- Kategori
- Şiir
Eski günlere dalınca, biraz Cemal Süreya

simgesiir.wordpress.com
Özel pastanesinin önüne oturdum,
Oturdum da bir şarkı tutturdum,
Bu ilin garip kedileri,
Vay kedileri
Uzun uzun bağırırlar da
Kimsenin uzanmaz elleri.
Pastanenin bahçesinde,
İki kırmızı kırık gül,
Altlarında bir güzel kedi,
Yarısı kırmızı,
Yarısı portakal rengi
Baktıkça içinizi ısıtıyor
O iki gül, bir de kedi bile
Yeter insana
İnsanlığını öğretmeye.
Pastanenin raflarında,
Cemal Süreya’nın “Sevda Sözleri”
Durur orada, Süreya soyadından
Bir “y”i attığından beri…
Bu pastanenin sahibi
Şiir ve kediseverdir belli…
Sonra dalıp gitmişim,
Eski anılara, ah gençlik..
Ankara’dayız,
Sakarya Caddesi’ndeyiz…
Haydi bakalım hep beraber,
Oturup rakı içelim,
Sakarya’da Munzur Lokantasında,
Sabırla, Arnavut ciğerin gelmesini bekleyelim
Sonra, Munzurlu Osman arzı endam eder,
Sımsıcak ciğerle rakı,
Dostlarla birlikte
Güle oynaya mideye gider.
Aman o gece sabaha kadar ne kadar güldük,
Bilmem lokantadan ne zaman kovulduk,
Hala kahkahalar Sakarya da çınlıyor
Bilenler bilmeyenlere anlatıyor
Süreya İstanbul’a göç etmemişti daha
Fakat yine aşıktı ve yine şair
Ve fena halde ciğer-rakı meraklısı
Bir de palavradan anlayan..
Arkadaşlar boş verin ,
Şimdi Özen Pastahanesi’nde oturmuş düşünüyorum da
Zamanı gelince,
Oturup rakı içelim,
Rakıyı ciğerle içmenin
Kadrini bilelim.
Ve Pastane’nin bahçesinde
O iki gül bile,
Kediye yapılmış bir cemile,
Ve hazırdır insanı geriye götürmeye
O iki gül yeterlidir
İnsana insanlığı öğretmeye.