- Kategori
- Gündelik Yaşam
Ev Taşımak Kaderim

http://www.yigitekspres.com/ sitesinden alınmıştır
Bilmem ki ev taşımaktan hoşlanan arkadaşlar var mıdır aramızda? Zevkler ve renkler tartışılamayacağı için ev taşımaktan hoşlanan arkadaşların bu zevkini tartışacak değiliz elbet. İşimiz kendimizle bizim..
Eşeğin sevmediği diken burnunun dibinde bitermiş diye boşuna söylememiş atalarımız. Aynıyle vaki… Hem de kaymaklısından yahu. Bir değil iki değil, saymadım kaç oldu. Oradan oraya taşınmaktan helak olup gideceğiz…
Bir kere ülkemiz şartlarında memur iseniz zaten sürekli taşınmaya hazırlıklı olmanız icap ediyor. Taşınabilir bir eviniz olursa ne ala. Aksi halde eşyaları oradan oraya taşımanız ve tabi bu taşınmalar sırasında çekilecek eziyete de katlanmanız gerekiyor.
Yazının gidişatından da anlaşıldığı üzere bir kere daha ev taşıma arefesindeyiz. İstanbul’dan Denizli’ye dönme hazırlıklarımız başladı. Evden eve nakliyat günümüzde hayli profesyonelleşmiş durumda. Bu ev taşımayı kısmen kolaylaştıran bir faktör. Ancak ufak tefek eşyanın derli toplu hale getirilmesi yine ev sahibine kalıyor.
Büyük eşyaların taşınmasında bir sıkıntı yok. Nakliyat firması birer birer alıp yerleştiriyor. Lakin gerek yemek takımları, gerek özel eşyaların toparlanması gerekiyor ve bunu yapmak bile insanı yeteri kadar yoruyor. Hatta fazlasıyla yoruyor.
Kendimi bildim bileli bu taşınma faslında haz etmiyorum. Burada çekilen eziyetten daha fazla ortaya çıkan karmaşa beni rahatsız ediyor. Taşınma öncesi eşyaların öbek öbek yığılması, ortalığın dağınık görünmesi, kimi odalara kutular üzerinden atlanarak girebilmek filan beni hep geriyor. Üstüne bir de yorgunluk.. Oh..
Ufak tefek eşyanın derlenip toparlanabilmesi için karton kutulara ihtiyaç var. Bakkaldan, marketten birer ikişer almakla bu ihtiyaç karşılanacak gibi değil. Bir ay evvelinden mütemadiyen bakkalı taciz etmek gerekiyor ki taşınma zamanına yeterli cephane ile girilebilsin. Aksi halde darmadağın olmuş öte berilerle evde içinden çıkılmaz ve içine girilmez bir hal alıyor :)
Eşeğin sevmediği diken hususuna gelecek olursak; bu satırlar yazanı taşınmaktan hoşlanmaz ama her ne hikmetse yaşıtlarına göre en çok taşınan olmaktan da kurtulamaz. Saymadım, sayamadım. Bir elin parmaklarını geçti de iki elinkini de geçti mi bilmiyorum…
Az önce yazıya ara verip saydım. Galiba 8 olmuş :) Buna bir de ablalarımın ve ağabeyimin taşınmalarını da eklersek ( bizzat yardım ettiklerimi sayarsak) galiba 15 civarı ediyor. Aklıma geliverenleri saydım…
İşte yine bu eylemin arefesinde evin içinde saklambaç oynamaya başladık. Bayramdı tatildi derken savsakladığım ve galiba görmezden gelmeye çalıştığım acı gerçekle yüzyüzeyim. Kısmetse 1 aya kadar taşınacağız. Ufaktan eşyaya el değirdik değdirmesine de gurbet elde kutu bulmak ayrı bir dertmiş…
Şu tayin meselelerini bir halledelim de ondan sonra kutu toplamaya çıkacağım galiba. Hoş nakliyat firmaları iğneden ipliğe her şeyi biz taşırız iddiasında oluyorlar ama yoğurttan ağzımızın yandığı da vaki. Denizli’den İstanbul’a gelirken Hekimoğlu Nakliyat ile getirmiştik. Allah düşmanımın başına vermesin. Eşyaların yekpare gelmesine yatıp kalkıp şükrettik. Kırılan, çizilenleri filan da görmemeye gayret ettik. Ucuz etin yahnisi yavan olur, üç kuruş ucuza bulduk derken astarı yüzünden pahalıya mal oldu. Yorgunluğumuz da cabası tabi. O kısımları da merak edene bilahare anlatalım :)
İşte bu nedenle en azından küçük parça eşyaları derli toplu hale getirmekte fayda var. Hem zaten kendime bu işin çok zevkli olduğunu telkin etmeye başladığımdan beri eşyaları toparlamak kabus olmaktan da çıktı. Size de tavsiye ederim :)
Sevgi ve muhabbetle..
Murat HACIOĞLU
İstanbul / 10 Eylül 2011