- Kategori
- Siyaset
Facebook ve Twitter devrimciliği
Son günlerde dünyada meydana gelen, bazılarının halk hareketi, bazılarının da devrim dediği gelişmeler işin boyutunun nerelere kadar varacağını kestirmeyi güçleştiriyor ama sonuçta bilinebilen en önemli şey özellikle bu eylemlerin…
Ortadoğu…
Daha açıkçası petrol coğrafyasında yoğunlaştığıdır.
Bu eylemlerin tamamında halk da çeşitli demokrasi taleplerini dile getirmektedir ancak, bu eylemlere asıl karakterini veren ABD ve İngiltere tarafından desteklenen STÖ’dir.
Bu ülkelerden Mısır’da 2008 yılında özellikle sosyal paylaşım sitesi üzerinden bir eylemci grup örgütleniyor.
Eylemcilerin en önemli özelliği interneti ve cep telefonlarını eylemler için çok iyi kullanabilmeleri…
Sonra yani bu örgüt kurulduktan 6 ay sonra ABD, hem Mısır hem de dünyanın birçok ülkesinden benzer insanları New york’da bir seminere alıyor.
Bu seminerde ana konu…
“Baskıcı rejimlere karşı şiddet içermeyen protesto stratejileri” bu semineri ABD devleti finanse ediyor.
Aslına bakarsanız tüm bu “diktatörlüklere” karşı yapılan eylemlerde bir avuç internet aktivisti başrolü oynamaktadır.
ABD ve İngiltere özellik sosyal paylaşım siteleriyle başka türlü girme ve taraftar bulma fırsatı bulamadıkları ülkelere bu yolla çok kolaylıkla girmektedirler.
Elbette yapılanlar sadece bununla sınırlı değil…
Özellikle ABD ve İngiltere bu sözüm ona diktatörleri devirmek amacıyla örgütlenen internet aktivistlerini çok ciddi parasal kaynaklarla destekliyorlar.
Yani
Esas olarak hiç kimse Türk Milleti birbirine geyik fıkralar, komik videolar göndersin diye…
Yani karakaşınız, kara gözünüz için sosyal paylaşım siteleri kurmadı.
Amaç giremedikleri Ülkerlerde bu yolla taraftar edinmek, örgütlenmek ve istenilmeyen yönetimleri devirmek…
İşte ABD, baskıcı ülkelerdeki internet aktivistlerine yardım için de
Tam 25 milyon dolarlık bir bütçe ayırıyor, teknik donanım ve cihaz desteği de cabası...
Tabi bu sadece ABD’nin ayırdığı…
Ya bölgeye ABD yedeğinde girmeye çalışan AB…
AB bu işe ne kadar para ayırıyor dersiniz?
Şu an çok şey söylemek aslında çok zor, çünkü ülkemize sürekli şeffaflığı dayatarak bizi neredeyse hemen her konuda BBG evine çeviren bu ülkeler, özellikle iş kendilerine gelince tam bir sır küpü oluyorlar.
Hem zaten AB tarafından bu güne kadar herhangi bir STÖ’ ne, ne, kadar destek verildiği konusunda herhangi bir açıklama yapılabildi mi?
Yani sizin anlayacağımız, emperyalizm hiçbir işi tesadüfe bırakmıyor, bizde nasıl bazı STÖ, AB ve ABD’den para alıyorsa bu iş dünyanın neresine giderseniz gidin aynı.
Korkunç paralar dağıtılıyor…
Son referandum da ABD ve AB’nin dayattığı anayasa değişikliğine destek verenlere biraz göz attıgınızda göreceğiniz manzara yine aynı değil mi?
Sonuçta Irak gibi diğer birçok ülkedeki diktatörler de gider gitmesine de, sonunda ülke kimin denetimine geçer işte orası çok önemli…
Sizce kimin denetimine dersiniz?
Ne demişler parayı veren…
24–02–2011
Nusret KEBAPÇI