- Kategori
- Gündelik Yaşam
Fakir doğmuşum

fakir doğdum
Babamın bir sözü var “Bir insan ya fakir ya da zengin doğar, arası yoktur” diye, bunu doğduktan, belli bir yaştan sonra zengin olanların tüketim davranışlarını değiştiremeyen köylülerimize gönderme amacıyla söylediğini bilirim. Onlar için paraları olduğu halde yiyemez, giyemez, eğlenemez, gezemez der. Hatta akrabamız olan bir dönem siyasal bir partinin saymanlığına kadar yükselmiş milletvekili, varlıklı politikacı bir amcamız için peynir ekmek üzüm yediğinden sağlıklı beslenmediği için hastalanarak yaşamını kaybettiğini söyler.
Ben, fakir doğanlardan mıydım?, mühendis ve orta dereceli kamu görevlisi olmam bu durumumu değiştirmedi mi? hep hangi kategorideyim diye düşünürdüm, neden yarım asırı geçen ömrümde şöyle bir gönül rahatlığı ile tüketim yapamıyordum?, neden bir ayakkabı, pantolon veya gömlek alırken bile piyasa araştırmam onlarca günü buluyordu, ne bileyim sizde de oluyor mu? Dışarıda bir yerde yemek yerken, bir şeyler içerken gelecek faturayı düşünüp rahatsız oluyor musunuz?
Ebeveyn olanlar bilir çocuklarımızın marka takıntılı ve yok nedir bilmeyen kontrolsüz harcamalarını karşılarken kendimiz adına mali disiplin uygularız. Bu bir anlamda aile bütçesinin dengelenmesi işlemidir. Yıllık sapmalar, aylığa, aylıklar günlük harcamalara bağlı olup; müteselsil kefil olan bizler toplam günlük harcamaları kontrol altına almak zorundayız, kızım bazen baba arabamızı niye kullanmıyoruz diye sorduğunda ise ona susarak yanıt veriyorum.
Geçtiğimiz Perşembe gecesi sabaha karşı ayağımda şiddetli bir ağrı ile uyandım, diken batıyor gibiydi. Sabahleyin acı içerisinde ağır aksak işe gittim, iş yerindeki hemşire ve iş arkadaşlarımla topuk dikeni olduğuna karar verdik, öğle sonrası acılar arttığından izin alarak eve geldim, eve gelirken de silikon tabanlık aldım. Cuma günü sabahı ise ağrı azalmıştı zaten randevu da alamamıştım, iş arkadaşımı arayarak bana idari izin yazılmasını rica ettim.
Cuma gün öğleye doğru evde sıkılmıştım, evimize yakın AVM’ye giderek hem gezinir hem de kitap bakınır, kahve içerim diye düşündüm. Birkaç mağaza dolaştıktan sonra kumaş pantolonu ihtiyacımın olduğunu hatırladım. Ülkenin mevcut durumunu, AVM’de kapanan mağazaları görünce nedenlerini, sağlık durumumu ve iş yerindeki sorunları, aile içi ilişkilerimi, çocuklarımın istediğim yetiştiremediğimi ve istediğim gibi olmadıklarını düşünüyordum. Kafam son derece dolu ve karışıktı, düşüncelerimi sıraya koymakta zorlanıyordum ki bir mağazanın önünden geçerken camdaki 2 adet 100,-TL pantolon yazısı gözüme takılmıştı. Hangi mağaza olduğuna bakmadan içeri girdim öncelikle giydiğim bedeni söyleyerek bir pantolonla soyunma odasına girdim ancak denediğimde pantolon bedenime uymamıştı, kapı aralığından görevli gence bir üst bedeni getirmesini rica ettim. Gencin getirdiği pantolonu giyerek dışarı çıktım, pantolonun hem kumaşı hem de beden ölçüsü kalıbı, tam istediğim şekilde idi. Mağazadaki gence bir tane de lacivert eklemesini söyledim, hem de paçalarını yapıp yapmayacağını sordum. İstediğim gri renk kalmadığından bir siyah bir adette lacivert pantolon satın alacaktım.
Gence ikisi camda yazılan fiyattan mı diye nezaketen sordum. Hayır, beyefendi onlar kanvas pantolonlar için dedi. Ama siz şanslısınız bu pantolonlardan iki adet aldığınızda birisinin fiyatı yarıya iniyor ifadesini ekledi.
Pantolonları çok beğendiğimden hızla bütçemi (kredi kartı harcamamı çoğaltarak) zorlamaya karar vermiştim.
Peki;-Ne kadar dedim?
Tanesi 200.-TL ikinci pantolonun fiyatı yarıya indiğinden ikisi toplam 300.- TL dediğinde biraz şaşırmış hatta şok olmuştum, ben hangi mağazaya girdiğimi bilmiyordum.
Kapıya doğru şöyle bir göz attığımda Pierre Cardin mağazasında olduğumu anlamıştım. Satış görevlisine kusura bakmaması gerektiğini memur olduğumu ve dolayısı ile böyle bir bütçemin var olmadığını ifade ettim, durumu anlayan, anlayışla karşılayan genç önemli olmadığını tezgâhtar dili ile tekrar beklediğini söyledi.
Bir anlık dikkatsizliğim ve fakirliğim beni mahcup etmişti.
Pantolonu çıkarıp mağazayı hızla terk ederken Babamın sözünü düşünüyordum,
Gerçekten, fakir olarak doğduğuma kara vermiştim!
Nizamettin BİBER