​ Ermeni Soykırımı / Haber / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '12

 
Kategori
Haber
 

Ermeni Soykırımı

Ermeni Soykırımı
 

SOYKIRIMI MI İNKAR MI


Fransa boyundan büyük bir iş yaptı. Tarihin tozlu raflarına sıkışıp kalmış gerçekleri siyasi yalanlarla kapatarak insanlığı aldatma yolunu seçmek işte bu Fransanın boyundan büyük bir iş. Sonuç neyi getirir düşünmeden kuyuya atılmış bir taş. Kırk akıllı nasıl çıkartacak bekleyip göreceğiz.  

Resim olarak Anadolu'da güzel bir yerleşim yeri olan Kapadokya'dan bir kesit koydum. Ne alakası var diyeceksiniz? Ama hikayeyi dinlemeden bu düşünceyi aklınızdan geçirmeyin derim.

Kapadokya bölgesinde eskiden savaşmayı bilmeyen, kendi halıinde yaşayan, çiftçilikle uğraşan,  barışçıl insanlar yaşarmış. Fakat sürekli saldırılara ve yağmalara uğrarlarmış. Çok can ve mal kaybına uğrarlarmış. Onlarda çare olarak bölgenin özelliklerinden faydalanarak kendilerine dağların ve tepelerin içine evler yapmışlar. Bu evlerin pencereleri yok muş. Kapıları ise gizliymiş. Saldırı olduğunda insanlar bu evlere girermiş. Böylelikle kendilerini saldırılardan korumaya çalışmışlar.

Yıllar sonra yağmur ve rüzgarın etkisiyle bu evlerin pencereleri ve kapıları açığa çıkmış ve bölge turistik bir bölge oldu.

Gelelim asıl meselemize. Türkler ne Ermenilere ne Süryanilere ne de Kürtlere bir soykırım uygulamamıştır. Bu bir gerçektir. Fakat büyüyen ve gelişen bir Türkiye'yi ne Fransa ne İsrail ne de ABD ister. Bu da bir gerçektir. Bu gerçekleri ortadan kaldırmak ve büyüyen bir ülkeyi durdurmak için bu tip meselelerle ve yalanlarla bizlere saldıracaklardır, saldırıyorlar da.

Bir sıtrateji izlememiz lazım. Bizleri bu saldırılardan koruyacak ve görünmemizi engelleyecek bir Kapadokya bulmamız lazım. Çare tarihin tozlu raflarının yeniden gün yüzüne çıkmasında ve bunların kürsülerde ve mahkeme salonlarında konuşulmasında yatıyor.

Belgeler üzerinde uzmanların tüm basın organlarında ve kurumlarda konuşması ve beyin cimnastiği yapması gerekiyor. Zarar gören mağdur durumda olan insanlarımızın atalarının davalarını yeniden canlandırması ve mahkemelere taşıması gerekiyor. Çıkan bir karar arkasından diğerlerini de getirecektir.

Gerçekleri mahkum edemezsiniz, yalanları da ömürboyu saklayamazsınız. Gerçek hayattan bir örnek vereyim. Malzemesinden çalınmış bir bina dışarıdan makyajla ne kadar güzel görünürse görünsün bir depremde tüm yalanlar ve hileler yerle bir oluyor.

İşte bu depremi yaratma zamanı geldi. Tek yönlü değil bütün yönleriyle tarihin gerçeklerini ortaya çıkarma zamanıdır. Günümüzün Kapadokyası bu olacaktır.

 
Toplam blog
: 196
: 493
Kayıt tarihi
: 28.06.07
 
 

Doğayı seviyorum. Onun içinde yaşamayı ve güzelliklerini tatmayı seviyorum. Yaşamayı ve hatta ölü..