- Kategori
- İnançlar
Fala İnanma, falsız da kalma!!!

İnsanlığın varoluşundan bu yana gelecek ile ilgili ön görüntüler elde etmek için ve önceden öğrenme dürtüsü ile fallar ön plana çıkmış ve bundan da kehanet sonuçları ortaya çıkmıştır.
Kahve falı oldukça eski ve son derece klasik bir kehanet yöntemidir. Başta Türkiye olmak üzere özellikle Müslüman ülkelerde çok geçerli bir fal şeklidir. Kahve fincanın telvesinin oluşturduğu şekillere bakarak yorum yapılır çoğunlukla fal bakan kişinin içinden hissettikleri ve yaratıcılığı ile ağırlık kazanır. Kahve falına olan merakım uzun yıllar önce bir merak ile başladı ve halen de devam ediyor.
İşte ben de öyle başlamıştım kahve falına bakmaya. Arkadaşlar, yakınlar derken bir de baktım ki ben fal bakıyorum ve çıktı, bildin demeler başlayınca ben de şaşırmaya başladım. Fakat bu durum benim üzerime de bir yük bindirmeye başladı.Yani hep çok şeyi bilmem ve doğruyu söylemem isteniyordu ama yok öyle bir şey. Ben ne medyum ne de falcıydım. Sadece hissettiklerimi şekillere göre süsleyerek anlatıyordum. Benim eğlence olsun diye baktığım fallar çok ciddiye alınmaya başlamıştı. Ama bir gerçek vardı ki, kimse kötü bir şey duymak istemiyordu. Bu da işimi zorlaştırıyordu.
Bu uzunca zamandan sonra bugünlere geldi fakat beni son zamanlarda sıkan, zorlayan durumlar olaylar olmaya başladı. Örneğin, ara sıra sohbet ettikten sonra kendisine eğlence olsun diye fal baktığım, eşinden yeni ayrılmış olan bir arkadaşım, sanki gelecek ile ilgili duymak yada yaşamak istediği güzellikleri bu ufak fincanın içinde görmek istediği için, bana her gün, hatta bir günde birkaç fal baktırmaya başladı. Aynı zamanda kahve ve sigara tiryakisi olan bu arkadaşım, artık küçük değil büyük nescafe fincanında Türk kahvesini içtikten sonra fal baktırıyordu. Kızayım mı yoksa onu mutlu etmek için güzel sözleri mi sıralamalıydım, şaşırmıştım. Onu kırmak da istemediğimden, onun hoşlanacağı birkaç cümle sarf etmeye başladım. Ama bu bu güzel cümlelerin ve bakışların sonu gelmiyordu. Sonunda da isyan bayrağını çektim. Artık bakmayacağım dedim. Ama ne oldu ? Bu arkadaşım bana küstü.
Bu adı geçen arkadaşım, üstelik eğitimli ve bir kamu kuruluşunda üst düzey yöneticilik yapmış biri. Bunun gibi niceleri var. Falın gerçek olmadığını, anlatılanların, söylenenlerin yalnızca bir temenniden öteye gitmeyeceğini bilmiyorlar mı? Bugün Türkiye’de nice eğitimli insanlar var ve umutlarını, geleceklerini, çaresizliklerini fallara, büyücülere, medyumlara bel bağlayarak hayatlarını yönlendirmeye çalışıyorlar. Bu çok şaşırtıcı ama gerçek. Bunu çevremde çok yoğun olarak gördüm ve yaşadım. Geleceğini, çaresizliğini büyücülerde, medyumlarda arayanlar o kadar çok ki ?
Bu çaresizliklerini, umuda açlıklarını yine kendilerinde bulmaları gerekiyor. Unutmamalıdırlar ki, bu falları bakan, gelecekle ilgili kehanetlerde bulunanlarda insan. Kendine faydası olmayanın başkasına da faydası olmaz.
Siz yine de her kahve içtiğinizde fal baktırın ama yalnızca eğlence için geleceğinizi, yarınınızı ve umutlarınızı şekillendirmek için değil.
Sevgilerimle,