- Kategori
- Tarih
Fatih Sultan Mehmet’in 20 Yaşındaki Hocası

Yusuf Sinan Efendi
Sinan Paşa
Hâce-i Sultânî,yani padişahın hocası
Osmanlı Devletinde âlimlere, hocalara çok önem verilirmiş. Bunun bir çok örneğini biliyoruz. Padişahlar hocalarına özel olarak itibar ederlermiş. Bu konuda bir çok bilgimiz var.
Böyle önemli hocalar, genelde orta yaşın üstünde ya da daha ileriki yaşlarda olurlarmış.
Padişahlar hocalarına sadece bilgileri, âlim olmalarının yanı sırada yaşlarından ve edinimlerinden dolayıda saygı gösterirlermiş.
Bugün sizlere şaşıracağınız bir hocadan söz edeceğim.
Bu hoca çok genç bir hoca...
Şöyle düşünün lütfen, yirmili yaşlarda bir hocayı düşünün bu gencecik adamın, bir padişahın hocası olduğunu da düşünün.
Üstelik bu öyle böyle bir padişah değil.
Bu İstanbul’u alan, Çağ atlatan Fatih Sultan Mehmet…
İnsanın aklı duruyor açıkçası…
Bir yerde onunla ilgili güzel bir cümle hoşuma gitti orada derki:
“Sinan Paşa, Osmanlı Devleti yükseliş döneminin önemli âlim ve devlet adamlarındandır.”
Bir şeyi daha yazmadan geçemeyeceğim. Hazreti Ali’nin şu sözleri ne kadar güzeldir.
Bana bir harf öğretenin kırk yıl kölesi olurum…
Fatih Sultan Mehmet’in âlimlere verdiği değeri birlikte inceleyelim.
1453 senesinde İstanbul alınınca bu şehre ilk hâkim olarak tayin edilen Hızır Bey’in oğludur.
Asıl ismi Yusuf’tur.
Lakâbı Sinaneddin şekliyle bilinmiş, ardından yalnızca Sinan ismiyle şöhret bulmuştur.
“Âlimin oğlu da yarım âlimdir”
Sözü gereğince kendisinde okumaya dair muazzam bir kâbiliyet vardı.
Küçük yaşta önce babasından, sonra bir çok hocadan zamanının din ve fen ilimlerini tahsil etti.
Annesi, Fatih Sultan Mehmed’in bir diğer hocası olan Molla Yegân’ın kızıdır.
Fâtih’in başta Akşemseddin olmak üzere Molla Hüsrev, Molla Yegân, ayrıca yabancı dil ve Avrupa tarihlerini öğrendiği Anconal Giriaco ve Giovanni Angioello gibi mürebbileri vardı.
Fatih Sultan Mehmed ilme ve ilim adamına çok kıymet verdiği için ismini duyduğu âlimi nerede olsa İstanbul’a davet ederdi.
· .
Fatih'in İstanbul'un fethinin ardından yaptırdığı Sahn-ı Semân Medreseleri.
Bu medrese zamanın en önde gelen fakülterini içerisinde barındırmaktaydı.
Babasının çevresi sebebiyle mükemmel bir tahsil gören Yusuf Sinaneddin çok küçük yaşta kendini okumaya verir.
Yirmili yaşlara ulaştığında medresede talebe okutacak seviyeye ulaşır ve bugünkü mânâda profesörlük derecesini alır.
Fatih, bu gençten haberdar olmuştur.
Önce onu Edirne’ye tayin eder, bir müddet geçtikten sonra İstanbul’a çağırır.
Devrin en yüksek ilim akademisi olan Sahn-ı Seman’da kendisine kürsü verir.
Yusuf Sinan 25 yaşına geldiğinde artık hususiyetlerini ispatlamıştır.
Üstün zekâsı, çözülemeyen meseleleri ele alışı ve sürat-ı intikali ile dikkatleri üzerinde toplar.
Nihayet Fatih, kendisinden yaşca küçük olan bu genci hocaları arasına dâhil etmeye karar verir ve sohbetinden istifade etmek ister.
Artık padişahın yakınları cümlesindendir.
Ayrıca bu gence Fatih tarafından vezirlik de verilecektir.
.
Yusuf Sinan Efendi artık vezirdir.
Buna binâen paşa ünvanı da ihsan edilmiş ve artık oSinan Paşa olmuştur.
Fakat onu bu pâyeden (rütbeden) daha çok memnun eden şey varsa, o da Hâce-i Sultânî, yani padişahın hocası ünvanını almasıdır.
Bundan dolayı Sinan Paşa, hem hoca, hem de vezir olması sebebiyle daha sonraki devirlerde ‘Hoca Paşa’ sıfatıyla da anılır.
Fatih Sultan Mehmed Han’ın tedvin ettiği meşhur kanunnâmesinde,
Hâce-i Sultanî ünvanına sahip olanların birçok vezirden rütbe olarak üstün olduğu ve bayram tebriklerinde padişahın, hocaları için bizzat ayağa kalkmalarının şart olduğubelirtilmektedir. Bu açıdan düşündüğümüzde yirmili yaşlarda olan böyle bir zâtın kendisinden yaşca büyük ve İstanbul’u fethederek dünyanın dikkatlerini üzerine çekmiş olan haşmetli hükümdar tarafından ne derece hürmet gördüğü anlaşılabilir.
Zaten Osmanlı Devleti’ni altı asır boyunca ayakta tutan en mühim faktörlerden biri bilgiye verilen değer ve sahip olunan tevazu…
Sinan Paşa’nın Sahn-ı Semân’da vazife yaparken ders aralarında kaleme aldığı Tazarrunâme adında çok hoş bir eseri vardır.
Türkçeyi mükemmel bir şekilde kullanarak düz yazıda şiir üslubunu yakalamıştır. (alıntı)
Boşuna büyük adam olunmuyor…
Nazan Şara Şatana
http://tr-tr.facebook.com/nazansara.satana.5
https://twitter.com/nazansarasatana