- Kategori
- Güncel
Evet, İslam "terakkiye" manidir, efendiler!

internetten alınmıştır
Batı'nın Osmanlı'yı yıkarak İslam Dünyasını sömürge alanı haline getirme sürecinde, Müslüman "aydın"a yutturulan zokalardan biri de, İslamiyetin "terakkiye" mani olduğu herzesiydi...
Aslında bu yalanın iki yüzü vardı: Birincisi, tüm dünyaya ama özellikle de bizim şuurunu yitirmiş "aydınımıza" yutturdukları terakki(ilerleme) fikri... İkincisi ise, İslamın bilime ve fenne engel teşkit ettiği zokasıydı.
Batı, kendi geliştirdiği sömürge araçlarını terakki olarak yutturunca, bu zokayı yutan Şark aydını Batı oltasının peşinde kıvrıldıkça "terakki" yaptığını zannetti...
İslam dünyasının başı olan Osmanlıda, terakki yutturmacasının siyasi ayağında "İttihat ve Terakki" cemiyeti vardı... Onlar da "aydın" ın siyasi yüzü olarak Batı'nın terakki zokasını yutmuşlardı... Sonunda koca bir imparatorluğu oltasına takıldıkları Batı'ya teslim ettiler...
Bu girişten anlaşılacağı üzere,bizim aydının hiç sorgulamadan hayran olduğu, terakki(ilerleme) fikri, aslında, insanlığın başına bin türlü bela açan ve çoğu zaman zülum aracı olan gelişmelerdi.
Bu hem fikri, felsefi anlamda böyleydi; hem teknoloji ve fen alanında böyle oldu... O terakki ki, insanlığın temel değerlerini altüst eden felsefeler geliştirdi... Ahlaki çöküş, manevi tükeniş hep bu terakkinin eserleri olarak ortaya çıktı.
En önemli çıkışını da Darvinizm'le yaptı... Bu terakki'nin getirdiği "doğal seleksiyon" anlayışı, insanı doğadaki hayvanla bir tuttuğu için, nazizmin, faşizmin ve her türlü ırkçılığın temel dayanağı haline getirildi.
Doğal seleksiyona inanınca, elinde gelişmiş silahları olmayan toplumların "terakki" sahibi Batı'nın köleleri olmaları ya da doğal seleksiyon gereği yok olup gitmeleri mukadder oldu... Böylece evrensel zülmun anahtarı bulunmuş oldu..
Dünyayı kanla ve zülumle dolduran Batı terakkisi, Atom bombasını yapıp Japonların tepesine indirdi; en gelişmiş konvansiyonel silahlarla İki Dünya savaşıyla elli milyon insan öldürdü... Sonunda da, Müslüman coğrafyasına gözünü dikti.
Bu "gelişmiş" Batı, geri kalmış Afganistan'ı, Irak'ı, Suriye'yi yerle bir etti... Milyonlarca insanı, çoluk çocuk demeden katletti... Bu durum, Batı ürünü "terakki"nin doğal sonucuydu.
Şimdi başa dönerek soralım:Terakki bu olunca, böyle bir terakkiye İslamın mani olmasından daha doğal ne olabilir?
Evet, Merhamet sahibi Allah'ın insanlığa indirdiği en son ve en mükemmel hayat programı olan İslam, Batı'nın zulüm aracı "terakki"ye elbette mani olacaktı!... İnsanı ahlaken alçaltan felsefeler, mazlumları katleden teknolojiler İslamın eseri olabilir miydi?
Bir Müslüman alim sadece insanı değil, tüm yaratılmışları yok eden atom bombasını veya varlığı sinsice yok eden kimyasal silahları icat edebilir miydi?
Peki, Müslümanlar tüm bilim ve fenden uzak mı kalmışlardır?
Hayır, insanlığın yararına olan bilim ve teknoloji İslamdan ve Müslümandan asla uzak olmamıştır.
Nitekim, evrenin düzenini ve dünyayı ilk tanıyan ve tanıtan Müslümanlar olmuştur... Matematikten sosyolojiye; felsefeden kimya'ya bütün bilimlerin temellerini Müslümanlar atmıştır... Batı, Müslümanlardan aldığı temeller üzerine, sömürü ve zulüm aracı yaptığı kendi "terakkisini" inşa etmiştir.
Bizim Batının zokasını yutmuş son devir "aydınları" da, Batının bu zalimliğine hayran olmuştur... Tıpkı, tecavüzcüsüne aşık olan kadınlar gibi... Zihnen iğfal edilmiş bu neslin, İslamın hakikatini görme şansı zaten kalmamıştır. Onlar, kendilerini Müslüman hissetmedikleri halde, Müslüman dünyasında yaşamak zorunda olan gözlerini Batıya dikmiş zavallı "terakki" mahkumlarından başka bir şey değildir.
Bu öyle bir mahkumluktur ki, son yüzyılda tüm İslam dünyasında bu "terakki hayranları" İslam devletlerini idare ettikleri halde, nedense bu "terakki"nin zerresini kendi ülkelerine getirememişlerdir... İttihat ve Terakki ve onun uzantılarının Türkiye'ye "kazandırdıklarını" düşünerek diğer tüm İslam devletlerini de değerlendirebilirsiniz.
Yani, şunu demek istiyorum: İslam "terakkiye" manidir, diyerek İslamdan uzaklaşanlar, kendileri devleti idare ettikleri halde, o devletler her anlamda geri kalmıştır... Eğer, terakki denecekse, onu da yine İslama inanan, dini duyarlılığı yüksek insanlar yapmıştır... En azından Türkiye örneğinde bu böyledir.
Bugün, İslamcı bir iktidar köprüler, yollar, metrolar, havalimanları yaparken bunlara karşı çıkanlar kimler??... Batının "terakkisine" tapan ve İslamı bu terakkiye mani olarak görenler değil mi?
Demek ki, burada mesele terakki merakki değil, mesele İslama karşı olmak...
İşin özü şudur: İslam, Batının insanlığa zulüm aracı olarak kullandığı terakkiye manidir evet, ancak eğer İslamı ve Kuranı gerçekten anlayan biriyseniz, sadece Müslümanların değil, bütün insanlığın kurtuluş reçetesini İslam'da bulursunuz...
Bunun için de önce hayranı olduğunuz Batı'nın gözünüze taktığı at gözlüklerini çıkarmanız gerekiyor... Aksi halde, Irak'ta, Suriye'de ve Türkiye'de Batı ürünü teröristlerin zulümlerini Müslümanların kendi aralarında döktükleri kan sanırsınız... Ve müthiş aldanırsınız!
Belki de sizin bu "tarihi aldanmışlığınız"dandır bugün çektiklerimiz!