​ Esiyor yeller / Haftasonu / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '14

 
Kategori
Haftasonu
 

Esiyor yeller

Esiyor yeller
 

Fotoğraf, Erdoğan Demir. Teşekkür ederiz.


            Saros Körfezi'nde dalış yapmak ve buradaki deniz canlılarını görmek isteyen çok sayıda İstanbullu, özellikle hafta sonlarını KEŞAN ve çevresinde geçirmektedir. Doğal ve el değmemiş koylar arasında yer alan başta İbrice Limanı olmak üzere Mecidiye sahilindeki kayalıkları ve Erikli, Yayla, Enez sahili ile Gökçetepe, Sazlıdere, Gelibolu uzantısında ev ve pansiyonlarda konaklamaktadır.

            Saros Körfezi'nde alt ve üst su akıntılarının karışmasıyla çok zengin bir deniz yaşamı oluştuğunu biliyoruz. O nedenle Ege Denizi'nin kuzeyinde Saros Körfezi son derece zengin, adeta bir akvaryum gibi, her türlü deniz canlısının barındığı ve yaşadığı bir ortam oluşturur.
            İstanbul'daki birçok doğasever ve dalış kulüpleri; üyelerini getirerek bu zenginliği paylaşır. İstanbul, Erikli sahiline 218 km’lik mesafededir. Bölgenin yeşille mavinin buluştuğu su üstü ve su sporları için cazibe merkezi olma konumundadır. İlçede toplam 1462 yatak kapasitesi vardır, bunun 399’u sahillerde bulunmaktadır. Yetersiz yatak sayısının artırılması gereklidir. 64 km uzunluğuna sahip olan Keşan sahilinde 10.520 adet yazlık bulunduğunu yetkililer bildiriyor. Keşan ilçesinin geleneksel turizmin yanında, gelecekte, sağlık, spor, eko, eğlence, konferans, alışveriş, kültür ve tarih turizmi olmak üzere bir arada "kongre turizmi" şeklinde değerlendirilmesi gerekir. Saroz Körfezinin bizi ilgilendiren kuzey tarafı, 2006 yılında Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Keşan’daki yel değirmenleri korunamamıştır. "Yel değirmenlerinin yerlerinde yeller esmektedir." Yani yörede güzel bir türkü var; “Esiyor yeller, ayrılmazdım yârimden, ayırdı eller!” türküsünü yanık-yanık okumamak için tarihimize sahip çıkmalıyız. O zaman Saros’un doğal turizmiyle birlikte Keşan- Enez- İpsala kültür turizmini de pazarlayabiliriz.
            Keşan’ın sahillerdeki güzellikleri gerçekten muhteşem! Denizi çok güzel ama bu güzellikleri marka değeriyle pazarlayamadığımız, alt yapısını tamamlayamadığımız ve gerekli yatırımları yapmadığımız sürece bundan istifade etme şansımız yoktur. Bu sorunların çözümü ise el ve gönül birliğiyle olur. Sıkıntıların çözümü konusunda KEYİAD olarak çaba göstermemiz gerektiğini biliyoruz. Elbette ki Türkiye’nin en büyük turizm “destinasyonu” İstanbul’dur. Bunu, Saros Körfezi ve Edirne üçgeninde değerlendirmek mecburiyetindeyiz. 15 milyon insanın yaşadığı İstanbul'a yılda 10 milyon turist geliyor. Bunların sadece %5’ini Saroz Körfezi'ne ve Edirne'ye çekebilsek, 500 bin turist eder. Diğer bir şansımız ise Çanakkale Destanı gibi bir muhteşem abidenin yanı başımızda olmasıdır. Keza Osmanlı’ya başkentlik yapan Edirne de öyle: Selimiye Camisi ve Traklar’dan kalma antik değerler, dolmenler, köprü ve nehirlerin bulunması da bizim için ayrı bir şans değil midir?
            Bir başka avantaj ise Şarköy ve Tekirdağ'ın buraya yakın olmasıdır. İstanbul’dan başlayacak “destinasyonun”, İstanbul, Tekirdağ, Edirne, Keşan ve Gelibolu üzerinden Çanakkale’ye geçecek olmasını düşünürsek, Keşan’ın önemi daha da ortaya çıkar.
            Turizm sorunlarına, alt yapı eksikliklerinin yanı sıra turizm belgeli yatak sayısı olmamasını da ilave etmemiz gerekiyor. Konaklama tesisi sayısında çok ciddi bir sıkıntı yaşanıyor. 200 kişilik bir organizasyonda, kişileri yatıracak bir tesis bulunamıyor.
Saros'da yapay resif çalışmaları, Dünya çapında, farklı bir işi başarmışlık olacaktır. Her şeyin dâhil olduğu sistemlerden, Saros Körfezi para kazanamaz. Sahillere ulaşan yollarda çok ciddi sıkıntılar var. Keşan’dan Erikli’ye giderken 40 kadar kör nokta var. Bölgedeki taş ocakları da ciddi bir problem. Saroz'dan kaldırılması sağlanmalıdır. Saros’un güzelliklerini korumamız gerekir. Keşan, Enez ve İpsala'yı Saros ekseninde birlikte değerlendirmemiz gerekir. Sorunların yerinde incelenmesi ve yetkililerle problemlerin çözümü konusunda göreve hazır olunduğunu tespit eden AHMET ELER, "Ekonomide Ufuk Turu" programında ayrıca genel ekonomiye dair şu tespitlerde de bulundu: 

            "Son gelişmeler, yönetilmesi meşakkatli, zor bir süreç.  Acil önlemler paketi Merkez Bankası faiz koridorunu 8 ila 12 bandına taşıdı, ertesinde döviz kurunda göreceli kısa bir iniş yaşandı. Brezilya bize benzer bir örnektir, para birimi ‘peso’ devalüe oldu. ABD'de işler düzeldi, işsizlik yüzde 14'lerden yüzde 8.8’e geriledi. 10 milyar dolar daha az tahvil alımı, para arzını azalttı. Böylece dolar değerlendi, süreç daha da zorlaştı. İhtiyatlı iyimserlikle bu durumun yönetilebileceğini düşünüyorum. Ancak Şubat ve Mart ayları nasıl olacak bunu kestiremiyorum."

            Ahmet ELER’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen bu programa konuşmacı olarak; Turizm Gazetecileri ve Yazarları Derneği Başkanı, Kerem KÖFTEOĞLU “Turizmde Markalaşma ve Kriterleşme”. “turizminsesi.com” sosyal portalın sahibi Bora ÖZGEN “Turizmde Reklamın Önemi ve 2014 Vizyonu”. Turizm Hukukçusu Av. Mesut KAVAK “Turizm Hukuku ve Sözleşmeleri”. Keşan Ticaret ve Sanayi Odası yöneticilerinden Mustafa İŞÇİMEN “Saros’da Bekletiler” konulu sunumlarıyla katıldı. Büyükçekmece Belediyesi A.K.M. Gazanfer Özcan salonunda gerçekleşen program, 01 Şubat Cumartesi günü Tek Rumeli TV’den de yayımlandı.

 
Toplam blog
: 276
: 1102
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..