- Kategori
- Ben Bildiriyorum
Ezan işkence aracı olmuş!

Ezan
Merhabalar,
yani bu yazıyı yazarken neler hissettiğimi bilemezsiniz. Namaza davet olan Ezan'ı bakın ne hale getirmişler. Ankara'nın Çukurambar bölgesinde yaşayan bir arkadaşımın evine gittim nazik daveti nedeniyle. Uzun zamandır görmemiştik birbirimizi. Neyse, yedik içtik, güzel sohbetler yaptık. Sonra birbirimize iyi geceler diledik ve ben de benim için ayırdığı odaya gidip uyumaya başladım.
Sonra sabaha doğru ezan vaktinde gayet doğal olarak ezan okundu. Ve okuyan kişi çok güzel okudu. Sonra ezan bitti. 10 saniye sonra bir hoca daha çıktı. Burada ne anlatsam boş sevgili okuyucular, gerçekten dinlemeniz lazım. Bana göre bir şişeyi devirmiş. Ses aynen öyle çıkıyor. İğrenç bir sesi var, ne makam var ne ahenk var. Hiçbirşey yok. Sadece fiziken orada. Bu hoca ezan okumaya başladıktan 15-20 saniye sonra bir hoca daha başladı ezana. Ne dedikleri, ne okudukları anlaşılmıyor bile...
2 hoca aynı anda değişik ses tonlarıyla, saçma sapan makamsız bir havada ezan okuyorlar, ilk ezan bittikten sonra. Böyle bir rezalet olabilir mi? Ne uykunuz kalıyor, ne de başka bir şey.
Yani ardı arkası gelmeyecek şekilde dakikalarca sürüp giden bir ezan okuma faslı neyin göstergesidir, neyi ispatlamaya çalışmaktır anlamak mümkün değil. Tepemizdekiler öyle bir kadrolaşmış ki artık kapı gıcırtılarından imam yapmışlar. İnanılır gibi değil, yaşamak lazım, yaşamanız lazım, duymanız lazım...
Neyse zoraki sabah oldu. Kalktım ve sabah kahvaltısında arkadaşıma buna nasıl dayandığını sordum. Her gün mü böyle dedim. Bir dokun bin ah eşit derler ya, o hesap işte...Bana aynen şunları söyledi...
"Abi valla neler çektiğimi bir ben bilirim. Sadece ben de değil, bazen apartman kurulu toplantı yaptığında bu konuda açılıyor. Böyle bir iğrençlik buradaki insanlara resmen işkence ediyor. Uykumuz kaçığı gibi bir de durduk yere gecenin bir vakti sinir küpü oluyoruz. Üst kat, alt kat hepsi uyanıyor, odalarında konuşuyorlar...Ağzına geleni söyleyenler var. Gel de sana balkonda bir manzara göstereyim." dedi...Ve beraber balkona çıktık. Gözlerime inanamadım.
Yakın bir mesafede kocaman gökdelenler ve dünyanın en büyük yemek markalarından birinin restoranı... Bunların da 15 metre yanında kocaman bir cami. Kafanızı çeviriyorsunuz 250 metre ötede başka bir cami inşaatı. İnanılamayacak kadar iğrenç bir şehir plancılığı ve bir şehir görüntüsü. Aç gözlü müteahhitler plansız programsız dip dibe binalar yapmışlar, buldukları her alanı değerlendirmişler, belediye de sanırım bina yapabilmek için camiyi şart koşmuş neredeylse 300 metrede bir cami var...Ve buradaki daireler 300 Bin TL'den başlıyor arkadaşlar....Üstüne bir de bu şehre ödül verilmiş. Artık hangi bağlantılar ile alınmıştır o ödül bilemiyorum...
Zaten sabaha doğru yaşadığınız başta çok güzel başlayan ve sonra işkenceye dönüşen ezan faslından sonra sabah kalktığınızda gözünüze herşey daha acayip gözüküyor...Daha gerçek gözüküyor...
Tabi çok yazık...Bizleri yavaş yavaş ne hale getiriyorlar.
Sevgiler...