- Kategori
- Komşuluk
Ev alma komşu al!
Ahh bu sözün doğruluğuna ne kadarda inanır oldum son bir iki yılda. Komşu dediğin neydi, külüne muhtaç olduğun, birşeye ihtiyacın olduğunda kapısını çalabileceğin, yardım dileyebileceğin, aç mı tok mu sihhatte mi diye düşüneceğin, rahatsızlık vermemek için titizlik göstereceğin, toplumda ve apartmanda yaşamanın gerektirdiği sorumlulukları aynen yerine getireceğin ve bunu yaparkende herhangi bir rahatsızlık hissetmeden yapmandı komşuluk. Tabi artık büyük şehirlerde bu saydıklarımın esamesi yok malesef! Belkide hep böyleydi ama bebeğim olduktan sonra daha bir titizlenir oldum. Çünkü, zor bir bebeğiniz varsa ve saatlerce uyutmak için canınız çıkmışsa tam daldığı anda (buarada saat gece yarısı 1, 2 lerden bahsediyorum) yukardan bir çığlık sesi, bir eşya çekiştirme sesi veyahut kapıları hızlıca çarpma sesiyle,o saatlerce uyutmaya çalıştığınız bebeğiniz uyanıyor ise bu düşüncesizliğin ve anlayışsızlığın dik alasıdır. Eh be diyorsun, varsın yukarıda saydıklarım gibi ideal komşu olmayıversin ama azıcık düşünce olsun istiyorsun, o da mı yok? Onuda mı yitirdik? Malesef yitirmişiz. Bu derece insan ilişkilerimiz dejenere olmuş, özellikle büyük şehirlerde. Eskilerden çok çok eskilerden böyle değilmiş ama. Dedem konuyla ilgili bir hikaye anlatmıştı, şahışları tam hatırlayamıyorum fakat hikaye şöyleydi. “Bir adamın üst kat komşusunun tuvalet borusundan aşağıya lağım sızıyormuş, tek göz evler ve bugünkü teknolojiler yok tabi sızan lağım oturdukları alana sızmış oluyor ve müthiş bir kötü koku hakim eve. Tabi bunlar hiç birbirlerinin kapısını çalmamışlar. Aradan 3 ay geçiyor ve o üst komşu alt komşum napıyor iyi mi diye bakmak için kapısını çalıyor tabi adam içeri davet ediyor. Üst komşu evdeki kokunun sebebini soruyor adamda utana sıkıla sizin evden geliyor demiş, üst komşusu ne kadar süredir bu şekilde neden söylemediniz vs. Sorunca adamda söylersem kırılacağını düşündüm o sebeple söylemedim” demiş. Ben bu hikayeyi duyunca vay be dedim böyle komşuluklarda yaşanmış yani. Komşuluk ile ilgili bir çok hadis ve atasözümüz var (örn; komşuyada ana-babaya hürmet eder gibi hürmek etmek gerekir. Güzel komşuluk et ki hakiki mümin olasın. Komşu hakkı dört taraftan kırk evdir,gibi ve daha nicesi) keşke bunlardan bir tanesini okuyup anlayıp uygulayabilsek daha yaşanılası bir çevremiz olacak. Kötü komşu ev sahibi mi yapar bilmem ama sinir sahibi yaptığı kesin. O eski komşulukları geri kazanmamız ve iyi birer komşu olabilmemiz umuduyla, sevgiyle kalın.