- Kategori
- Siyaset
Falan!..

Politikacı, kendisine oy getirecek bütün "hesap"ların içindedir.
Kişisel ilişkiler, eli sıkılacak olanlar, umut vaat edilecek insanlar, hepsi, ama hepsi bu hesabın unsurlarıdır.
Politikacı toplar, böler ve sonuç ne ise, onu uygular.
İçtenlik ve dürüstlük bu hesabın sadece kıyısındadır.
Bu hesabın vitrinidir.
Politikacının içtenliği, yüzüne asılı olan gülümseme profilinin süsüdür.
Politikacının dürüstlüğü, kendi kişisel propagandasının alelade bir malzemesinden ibarettir ve o kadardır.
Sorun halka, anketler düzenleyin, çıkacak sonuç aşağı/yukarı bu yazdıklarımızın doğrultusundadır.
Halk siyasetçiye güvenmez.
Ama mecbur; gider oyunu verir ve siyasetçiyi, siyasetçi yapar.
Bu bir mekanizmadır; biteviye dönen bir çarktır.
Bu çarkın su taşıdığı hazne politikacının çıkınıdır...
Çark döner, sular akar ama, çıkın dolmaz!
Zaman zaman çıkınını dolduranlar bir kenara çekilir ya da itilir.
Ama hemen, halk gözünü açıp kapatana kadar yeni ve boş bir çıkın elinde, ortaya yeni bir siyasetçi çıkar.
Oyun budur.
Oyunun kuralları böyledir.
Kuralın dışına çıkmayı düşündüğünüz anda... Düşünce suçu işlemiş olursunuz, buyurun ifade vermeye...
Çarkın böyle döndüğünü ve oyunun kurallarının bunlar olduğunu aslında halk da bilir... Ama bu "düzen"i değiştirecek ne gücü vardır ve ne de güvenebileceği bir önderi.
Çark döner, devran dönmez!
Ve bu kader böylece ve böylesine sürer gider.
İşte tam da bu noktada, bizim dahi anlayamadığımız husus şudur:
- Siyasetçi kişiliğinin, politikacı profilinin, dönen çarkın ve oyunun kurallarının kanıksanmış olması...
İşte bu nokta, şaştığımız bir şeydir.
Anlamaya çalışıp, bir türlü anlayamadığımız bir oluşumdur.
Eski deyimle ise, "şayanı hayret" bir şeydir...
"Hayreti mucip" bir gelişmedir.
İnanılmaz bir dejenerasyondur.
Tefessüh etmiş bir sosyal vakıadır.
Falan!
@farukhaksal42
www.soruyusormak.com