​ Ersun Yanal'dan Kocaman performansı (Salzburg 1-1 Fenerbahçe) / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Ağustos '13

 
Kategori
Futbol
 

Ersun Yanal'dan Kocaman performansı (Salzburg 1-1 Fenerbahçe)

Ersun Yanal'dan Kocaman performansı (Salzburg 1-1 Fenerbahçe)
 

Fenerbahçe; Şampiyonlar Ligi 3. ön eleme turunda, Salzburg ile deplasmanda 1-1 berabere kalarak, rövanş için avantaj elde etti.

Salzburg: Gulacsi, Schwegler, Ulmer, Hinteregger, Ramalho, Meilinger (Hierlander), Ilsanker, Kampl, Mane (Berisha), Soriano, Alan (Reyna)

Fenerbahçe: Volkan, M.Topuz, Yobo, Alves, Kadlec, M.Topal, Meireles (Selçuk), Emre (Cristian), Alper (Sow), Kuyt, Webo

Fenerbahçe; yeni sezona Alves, Kadlec, Holmen ve Alper takviyeleri ile başladı, ancak forvet transferinde Cardozo yada Emenike tercihinden herhangi birinden henüz sonuç alabilmiş değil.

Öncelikle yaşı 32 de olsa Alves transferi; tecrübe, stoper mevkiinin olmazsa olmazı olduğu için gerekliydi, ancak tekbaşına yeterli olduğu söylenemez. Yanına, altyapıdan dahi olsa genç ve hızlı bir takviye şart.  Oldukça ağır kalan Yobo yada bireysel hata uzmanı(!) Bekir ile ikili oluşturması mümkün değil. Geriye elimizde sadece Egemen kalıyor.

Takımın orta alanı ise gereksiz bir kalabalıktan oluşuyor. Alper ve Holmen uyum sorununu atlatırlarsa takıma önemli katkı sağlayacaklardır. Alper genç ve yetenekli, Holmen ise bir yıldız değil ama çalışkan bir takım oyuncusu. Tıpkı Webo gibi iyi bir profesyonel.

Cristian; Avrupa maçlarında iyi performans gösterebiliyor, ancak uzun lig maratonunda aynı özveriyi görmek mümkün değil. Emre; eski kötü alışkanlıklarından hiç vazgeçmiyor. Hazırlık maçlarında dahi heran kavga çıkaracak agresiflikte çirkinliğini gösteriyor.

Bir de en çok merak ettiğim konulardan biri; kadrodaki 10 kişilik orta alan alternatifinde dahi Selçuk Şahin'in şans bulabilmesi nasıl bir futbol mantığının ürünüdür. Bu oyuncunun sözleşmesinde son 10 dakikalara dair özel bir madde mi vardır?

Cardozo mu? Emenike mi?

Bu sorunun cevabı, Ersun Yanal'ın ne yapmak istediğinde saklı. Eğer ki Ersun Hoca; yaklaşık 3 yıldır Aykut Kocaman'ın tek forvet inadını, dün akşamki Salzburg maçının ilk 60 dakikasında olduğu gibi, sürdürmeyi planlıyorsa, özellikle tek başına Cardozo ile çuvallar. Cardozo hava topu hakimiyeti ve kaleye sırtı dönük oynayabilme kabiliyeti olan bir oyuncu. Ancak kendisinden tek başına mucize beklemek anlamsız.

Ersun Yanal; dün akşam Salzburg deplasmanında, Aykut Kocaman'ın sezonun ikinci yarısında Sow-Webo-Kuyt üçlüsü ile yakaladığı etkili ofans hattını terkedip, Webo'yu ileride yalnız bıraktı. Üstelik arkasına da benzer tipte 1+4 orta alan oyuncusunu yerleştirmesi tam bir faciaydı. Aslında 5 kişilik kuru kalabalık orta saha hattının bir saat boyunca top tutamayışını kenardan öylece izlemesi ayrı bir faciaydı.

Fenerbahçe'nin 1 saat boyunca gösterdiği performans; sıfır şut ve sadece bir defa ceza alanında tehlikeli sayılabilecek pozisyon. Rakip Salzburg ise 12 şut ve biraz şansızlık, biraz da beceriksizlikle sonuçlandıramadığı %100'lük 4 gol pozisyonu. 

Hadi 45 dakikayı geçtim, ikinci yarıya aynı aymazlıkla başlamak neyin nesidir? Emre'nin takıma yarardan ziyade hatalı paslarla rakibe gereksiz avantaj sağlaması. Alper'in özgüvensiz, Meireles'in uyumsuzluğunu öylece izlemek! Hele ki Aykut Kocaman'da sıklıkla rastladığımız; "takımın ezildiğini ancak gol yedikten sonra anlama" kabiliyetinin(!) Ersun Yanal'da da oluşu umudumu yerle bir etti.

Neyse ki yenilen golle yanlıştan dönen Ersun Hoca, Sow-Webo-Kuyt üçlü ofansının arkasına Cristian'ı yerleştirerek yanlışından döndü, biraz da şans faktörü ile beraberliği kurtarmayı başardı.

Amacım kesinlikle ilk maçta Ersun Yanal'ı yerden yere vurmak değil, sadece yaklaşımını beğenmedim. Varolan yapıyı bozarak amerikayı yeniden keşfetme anlamsızlığına düşmesi pahalıya malolabilirdi. Artık şu kanıksanmalı ki bu takım tek forvet oynayamıyor. 

Son söz olarak gelelim tekrar Cardozo mu? Emenike mi? sorusuna; ikisi birbirinden çok farklı oyuncular. Alternatif tercihler olarak düşünülmesi abes olur. Ben biraz abartıp "her ikisi de" diyorum. Sow-Cardozo-Emenike ofans üçlüsü kulağa hoş geliyor. Eminim göze de hoş gelirdi.

 

Bu blog Canlı Maç Anlatımı sayfamızda da yayınlanmaktadır

 
Toplam blog
: 296
: 6335
Kayıt tarihi
: 24.09.08
 
 

Bankacılığın stres ve yoğunluğundan fırsat buldukça, okumaya ve düşüncelerimi burada paylaşmaya ç..