bu amaçla Kürt kökenlileri kullanmaya yönelik olarak PKK kurdurulmuştur. Bölücü faaliyetlerini günümüzde de sürdürmekte olan bu örgütün siyasal bir uzantısı bile oluşmuş ve meclise girmiştir. Başta bölgedeki Kürt ağalar olmak kaydı ile siyasilerin ayrıştırıcı konuşma ve davranışları da planın bir parçası olarak karşımızdadır.
PKK örgütü, Kürt örgütüyüz demesine rağmen neden en çok Kürt kökenlileri öldürmektedir, Öcalan kimden neyin öcünü almaktadır, bilinmesine rağmen açıklanıp tartışılmamaktadır. Besleme basınımızın satılmış kalemleri gözlerinin önünde dağ gibi duran gerçekleri görmemek için gözlerini kör etmişlerdir. Ancak efendilerinin gör dediğini görüyorlar.
Zaman zaman muhtemelen göreve yeni alınmış muhabirler, öldürülen PKK lıların sünnetli olmadığını yazmaktadırlar. Hiç de şaşırtıcı değildir. Çünkü lideri olan Öcalan da bir Ermeni dir. Bu iddia birçok kez gündeme gelmiş, ne Öcalan ne de ailesi tarafından reddedilmiştir. Çok ilginçtir ki, duruşmada bir şehit babası Kürtçe olarak “sen Kürt değil Ermeni’sin, yalansa cevap ver dediğinde hiçbir karşılık alamamıştır. Örgüt içinde de Türkçeden başka dil konuşmayan Öcalan Kürtçe bilmemektedir. Bir tarihçi olan Kadir Mısıroğlu ise;
“Urfa ilinin Halfeti ilçesine bağlı Amara (Ömerli) köyünde l949 doğumlu.
Halfeti’nin köyleri Ermeni nüfusunun bazen karışık bazen ayrı olarak yaşadığı köylerde vardır.
Aponun doğduğu köy olan Amara Türkçe ve kurmancunu lehçesinin konuşulduğu bir köydür ve bir Ermeni köyü Cibinin komşu Köyü bulunmaktadır
Aponun ailesi çevre köyü Ermeni köyü Cibin ve diğer ermeni asılı köylerden gelmiştir
Aponun babası ermeni asılı olup bir kurmancu konuşan ailenin yanında büyümüştür babasının adı bu aile tarafından ermeni ismi değiştirilerek Ömer adı verilmiştir
Aponun annesi ermeni asılı olup bu köyde bir Türk ailenin yanında büyümüştür adı Öveyş'dir
Apo tamamen ermeni asılı anası Türk değildir babası kürt değildir babası da anası da tamamen ermeni asılıdır”, diyor.
Çok ilginç bir başkası olan Bir zamanlar Apo’nun en yakın arkadaşı, sağ kolu, başyardımcısı, kayınçosu “Parmaksız Zeki” kod adlı Şemdin Sakık anlatıyor. Sakık, 18 yıl dağlarda PKK eylemleri yönettikten sonra Kuzey Irak’ta Türk Güvenlik Güçlerince yakalanmış, Türkiye’ye getirilmiş, yargılanmış, mahkûm olmuştu. O da kitabında Öcalan için aynı şeyleri söylüyor.
Bütün bunlar neden dile getirilmiyor? Kürt kökenli vatandaşlara neden anlatılmıyor? Sebep gayet basittir. O bölgede Ermenilerle bir dargın bir barışık yaşamış Kürtler aldatıldıklarını anladıklarında artık PKK ya destek olmayacaklardır. Bu da PKK nın sonu olacak, malum ellere yeni bir örgüt kurma işi çıkacaktır.
İşte sevgili okur. Düşman batı, Ermeni kartını oynuyor ve ilerde de oynamaya devam edecektir. Bir savaş olmadan, kendi ekonomik çıkarları fazla zarar görmeden Türkleri bertaraf etmenin yolu şimdilik bu olarak görünüyor. Ülkedeki diğer etnik kökenlilerde Türklerden sonra kendilerine rahat olacağını sanıyorlarsa çok yanılıyorlar. Hürriyeti yok olan milletlerin varlıklarını sürdürmeleri imkânsızdır.
Uyan borusu bütün şiddeti ile çalıyor…
İzmir 2011